« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Safiyye bint Huyey b. Ahtab

Aynur Uraler, 23 Eyl 2019

SONRAKİ HABER

Kemal Çapraz (1964-2008)

, 09 Eyl 2019

09 Eyl

2019

Kemal ÇAPRAZ 1964 – 15.09.2008

01 Ocak 1970

Araç’ta başlayan ve “Bayrak gibi” yaşanılan bir ömür, Kartal’da bir “araç kazasıyla” noktalandı.
kemal caprazBir yol da biz söyleyelim: “44 yıllık ömre 88 yılın işini sığdırdı”. Kırıldı, kırmadı; incindi, incitmedi; kıskanıldı; kıskanmamakla kalmadı, üstüne üstlük yüreklendirdi. Durmak nedir, duraklamak nedir, yılmak nedir, yorulmak nedir bilmedi. Vefasızlıklar gördü, ilgisizlikler gördü; güldü, geçti; vefasızlığa göz ucuyla bile bakmadı; ilgisini esirgemedi. Dert dinledi, dert yanmadı. Üzüldü, üzmedi; verdi, almadı; istemedi. Gözü de, gönlü de toktu; sözü gibi, özü gibi… “Özü sağlam, sözü sağlam adam olup ırkına çek”enlerdendi. Pek çok hususta fedakârlık yaptı; lâkin nezaketinden, kibarlığından, inancından, insanlığından asla.

Felâket yağmurları altında Türklük için mutluluk çiçekleri toplamaktan bir an bile geri durmadı.

Gönüller yapanlardandı, gönül yıkanlardan olmadı. Kemali yalnız adında değildi; işinde de, insanlığında da öyleydi. Türklük uğrunda kendini vakıf çeşme gibi sebil edenlerdendi. Gösteriş yanına bile sokulamazdı; bütün hizmet edenler gibi az konuşurdu.

Onun için: “Kahraman” dendi, “usta gazeteci” dendi, “yiğit” dendi. Kimisi “Kastamonu’nun değerli evlâdı” dedi; kimisi de “Asil neslin son temsilcisi” olduğunu ileri sürdü. “Tutarlılık âbidesi” olduğu, “Ufuk Ötesi’ne geçti”ği söylenildi. “Gönlünün güzelliğinin yüzüne vurduğunu”, “Bayrak gibi yaşadığı”nı söyleyenler çıktı. “Türk Dünyasının sevdalısı”, “Bozkurt Kemal” diyenler görüldü.

Hakkında ne söylenilse azdır; ne denli yazılsa eksik kalacaktır. Bu söylenenlerin hepsi doğrudur, gerçektir; lâkin ne var ki, hepsi de körlerin fil hikâyesini hatırlatmaktadır. O da bir adaşı gibi: “Felek her türlü esbâb-î cefâsın toplasın gelsin/Dönersem kahpeyim millet yolunda bir azîmetten” diye kükrüyordu.

“Bizler AB-D fonlarının veya başkalarının doldurduğu dolmakalemler değiliz. Bizler kurşun kalemleriz. Bu mücadelenin sonunda kurşun kalemlerin galip geldiğini göreceksiniz.” diye haykırıyor, ilkelerinden taviz vermemek için var gücüyle didiniyordu.

Derdine ortak olamadığımız, sıkıntısını paylaşamadığımız, yüküne omuz veremediğimiz, çilesini üleşemediğimiz içindir ki, saçları erken ağarmakla, yüzünde yaralar çıkmakla kalmadı, ülseri de azdı.

İlkeli, seviyeli, kaliteli yayın yapmanın; şerefle, onurla, haysiyetle yaşamanın; kula kul olmamanın; hak bildiği yoldan dönmemenin; başını dik tutmanın; nâmerde değil merde bile eyvallah dememenin; kısacası Türk olmanın bedeli gerçekten ağırdır, hem de pek ağır… O, bu bedeli fazlasıyla ödedi…

Çapraz’ın sağlığında kadrini, kıymetini bilmeyenler, Uçmaya vardıktan sonra onun için dövündüler, timsah gözyaşı döktüler, günah çıkarmaya kalkıştılar, ağıtlar düzmekten geri kalmadılar. Bu da kaderin garip bir cilvesi olsa gerektir…

Ne diyelim: Baht utansın!..

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

09 Eyl 2019

Türk Tarihçiliği ve Türk Milliyetçileri iki büyük değerini 19 Ağustos ve 29 Ağustos’da arka arkaya kaybetti. Değerli tarihçi, kültür adamı, hizmet adamı, devlet adamı, TC.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

03 Eyl 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 54,36 M - Bugün : 21274