« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

DTP’li vekillerin seçme söylemleri...

Güler Kömürcü, 25 Tem 2007

SONRAKİ YAZI

Kimse şaşırmamalı

Hurşit Güneş, 25 Tem 2007

25 Tem

2007

Sonuçlar ne diyor?

Hüsnü Mahalli 25 Temmuz 2007

Birçoğunun tersine ben AKP’nin aldığı oy oranını bekliyordum. Çünkü AKŞAM ve SKYTÜRK Seçim Otobüsü ile dolaştığım Doğu, Güneydoğu ve hatta İzmir ve Manisa gibi batı illerinde AK Parti’nin ciddi yükselişte olduğunu gözlemlemiştim.

Çünkü AK Parti ‘mağdur ve mazlum’ rolünü çok iyi oynamış ve halkı buna inandırmıştı. Nitekim tüm şikayetlerine karşın seçmenler yine de AK Parti’ye oylarını vereceklerini söylüyordu.

Bence bunun bir diğer nedeni hükümetin sağlık, eğitim, sosyal güvenik, fakirlere yardım, pahalılığın durdurulması gibi alanlarda başarıları.

Ama en önemlisi seçmenler hükümete ve doğal olarak onun lideri Başbakan Erdoğan’a inanmış ve güvenmişti. İşte zaferin psikoloik ve sosyolojik sırrı buydu.

Seçmenler laiklik gibi stratejik bir konuda yaşanan bunca tartışmayı bile ciddiye almayarak Başbakan’ın söylemlerine güvenmiş ve ezici bir çoğunlukla AK Parti’ye oyunu kullanmıştır. Anlaşılan bu tartışma bundan böyle Türk halkının gündeminde oldukça gerilerde bir yerde kalacaktır. Çünkü AKP dışındaki sağ partilere oy verenlerin büyük bölümü da aslında bu konuda AKP seçmenleri gibi düşünüyor.

Güneydoğu illerinde ise insanlar Başbakan Erdoğan’ın Kürt sorunu ile ilgili söylemlerini ciddiye almış ve AKP’ye çok yüksek oranda oyunu vermiştir. Demek ki Kürt seçmenler ‘etnik’ söylemli DTP ile ‘dinsel’ söylemli AKP arasında terchini kullanmış ve ikincisine çok daha yoğun olarak destek vermiştir.

Bence bu çok önemli bir sonuçtur.

Önümüzdeki süreçte DTP’li vekillerin her hatası AKP’ye yarayacak ve Kürt sorununun çözümünde AKP’nin söylemi daha etkin olacaktır.

Böyle bir söylemi Iraklı Kürt liderler de destekleyecektir. Bu liderlerin seçim sonuçlarını çok yakından izlediklerini ve AK Parti’nin zaferinden büyük sevinç duyduklarını biliyorum.

Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, önceki akşam seçim sonuçları belli olur olmaz Başbakan Erdoğan’a çok önemli, duygusal ve sevincini yansıtan bir kutlama mektubu göndermiştir. Talabani’nin bu tavrı devam eder ve Ankara’da karşılığını bulursa Kürt sorunun çözümünde ve dolayısıyla Irak’taki PKK varlığı konusunda önemli gelişmeler yaşanabilir. Aksi takdirde ‘Kürt milliyetçisi’ DTP’liler ile ‘Türk milliyetçisi’ MHP’liler arasında TBMM’de çok ciddi gerginlikler, kışkırtmalar ve çatışmalar yaşanabilir.

Bu alandaki tartışmalar, gündemden düşen İslamcı-laik tartışmasının yerini alabilir ve çok önemli ve tehlikeli yansımalara ve sonuçlara neden olabilir .

Cumhurbaşkanlığı konusuna gelince, AKP şimdi bu konuda çok daha güçlü. Başbakan Erdoğan’ın diyalog ve uzlaşma söylemlerine karşın bu konuda çok fazla taviz vereceğini sanmıyorum.

Halkın yoğun desteğini alan AK Parti bundan böyle kendi politikalarını yalnızca halka değil aynı zamanda devlete de yansıtacaktır. Örneğin; YÖK ile çatışmasını ve türban sorununu mutlaka ama herkesin kabul etmek zorunda olduğu demokrasi kuralları içinde çözecektir. Çünkü AK Parti yalnızca seçmenlerin % 46.8’nin değil genel olarak %80’i sağcı olduğu kanıtlanan halkın büyük çoğunluğunun da bu tür konularda kendisinden yana olduğunu biliyor.

Gelelim dış politikaya.

Bunca desteğe sahip bir AK Parti hükümeti artık AB ile ilişkilerinde hem daha rahat hem de daha güçlü olacaktır.

Böylesi bir AK Parti hükümetinin yönetiminde bir Türkiye doğal olarak herkesin ilgisini şimdi çok daha çekecektir. Hükümet kurulur kurulmaz ABD ve AB ülkelerinin liderleri Türkiye’ye gelmek ve bu ülke ile yeni türden ilişkiler geliştirmek için kuyruğa girecektir.

Ankara ise hem bölgesel hem de uluslararası ilişkilerinde şimdi çok daha manevra olanklarına sahip. Böylesi güçlü bir hükümet ABD’nin baskılarına, tehditlerine teslim olmayacaktır. Tıpkı Sarkozy ve Merkel’in şantajlarına karşı direneceği gibi.

Çünkü kendi halkının yoğun desteğine sahip ve başta Suriye ve İran olmak üzere bölge ülkeleri ile iyi ilişkileri olan bir hükümet doğal olarak ilgili büyük devletlerin ilgisini çekecek ve önemsenecektir. Hele hele bu hükümet, Türkiye gibi dünyanın en önemli ülkesinde ve AKP gibi ‘Türk usulü İslami kökenli’ bir partinin hükümeti ise!!!

Böyle bir özellik Türkiye’yi çok daha ilginç kılıyor. Seçim sonuçları ise yalnızca AK Parti’yi değil Türk halkının tümünü ilginçleştirdi!

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

04 Nis 2020

Aşağıdaki yazı ilk defa 17 Kasım 1950 tarihinde Orkun Mecmuası’nda merhum Alparslan Türkeş tarafından “Kazganoğlu” müstear ismiyle yayınlanmıştır. Yazıyı arşivinden bularak bize gönderen değerli araştırmacı yazar Metin Turhan beye teşekkür ederiz.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 61,20 M - Bugün : 14810