« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

Mercedes'i olanlar ve olmasını isteyenler için...

Nuh GÖNÜLTAŞ, 06 Şub 2008

SONRAKİ YAZI

Milliyetçilik ülkeyi soydurmamak değil mi?

Yiğit BULUT, 06 Şub 2008

06 Şub

2008

Tam "Operasyonluk" bir operasyon

BEHİÇ KILIÇ 06 Şubat 2008

ADINA "Ergenekon" denilmesi bile bu "Operasyona" çok derinliğine bakılmasını gerektiriyor...

AYDINLIK Dergisi de böyle yapmış ve ortaya dergide yer alan çok ilginç satırlar çıkmış... Aydınlık yazıyor;

"Ergenekon operasyonu, Tekirdağ Cezaevi'nde tutuklu bulunan Engin adlı bir eroin kaçakçısının Tayyip Erdoğan'a yazdığı mektupla başladı. Bu şahıs derhal "Tanık Koruma Programı"na alındı ve yazdığı ihbar mektubu 20 sayfalık bir tutanağa dönüştürüldü. İhbar tutanağındaki suçlama özetle şöyleydi: Veli Küçük ve diğerleri, hükümeti devirme amacı güden bir gizli örgüt oluşturmuşlardı..."

AYDINLIK'ın dikkat çekici satırları, operasyonu duyuran gazete manşetleri ile başlıyor... "Taraf: "Kızılelma hoşaf oldu", Referans: "Veli Küçük'e büyük operasyon", Yeni Şafak: "Hiç bu kadar derine inilmedi", Hürriyet: "Ergenekon'a şafak operasyonu", Bugün: "Küçük Paşa'ya büyük baskın", Vakit: "Derin gözaltı", Zaman: "Ergenekon operasyonu", Sabah: "Devlet, derin devlete karşı", Evrensel: "Derin operasyon", Birgün: "Ortalık güzel koktu", Radikal: "Darbecilere operasyon", Milliyet: "Ergenekon'da 35 gözaltı", Posta: "Ergenekon'a darbe"...

Medyanın Fethullahçı, İkinci Cumhuriyetçi, Şeriatçı ve neoliberal solcu takımı ile holding medyası 23 Ocak 2008 günü aynı manşette buluştular."

Dergi de vurgu yapılıyor; "Ergenekon tezgahının nerelere vardırılmak istendiğine geçmeden önce bir başka çelişmeye dikkat çekelim. Malatya cinayetlerinin de arkasından tarikat evlerinde yatıp kalkan tetikçiler, fakat daha önemlisi yine polis bağlantısı ortaya çıkınca Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in çıkışı dikkat çekti. Bakan Şahin, "Bu Emniyetçiler'i soruşturmak lazım" dedi..."

İşte bu noktada satırlar son derece iddialı hale gelmeye başlıyor... Devam etmeden Orgeneral Büyükanıt'ın "Her fırsatta Türk Silahlı Kuvvetler'le ilişkilendirme çabaları geçmişte oldu şimdi de oldu..." sözlerini hatırlatalım... Komutan,TSK'ya karşı bir tavrı net olarak ortaya koyuyor...

AYDINLIK'taki değerlendirmeden devam edelim... "12 Mart ve 12 Eylül darbelerini yapan Gladyo çekirdeği o zamanlar Ordu içinde yuvalanmıştı. Turgut Özal'ın kendisine bağlı bir güvenlik gücü oluşturma planı, gladyonun yer değiştirmesinin de başlangıcı sayılabilir. Ama asıl değişiklik, İsmail Hakkı Karadayı'nın, ardından da Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun Genelkurmay Başkanlıkları döneminde oldu. Her iki komutanın da en önemli çabalarından biri, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı (ÖKK) ABD etkisinden kurtararak milli bir kuvvet haline getirme faaliyetiydi. ÖKK iç ve dış düşmana karşı savaşan bir merkez oldu. Bu değişikliğin en önemli kanıtını, karşı tarafın, ABD'nin 90'ların sonundan itibaren ÖKK'ya karşı yürüttüğü kampanyada buluyoruz. Kampanya, kamuoyunun önüne çeşitli türlü kod isimleriyle geldi. Hepsinin arasında çok hatırlanmayan ama bir o kadar da önemli olan ÖKK karargâhının genişletilmesi işinde yaratılan "yolsuzluk" suçlamalarını özel olarak vurgulamak gerekiyor. Bu operasyon, yurt savunmasında çok önemli yer tutan Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu tarafından başlatılan genişletme planına ağır darbe vurdu. Tabii Türk Silahlı Kuvvetleri, bu operasyona pabuç bırakacak değildi. ÖKK önce plan düzeyinde ardından da fiilen büyütüldü. Bu arada milli savunma önemli darbeler yemedi değil. Örneğin MGK'ya bağlı çalışan ve uzmanlığı psikolojik savaş olan Toplumla İlişkiler Başkanlığı, MGK'nın sivilleştirilmesiyle birlikte tasfiye edildi..."

Sözün özü, içeriye alınanlar Küçük'ler falan işin küçük tarafları, konu mankenleri...

AYDINLIK'ta çok ilginç satırlar var...

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

19 Şub 2019

“Artık ne kar yağar ne ben üşürüm Ne de saçlarımı dağıtır rüzgar Ben sağken bir günde bin kez ölürdüm Şimdi ölüm yoktur ölümsüzlük var” Abdürrahim KARAKOÇ Ozan Arif Şirin’i de 16 Şubat 2019 Cumartesi günü Samsun’da Büyük Camii’nin önünde toplanan mahşeri bir topluluğun kıldığı cenaze namazından sonra ahiret yurduna yolcu ettik.

Nurullah KAPLAN

18 Şub 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

15 Şub 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 46,49 M - Bugün : 27240