« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

SEYYİD AZİM ŞİRVÂNÎ

Yavuz Akpınar, 01 Haz 2020

SONRAKİ HABER

Hz. HAFSA

M. Yaşar Kandemir, 28 Eyl 2015

28 Eyl

2015

Yüksek dolar dengeleri altüst ediyor

Selim Işıklar 01 Ocak 1970

Üç yıldır dünya ve Türkiye ekonomisi ile piyasalara dönük yaklaşan tehlike ve fırtınaları sanıyorum birçok kişiden önce tahmin ettik ve uyarılarda bulunduk: “Önlem alınmalı, yangının üzerine benzinle gidilmemeli” diye... Sonuç olarak bu süreci idare edecek Merkez Bankası başta olmak üzere, sorunu yakından bilen yetkililer de dahil olmak üzere bu konuyla mücadele edeceklerin tüm önlem araçları ellerinden alınmıştı.

7 Haziran seçimleri ekonomi başta olmak üzere Türkiye'nin temel sorunlarını bir çırpıda çözebilecek bir tablo ortaya koymasa da, bir koalisyon hükümeti en azından demokraside geriye gidiş yönünde atılan adımlar başta olmak üzere, ekonomide yaklaşan tehlikeleri önlemede bir zırh işlevi görebilecekti. Ekonomi dünyasının umutla beklediği ekonomideki tahribatı onaracak bir koalisyona izin verilmedi. Henüz koalisyon görüşmeleri devam ederken yaptığımız analizlerde, “Koalisyon gerçekleşirse dolar 2,50 lira seviyelerine kadar gerileyebilir, gerçekleşmezse hızla 3 lirayı görür.” demiştik. AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, CHP ile koalisyon görüşmelerini sonlandırınca dolar bir anda 3 liraya atak yaptı, hatta son olarak dolar 3,07 liraya (24 Eylül 2015 günü) kadar yükseldi.

Koalisyon görüşmeleri devam ederken tahvil faizleri düşüş eğilimine girmiş ve yüzde 9'lara gerilemişken koalisyon görüşmeleri bitince bir anda yüzde 11'lere yükseldi.

Şimdi akla şu soru geliyor: Faizleri düşürmek isteyen, TL'yi kuvvetlendirmek isteyenler önünde başkaca bir alternatif olmadığı halde AKP-CHP koalisyonuna neden izin vermediler? Önümüzdeki 1 Kasım seçimlerinde mevcut tablo devam ederse acaba yine devreye girerek, piyasaların arzu ettiği muhtemel koalisyonu yine reddederek büyük bir ekonomi krizine mi yol açmak istiyorlar?

Piyasalar öyle bir noktada ki doların iki yılda iki kata yakın yükselmesi başta gıda fiyatları olmak üzere vatandaşın cebini boşaltmış durumda. Enerji fiyatları şimdilik kaybın daha büyük olmasını engellemiş gözükse de, “ikiz açık” tehlikesi nedeniyle şirketleri ve vatandaşı vergi ve cezalar açısından zor günler bekliyor. Bir an önce siyasi krizi sona erdirecek bir uzlaşı bekliyor piyasalar.

Vurdumduymazlık, israf ve tehlikeleri görmezden gelme Türkiye'ye pahalıya patlıyor. Faizler yükselişe geçiyor, enflasyon tırmanıyor, işsizlik artıyor ve yoksulluk yayılıyor. Siyasette yaşanan kriz nedeniyle Türkiye'ye azalan güven uluslararası piyasada daha fazla risk primi ödememize neden oluyor. Yükselen dolar geri inmiyor ve ekonomik dengeler altüst oluyor.

Piyasalara gelince.... Amerikan Merkez Bankası FED Başkanı Janet Yellen konuşmasındaki üç başlık çok önemliydi. Yellen öncelikle faizlerin bu yıl artacağının altını çizdi. İkinci olarak küresel ekonomideki gelişmelerin boyutunun faiz artış sürecini değiştirmeyeceğini vurguladı. Üçüncüsü ise faiz artışı geciktikçe bunun agresif ve kötü sonuçları ortaya çıkabilir vurgusu. Bu üç nokta bizim “haziran ayında neden faiz artışına gidilmediği” sorumuza verilmiş bir cevap oldu. FED açıkça bu adımı geç atmakla yanlış yaptı. Piyasaları tam tersine daha da agresifleştirmiş oldu...

FED piyasaları strese sokuyor

17 Eylül günü yapılan FED toplantısında faiz artışı çıkmamasına karşın faiz artışının masada olması piyasaları rahatlatmamış, aksine strese sokmuştu. Toplantı sonrası dolar, Brezilya Reali ve TL karşısında yükselişe geçti. Real için bu yılın başında 2,60 seviyelerindeyken, 2001'de görülen 1 dolar 4 real seviyesinin yeniden görülebileceğinin altını çizmiştik. Geçen hafta FED toplantısının ardında dolar/real paritesi inanılmaz bir yükselişle 4,26 seviyesine kadar çıktı. Peşi sıra lira da kayıplar yaşadı. 24 Eylül Perşembe günü FED Başkanı Janet Yellen'in konuşması öncesi dolar/lira tarihi zirvesi olan 3,07 lirayı gördü. Konuşmada faiz artışının bu yıl yapılacağı ve küresel piyasalardaki endişenin politikayı etkilemeyeceği anlaşılınca, Real bir gecede dolar karşısında yüzde 7 yükselerek pariteyi 3,92'ye kadar geriletti. Dolar da 3,04 TL'ye indi. Özetle kurdaki FED etkisi ‘muhtemel bir faiz artışının ardından azalabilir' sinyali verildi. Ancak FED etkeninin dışında Çin ekonomisinin yavaşlaması ve politik krizler TL, yuan, real ve ruble üzerinde en azından bir yıl daha baskı oluşturabilecek etkiye sahip.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

04 Haz 2020

CHP-MSP KOALİSYONU 1973 Genel Seçimlerinden birinci parti olarak çıkan CHP ile Necmettin Erbakan’ın liderliğindeki Milli Selamet Partisi 24 Ocak 1974 günü müşterek bir koalisyon hükümeti kurarlar.

M. Metin KAPLAN

12 May 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 63,94 M - Bugün : 752