« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

Acı çekmekten zevk mi alıyorlar?

Rahmi TURAN, 03 Tem 2007

SONRAKİ YAZI

İşte Barzanji şirketler...

Güler KÖMÜRCÜ, 03 Tem 2007

03 Tem

2007

Her kötülüğün içinde Amerika var

HASAN ÜNAL 03 Temmuz 2007

ÖRGÜTTEN kaçarak güvenlik güçlerine teslim olan PKK’lılar, Amerikan zırhlı araçlarıyla Kandil Dağı’na silah getirildiğini gördüklerini itiraf etmişler. Bugünkü Tercüman’da da yer alan haberlere göre, güvenlik güçlerine teslim olan dört PKK’lı, Amerikan zırhlı araçlarıyla Kandil Dağı’ndaki teröristlere silah getirilirken, mayınların da Kuzey Irak’daki Barzani-Talabani yoluyla temin edildiğini söylemişler.

Aslında mayınların kaynağı da Amerika. Tercüman’ın bir kaç hafta evvel manşetinden verdiği bilgilere göre, Amerikan Savunma Bakanlığı Kongre’ye gönderdiği bir yasa tasarısıyla Irak güçlerine büyük miktarda silah, cephane ve çok miktarda da patlayıcı vermeyi planlıyor. Bunların külliyetli bir kısmının Barzani-Talabani güçlerinin eline geçeceği ve oradan da PKK’ya verileceği açık. Kısacası PKK’nın kullandığı malzemenin büyük bir kısmı ya doğrudan Amerikan malı silah ve patlayıcılar ya da Amerikalıların Saddam’ın ordusundan alarak PKK’lılara verdikleri malzemeler.

Her mel’anetin içindeler

Teslim olan dört teröristin şahit olduğu teslimat muhtemelen PKK’ya verilenlerin ufacık bir parçası. Çok daha büyük miktarlarda silah, mühimmat ve patlayıcıyı ya Barzani-Talabani güçlerinden ya da Amerikalılardan değişik zaman ve mekanlarda aldıkları anlaşılıyor. PKK’nın, Irak’daki Amerikan askeri varlığı sayesinde 2003 yılından itibaren fevkalade rahatladığı; lojistik imkanlarını geliştirdiği; hastane ve barınak temininde büyük kolaylıklar sağladığı bilinen gerçekler arasında...

Yani PKK belasının başımıza 2004’den itibaren musallat olmasında daha doğrusu edilmesinde en büyük pay müttefikimiz Amerika’ya ait. Meselenin baş aktörü Amerika. İşin bir ayağında da Barzani-Talabani ikilisi var. Taşeron olarak da PKK kullanılıyor. Dolayısıyla PKK’ya karşı mücadele Amerika’nın da içinde bulunduğu büyük oyunun bir parçası olarak teşhis edilmek zorunda. Aksi takdirde, bu mücadelede yeterince başarı elde edilemez.

Kürt devleti kurmak İçin...

Amerikalılar Irak’da olabildiğince büyük sınırlara sahip ve Kerkük şehrini de içine alan bir Kürdistan kurdurmak için uğraşıyorlar. Bu, artık gizlemeye bile pek ihtiyaç duymadıkları bir mesele. Barzani-Talabani güçlerinin bütün silahlarını Amerikalılar veriyorlar. Türk Ordusunun sınır ötesi bir ileri harekat yapması ihtimaline yönelik olarak da takviye yaptıkları açık. Bütün bunların dostane girişimler olarak düşünülmesi imkansız. Hatta bunlara açıkça hasmane politikalar demek yerinde olur.

Artık Amerika’nın Irak’a gelme gayelerinden başlıcalarından birisinin kukla Kürt devleti kurdurmak olduğu daha iyi anlaşılıyor. Ortadoğu coğrafyasında Arap olmayanları Araplara karşı tahrik etmeye dayanan İsrail merkezli politikaların uygulamaya konulduğunu görüyoruz. Gerçi Irak devletinin parçalanması halinde güneyde ortaya çıkacak bir Şii Arap devleti de Amerika’nın Körfez’deki müttefiklerini rahatsız ediyor; ama ABD’nin bu aşamada bunları düşünmeye pek zamanı yok gibi.

Amerika’yı Zorlamak...

Amerika’nın güneyde bir Şii Arap devleti kuzeyde de Kürdistan kurdurma çabaları bölgedeki müttefiklerinin stratejik çıkar ve beklentileriyle ters. Güneyde Suudi Arabistan başta olmak üzere bütün Körfez Arapları ve Ürdün bu durumdan endişeli. Kuzeydeki kukla devlet girişiminden dolayı da Türkiye.

Bütün bunlara rağmen Amerikalıların mevcut projelerinden vazgeçmemeleri müttefiklerinin zayıf itirazlar yapmalarından kaynaklanıyor. Körfez ülkeleri ve Ürdün Amerika’ya pek çok bakımdan bağımlı olduğu için Şii devleti projesine yeterince sert tonda itiraz edemiyorlar. Kuzeydeki kukla devlet projesi ise Ankara’da AKP iktidarının izlediği politikalardan cesaret alıyor.

Ne Yapmak Lazım?

Açıkça görülüyor ki, PKK terörü Türkiye’de yaşayan Kürt kökenli insanların bir takım ihtiyaç ve isteklerinden dolayı ülkemize saldırmıyor. Kuzey Irak’ta kukla devlet kurulurken Türkiye’yi meşgul etme ihtiyacından kaynaklanıyor. Pek tabii ki, ikinci bir aşamada da Türkiye’nin belirli bölgelerinin bu kukla devlete ilave edilmesi gündeme gelecektir. Ancak bu, şimdilik orta vadeli bir proje.

Bizim mücadelemiz de üç aşamalı olmalı. Bir ayağı PKK’ya karşı mücadeleyi içermeli. Bu, hem içerde hem de dışarda bütün milli güç unsurlarıyla birlikte yürütülecek bir mücadele olacaktır. Ancak PKK’nın saldırma sebebi kukla devlete yardım olduğuna göre, o kukla oluşumun hayatiyet kazanmaması da Türkiye’nin stratejik bir çıkarıdır. Dolayısıyla o oluşumla da mücadele etmek zorundayız. İşin üçüncü ayağı ise Amerika. Bu ülkeye hem Kürdistan kurdurup hem de bizimle dost kalamayacağını en sert ifadelerle hem anlatmak hem de izleyeceğimiz politikalarla göstermek mecburiyetindeyiz.

Ancak bütün bunların AKP hükümeti ve eldeki yaygın medya unsurlarıyla birlikte yürütülmesi imkansız. Türkçe lisanıyla yayın yapmaktan başka Türk milleti ile hiç bir irtibatı kalmamış olan yaygın medya unsurlarının büyük bir bölümü orada kukla devlet kurulması için her türlü manipülasyonu ve haber karartmasını yapıyor. AKP’nin ise TSK’nın kukla devletle mücadele etmesinden yana olmadığı açık.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

08 Ağu 2020

“Ali Karcılar bu milletin ruh, iman gelenek köklerine bağlı taşkın zekâlı çocuklarıdır. * Yolsuzluklara, kötülüklere, dinsizliklere, saçma sapan yeniliklere, her türlü bölücülük ve mezhepçiliğe, nursuzluk ve dönekliklere karşı içlerinde mukaddes bir isyanla İstanbul’a, Ankara’ya büyük şehirlere çoğunlukla “taşra” dan, bir kasabadan veya köyden gelirler.

Hüdai KUŞ

06 Ağu 2020

M. Metin KAPLAN

24 Haz 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 66,14 M - Bugün : 3345