« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Santuri Edhem Efendi

1855 – 14.09.1926, 14 Eyl 2020

SONRAKİ HABER

MELİKŞAH

Abdülkerim Özaydın, 02 Kas 2015

02 Kas

2015

Jambıl Jabayev ( 1846)- (1945)

01 Ocak 1970

Şair, destan anlatıcısı

Kazak Edebiyatı


(1846-1945) yılları arasında yaşadı. Destan anlatıcılarının en meşhurlarındandır. Ötegen Batır, Şuransı Batır gibi Kazak, Manas, Köroğlu ve Battal Gazi gibi birçok Türk topluluğunda yaygın olan diğer Türk destanlarını büyük bir başarıyla anlatmıştır. Kendisi Kazakistan ve diğer Türk cumhuriyetlerinde çok tanınmaktadır.




AYRINTI

Kazak Edebiyatının Belli Başlı Temsilcileri
Bünyamin ÖZGÜMÜŞ Yağmur Sayı : 16
Temmuz - Ağustos - Eylül 2002

Kazaklar, 20. yüzyılın başlarına kadar göçebe olarak yaşamaktaydılar. Bundan ötürü onlarda yazılı kültürden çok, sözlü kültür gelişmiştir. Halk edebiyatı ürünleri bir hayli fazladır. Anız-ertegiler (efsane-masallar), makal-meteller (atasözleri), şeşendik sözler (kıssalar), ölenler (türküler), aytıslar (atışmalar) gibi sözlü kültür ürünleri yaygındır. Geçmişte akın denilen ozanlar, halk arasında çok önemli bir yere sahipti. Bunlar birbirleriyle atışırlardı. Bu atışmalar sırasında tarihî, dinî ve günlük meseleler dile getirilirdi. Bu gelenek Kazakistan’da hâlâ devam etmektedir.



HAKKINDA YAZILANLAR

Almatı’da Uluslararası “Jambıl ve Türk Halklarının Epik Mirası” Bilimsel ve Uygulama Konferansı Düzenlendi
9 Mayıs 2011

Uluslararası Türk Kültür Teşkilatı (TÜRKSOY), T. Jurgenov KazakUlusal Sanat Akademisi, Almatı Valiliği ve Kazak Kitap Müzesi ile işbirliğinde Jambıl Jabayev’in doğumunun 165. yıldönümü ve Kazakistan Cumhuriyeti’nin Bağımsızlığının 20. Yıldönümüne ithaf edilen 11-12 Nisan 2011 tarihlerinde Uluslararası “Jambıl ve Türk Halklarının Epik Mirası” Bilimsel ve Uygulama Konferansı düzenlendi.Konferans öncesinde “Otırar Sazı” konseri ile “Eski Türk Destanlarının Kazak Tasvir Sanatındaki Yeri” sergisi, ayrıca geleneksel moda gösterimi düzenlenmiştir. Bununla birlikte Türk tarihi severlerine Hakas işadamı Sergey Narılkov’a ait “Hakas Ülkesi Taştık Dönemi Ölü Maskeleri” özel koleksiyonundan oluşturulan “Eski Türkler: 2000 Yıl Önce” adlı bir fotoğraf sergisi sunulmuştur. Aynı zamanda “Jambıl’ın Bilgelik Sözleri” adlı kitabın tanıtımı ve bu tanınmış Kazak söz mimarını anlatan belgesel filmi gösterimi gerçekleştirilmiştir.

Genel açılış toplantısında etkinlik katılımcısı ve konuklarını T. Jurgenov Kazak Ulusal Sanatlar Akademisi Rektörü Arıstanbek Muhamediulı, TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov ve başka onur konukları açış konuşmalarını yaparak selamladılar.

Konferansın çalışması aşağıdaki beş bölüm halinde gerçekleştirilmiştir: 1. Tarih ve Kültür Bilimi, 2. Dilbilimi/ Edebiyat Bilimi, 3. Tasvir ve Dekorasyon-Uygulama Sanatı, 4. Tiyatro, Sinema ve Koroğrafi Sanatları, 5. Müzik Sanatı. Uluslararası bilim forumunun ikinci gününde toplantılar Jambıl Müzesinin bulunduğu Jambul Bölgesinde anılan bu bölgenin yerel idare başkanlığının ev sahipliğinde devam etmiştir.

Söz konusu bu bilim forumunda Kazakistan Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı TÜRKSOY Temsilcisi Askar Turganbayev “Türk Halklarının Destanlarında Ortak Motifler” konulu bildiriyle katılırken Hakas Cumhuriyeti (RF) Kültür Bakanlığı TÜRKSOY Temsilcisi Timur B. Davletov tarafından “Türk Halkları Sosyo-Kültürel Süreklilik Unsuru Olarak Epik Miras” adlı bildiri sunuldu. Orta Asya (Kazakistan ve Kırgızistan gibi) bölgesi, Azerbaycan, Türkiye, Rusya (Hakas, Başkurdistan, Tataristan, Tıva, Dağlık Şor ve Buryat) ve dünyanın başka bölgelerinden gelen bilimcilerin katıldığı bu konferansta sunulan bildiriler 536 sayfalık bir kitap halinde yayınlandı ve “TÜRKSOY” Dergisiyle birlikte bütün konuk ve bildiri sunucularına etkinlik gününde dağıtıldı.

Timur B. Davletov

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

18 Eyl 2020

12 Eylül Askeri darbesinden sonra Ülkücüler devlet ile zindanlarda, mahkeme salonlarında ve darağaçlarında yüzleşmek zorunda kalmışlardır. Bu insanlar devlet gibi, dost, baba olarak kutsadıkları müesseselerino yıllardaki yöneticileri (darbeciler) tarafından perişan edilmişlerdir, birçoğugençliklerini yaşayamamış bir büyük sevdaya kapılmanın dışında sevdiklerine, gönül verdiklerine dahi duygularını itiraf edememişlerdir.

Hüdai KUŞ

17 Eyl 2020

M. Metin KAPLAN

24 Haz 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 67,33 M - Bugün : 28397