« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

13 Mar

2007

O halde... Türkmenli devleti de kurulmalıdır

Güler KÖMÜRCÜ 13 Mart 2007

Prof. Ümit Özdağ, ulusal önceliğimiz “Kerkük Krizi ve Türkiye’nin Irak Politikası” başlıklı bir rapor hazırladı, raporun tamamı hayati önemlerimize dair ikaz niteliğinde ve de olması gereken eylem planını sunuyor...

Ki raporun bir bölümü ‘MİT Müsteşarı Sayın Emre TANER’in Ocak ayında yaptığı tarihi uyarının mantığıyla da (bendenizin de aynen benimsediği) bire bir örtüşüyor. Başkan Taner; “Türkiye, gerek stratejik gerekse jeopolitik önemi nedeniyle kendisini hiçbir zaman olayların akışına bırakma ya da ‘bekle-gör-tavır al’ taktiği ile sınırlama lüksüne sahip değildir, yalnız savunma pozisyonunda kalmak Türkiye’ye için kabul edilemez bir davranıştır” demişti.

Diğer ifade ile (bence) yangın varsa, sadece durum tespiti yetmez, evet, etrafımızda ve içimizde yangın var, o halde bekle-gör ya da savunma dönemi bitmiştir, kendi kaderimizi bağımsız tayin etmemiz adına acilen belirleyici politikalar üretip, taaruz-atak dönemi başlatmak zorundayız. İşte bu zor kavşakta, Prof.Özdağ da Kerkük krizi ve Kuzey Irak’ta bizlere dayatılan ‘kürdistan devleti’ modeli karşında alternatif, cesur politikalar üretiyor.

İşte raporun en beğendiğim çarpıcı bölümü, Kerkük krizine dair radikal-olması gerekeni ifade ediyor, diyor ki Özdağ; ‘Kuzey Irak’ta bağımsız Kürdistan kurulması durumunda Türk askeri müdahalesinin hedefi, Irak’ın toprak bütünlüğünü korumak olmayabilir. Böyle bir durumda Türkiye ve Ortadoğu için en kabul edilebilir çözüm Musul Vilayeti’nin (Süleymaniye, Dohuk, Erbil, Kerkük ve Musul illerinden oluşmaktadır) bir Kürt ve Türkmen devleti olarak ikiye bölünmesidir. Türk askeri müdahalesi, uzun süreli bir iç çatışmanın içine çekilmeden İran ve Suriye’nin müdahalesine imkan vermeden ‘iki devletçiği doğuran bir sezaryen ‘ olmalıdır. Kerkük merkezli bir Türkmenli devleti Kürt devletinin Türkiye ve Ortadoğu için oluşturacağı jeoplitik istikrarsızlığı emerek büyük ölçüde azaltacaktır.’

Daha açık nasıl söylenebilir, mükemmel, birileri Kuzey Irak’ta Kürt Devleti’ni bize tartıştırıp, dayatıyor ise, Irak şayet bir biçimde bölünecekse biz de ‘bekle-gör-tavır al’a derhal son verip, Türkmenli Devleti de kurulması gerçeğini gündeme birinci dereceden sunmak-tartışmaya açmak zorundayız... Bölgede inisiyatif geliştirmek yönünde umarım bu öneri kağıt üzerinde kalmaz, yerini bulur ve eylem planlarına dönüşür.

Rapordan çarpıcı bir bölümü daha paylaşalım; ‘Referandumdan sonra Kerkük’te veya bir başka bölgede Türkmenlere yönelik bir katliamın başlaması durumunda Türkiye askeri müdahalede bulunacaktır. Bu durumda Türkiye ya önce BM Güvenlik Konseyi’ni göreve çağırır akabinde önce havadan sonra karadan K. Irak’a girecektir. Ya da durumun aciliyetine binaen bir yandan BM, ABD’yi haberdar ederken, kara ve havadan doğrudan Barzani ve Talabani güçlerini hedef alarak K. Irak’a girecektir. Türk ordusu, müdahale sonrasında Kerkük’ü Şii Araplardan oluşan Irak ordusuna veya Amerikan ordusuna devrederek hızla bölgeden çekilmelidir. Türkiye’nin askeri müdahalesinde sonra Kerkük’ün tekrar Kürt partilere bırakılması söz konusu olmayacaktır.

Referandum öncesi çıkacak bir iç savaş üzerine de Türkiye K. Irak’a geniş kapsamlı olarak bütün imkan ve yeteneklerini kullanarak askeri olarak müdahale edecektir. Bu durumda Türkiye’nin müdahale sonrasında seçenekleri üç başlık altında toplanabilir.

1) İç savaş bitene kadar Türk ordusu bölgede kalır. Ancak bu Türkiye’yi iç savaşın parçası haline getirecektir.

2) Kerkük, Türkmen ve Arap güçlerine teslim edildikten sonra Türk ordusunun geri çekilmesidir.

3) Türk ordusu Kerkük’e kadar uzanan müdahalesi ile Türkmen yerleşim yerlerine bir Türkmen bölgesini kurup geri çekilebilir. Bu bölgenin varlığını devam ettirmesi kurulacak Irak içi ve bölgesel ittifaklara ve Türkmenlerin savaşma gücüne bağlı olacaktır.’

Çarpıcı bir rapor değil mi? Bakalım nerelere çarpacak, göreceğiz...

M. Metin KAPLAN

26 Şub 2024

M. Metin Kaplan’ın, henüz yirmi üç yaşında Bursa’da üniversite öğrencisi iken, tutuklu bulunduğu sırada, arka sayfasını tamamen “Ülkü Ocakları Sayfası” adı altında ülkücü yazarlara tahsis eden milliyetçi bir gazetede, 6.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

26 Şub 2024

Halim Kaya

26 Şub 2024

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

24 Şub 2024

Efendi BARUTCU

20 Şub 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Hüdai KUŞ

19 Eki 2023

Nurullah KAPLAN

20 Şub 2023

Ziyaret -> Toplam : 101,01 M - Bugn : 10622

ulkucudunya@ulkucudunya.com