« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

Ergenekon: Gecekondudan askeri lojmana /

Gürsel BAYRAKTUTAN, 09 Tem 2008

SONRAKİ YAZI

Tayyip Erdoğan babayiğit midir

Ahmet HAKAN, 09 Tem 2008

09 Tem

2008

Bu sarsıntıya yürek dayanmaz

İsmet SOLAK 09 Temmuz 2008

Sabah saatlerinden itibaren sanki 8 şiddetinde bir depremle sarsıldık.
Evden çıkıp, 30 metre yakınımızdaki Anayasa Mahkemesi önündeki kalabalığı izlemek istiyordum. Oysa, asıl dip dalgası 300 metre daha ilerde, Cumhuriyet Gazetesi`nin Ankara Bürosu`ndan geldi. Değerli meslektaşım Mustafa Balbay gözaltına alınmıştı.
Ve ardından diğer isimler geldi:
ADD Genel Başkanı, emekli Orgeneral Şener Eruygur, emekli Orgeneral Hurşit Tolon ve ATO Başkanı Sinan Aygün gözaltına alındılar.
Şaşkınlıktan dona kalmıştım. İlk tepkim şu oldu:
`Yahu bu isimler kulaktan kulağa fısıldanıyordu. Bir eksik kalmış, KKTC kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş`ın adı da söyleniyordu.`
Cumhuriyet Bürosuna uğramak için Ahmet Rasim Sokağı`na saptım.
Polis kordonu altındaydı ve bir genç gazeteci, `Mustafa ağabeyimiz evinde` dedi.
Köşk Taksi`ye doğru yöneldiğimde arkamdan biri seslendi:
`İsmet bey, İsmet bey.. Duydun mu haberleri?`
`Duydum ve dehşete düştüm!`
`Bu ne böyle kardeşim, bu açıkça bir darbedir!`
Bu soruşturma geçen yıldan beri sürüyor.
Aylarca içerde yatanlar var ve ne ile suçlandıklarını belgeleyen bir iddianame bile yok.
Taksi şoförü de aynı şoktaydı:
`Beyefendi, Kuvvet Komutanları bile çete mi kurmuş?`
Derken telefonum çaldı. Arayan eski TBMM Başkan vekili Murat Sökmenoğlu idi:
`Bu nasıl şey İsmet bey? Bana göre, demokrasiye verilmiş en büyük zarar bu! Bak, beni dinleyenler de olabilir telefonda, iyi not alsınlar, bu cami duvarına etmek gibi bir iş, yazık ediyorlar ülkeye. Hurşit Tolon Paşa`nın askeri lojmanının kapısı kırılmış ve gözaltına alınmış. Bunu ben içime sindiremiyorum da, askerler nasıl hazmeder?`
Evet, bir deprem yaşıyorduk.
Anayasa Mahkemesi`nde Başsavcı kapatma davasında son sözlerini söylerken, adeta bunun yanıtı verilir gibi bir tutuklamalar zinciri ile karşılaştık:
`Bu bir hesaplaşma mı? Peki tüm vatandaşları neden bu hesabın içine çekildi?`
Meclise ulaştığımda, her kafadan bir ses yükseliyordu:
`Tercüman Gazetesi`nin Genel Yayın Yönetmeni de gözaltına alınmış.. Eski AKP milletvekili Turhan Çömez de aranıyormuş. Ayrıca bir emekli general daha varmış.`
CHP lideri Deniz Baykal ise Erol Mütercimler`in de gözaltına alındığını Öyle hızlı gelişiyordu ki olaylar, anlam veremiyordum.
Ancak ülkem adına çok üzülüyordum.
Nedir bütün bu gelişmeler? Neler oluyor?
Sevip saydığım generaller acaba ne ile suçlanıyorlar?
Murat Sökmenoğlu ikinci kez aradı ve bir olayı hatırlattı:
`İsmet Paşa Himmet Dede`de taşlanmıştı, hatırlar mısın? Türkiye`yi darbeye taşıyan bir olaydı o. Çünkü, babam o yaşta, silah kuşandı ve brövesini takıp Şemsettin Günaltay ile birlikte Topkapı`da karşılamaya gitmişti. Şimdi de Hurşit Tolon`a aynı muamele yapıldı ağabey!`
Demek ki, sadece ben değil, duyarlı herkes aynı endişeleri taşıyor. Babası Hatay`ı Türk yurdu yapan Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen idi. Örneği bir daha değerlendirin.
Başbakan`ın grupta, bir hafta içinde iddianamenin tamamlanacağını söylemesi doğrusu çok garibime gitti.
Bir yılı aşkın süren soruşturmanın iddianamesi yoktu da, son göz altılarla mı bu eksiklik gideriliyor? Peki. Başbakan bunu nasıl bilebiliyor?
Çünkü, Adalet Bakanı dün öğle saatlerinde, `Ka kişinin gözaltında olduğunu bilmiyorum. Çünkü yargı bağımsızdır` dedi.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Mir Dengir Mehmet Fırat da gazetecilere sitemli bir üslupla bu paralelde bir değerlendirme yapmış:
`Yargı bağımsızdır. Yargıya güvenmeniz lazım..`
Şimdi sokaktaki vatandaş bile soruyor:
`Şener Eruygur ve Hurşit Tolon Paşalar içeri alındığına göre, acaba, Başbakan ile KKK Orgeneral İlker Başbuğ bu konuyu mu görüştüler son buluşmalarında?`
Bir kargaşa içindeyiz.
Toz duman ortasındayız.
Endişeliyiz ve kaygılıyız.
Yazık oluyor bu ülkeye.
Millete yazık ediliyor..
Bu büyük sarsıntıya yürek dayanmaz, ama yine de dayanıyor!

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

18 Eyl 2018

“Nerde o yiğitler ki gür Sesleri ülkeyi bürür, ‘Yürü’ dese dağlar yürür ‘Dur’ dese kalpler dururdu.” Bursa Eğitim Enstitüsü’nde 1968-1980 arasında yükseköğrenim görmüş arkadaşlarımızla bu defa Sivas’ta buluştuk.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

12 Eyl 2018

Nurullah KAPLAN

22 Haz 2018

M. Metin KAPLAN

13 Şub 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 39,82 M - Bugün : 28921