« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

KÖPRÜLÜZÂDE FÂZIL MUSTAFA PAŞA

Abdülkadir Özcan, 19 Ağu 2019

SONRAKİ HABER

İç borç ile dış borçların farkı

Esfender KORKMAZ, 05 Ağu 2019

05 Ağu

2019

Bu insanları kim batırdı?

İbrahim Kahveci 01 Ocak 1970

Bir haftalık kısa mola verdim.

Balıkesir-Burhaniye taraflarında kısa bir gezintiye çıktım. Kaz dağlarının eteklerine vardığımda dağların kaz gibi yolunduğunu sosyal medyadan okumaya başladım.

Yola çıkmadan önce ise bir yazı bırakmıştım.

Ülkeye son beş ayda 838 milyon dolarlık döviz geliyor ama ülkedeki döviz hesapları 21,5 milyar dolar artıyordu.

Bu nasıl bir iş?

Merkez Bankası toplantısını canlı tıkladığımda tam da bu soru soruluyor. MB yeni Başkanı Murat Uysal “Bankalar yapmıştır” diyor.



Bankalar nasıl döviz yaratıyor? Siz bir bankaya gittiniz ve TL mevduatınızı dövize çevirdiniz. İş orada bitiyor mu? Banka size sattığı dövizi bir yerden almak zorunda değil mi?

Banka size olmayan döviz satabilir mi? Ya da satınca hemen karşılığı yoksa piyasalardan döviz almak zorunda değil mi?

Aslında herkes soruların cevabını biliyor. Ama kimse söylemiyor.

Bir ali-cengiz sistemi ile öylece gidiyoruz. Merkez Bankasının türev işlem açığının 19 milyar doların üzerine çıkması neyi ifade ediyor? Bunu da herkes biliyor aslında.

Ben sadece herkesin bildiğini yazdım ama MB’sı yeni Başkanı sanırım bilmiyor. Ya da bilmemezlikten geliyor.

***

Bilmek ya da bilememek...

Telefonum nerede ise her gün değişik iş insanları tarafından arandı. Arayanların tamamı AK Parti’ye oy veren kesimden.

Nerede ise hepsi de iflasın kapısında.

Çaresizce “ne yapalım” diye soruyorlar.

Nerede ise hepsine iki-üç yıldır risklerini azaltmalarını söylüyordum. “Size kaç kere söyledim, beni siyasi düşünce ile hareket ediyor sanmayın diye de kaç kez söyledim. Niye hiç önlem almadınız” dedim.

Hepsinin ortak yanıtı nerede ise benzerdi. “Biz hükümetin açıklamalarına güvendik”

Önce referandum ile işlerin düzeleceğini sanmışlar. Sonra başkanlık seçimi ile umutlanmışlar. Ve en sonunda da yerel seçimle işin artık tamamen bittiğini görmüşler.

İşin en kötüsü de şu: Artık hiç umutları kalmamış.

Yeniden yapılandırmayı soruyorum: “Onu da kendi istedikleri şirkete uygularlar” diyorlar.

Sakın şu anlaşılmasın. Bu iş insanları kamudan veya hükümetten bir kolaylık alarak iş yapmıyorlar. Tek suçları AK Parti’ye yakın olmaları ve seçim vaatlerine inanmaları.

“Türkiye uçacak” denildikçe yatırıma girmişler, risk almışlar ve inanmışlar. Şimdi o inanmanın karşılığında da iflasın kapısındalar.

Not: İş insanlarının zorunlu üye oldukları ticaret odaları, sanayi odaları veya gönüllü üye oldukları iş insanı örgütleri... AK Parti’ye yakın duran bu oda-dernek ve örgüt yöneticileri de bu iyimserlik havasında epey pay sahibi oldular.

Sürekli siyasi davranışa ayak uydurarak yayınladıkları “uçuyoruz” bildirileri ile kendi üyelerinin iflaslarına zemin hazırladılar.

***

Biliyorsunuz, uzun yıllar 2023 hedefleri ile toplumdan oy alındı. 2 trilyon dolar milli gelir, 25 bin dolar kişi başı gelir, 500 milyar dolar ihracat vs vs masalları ile toplum avutuldu.

Bu hedeflere, pardon hayallere güvenerek bir çok iş insanı yatırıma girişti, istihdam oluşturdu. Ama sonra bir de ne görsünler.

Ne mi görsünler? CHP Milletvekili İhsan Kesici 2023 hedefleri ilk açıklandığında “Ben de heyecanlanmıştım” diyor 11. Kalkınma Planı konuşmasında.

Peki ya şimdi?

2 trilyon milli gelir hedefi oldu şimdi 1 trilyon 080 milyar...

25 bin dolar kişi başı gelir hedefi oldu şimdi 12,5 bin dolar.

500 milyar dolar ihracat hedefi oldu şimdi 226 milyar dolar.

Ama unutmayın ki bunlar da sadece hedef. Biliyorsunuz ki hedeflerde nerede ise hiç tutmuyor.

Zaten 11. Kalkınma Programı diyor ki, “Çok çalışıp 6 yıl geriye giderek 2013 rakamlarına ulaşacağız”.

İşin özeti şu: Realist olmayan, hayallerle ayakta duran bir model oluşturduk ve topluma o hayalleri sattık. Bu satıştan da en fazla kendi tabanımız zarar gördü.

Daha gerçekçi düşünen, hayallerle yaşamayan ve riskleri görenler ise daha sağlam durumda.

Kendi tabanını bu hale getiren bir iktidarın şimdi ne yapacağını açıkçası ben de merak ediyorum.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

08 Ağu 2019

12 Mart 1971 Askeri muhtırası ile bütün üniversite ve yüksek okullardaki Ülkü Ocakları, Hür-Genç, Dev-Genç ve benzeri kuruluşlar kapatılarak faaliyetlerine son verildi.

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

17 Haz 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 53,20 M - Bugün : 1113