« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

İtirafçı’dan Leyla Zana bilgileri

BEHİÇ KILIÇ, 26 Şub 2008

SONRAKİ YAZI

Abdüllatif Şener'e göre kıyamet günü ne zaman?

Sebahattin ÖNKİBAR, 26 Şub 2008

26 Şub

2008

Nerdesin Barzani?

HASAN ÜNAL 26 Şubat 2008

ASLINDA Barzani boşuna ağlayıp sızlamıyor. Çünkü bu operasyonların nihai hedefinin kendisi ve kurmaya çalıştığı kukla devlet olduğunu gayet iyi biliyor. Ama yapacağı bir şey yok. Güya Türk askeri saldırırsa karşılık vermeleri için peşmergelerine emir vermişmiş... Vay beee... Öyle korktuk ki...

Oysa aynı Barzani son yıllarda nasıl da dayılanırdı. Türkiye'ye bir sövmediği kalmıştı açıktan açığa. Diyarbakır'dan başlayıp, bütün büyük şehirlerimizi allak bullak etme tehditleri, Türk Ordusu'nun sınırın öte tarafına gerçtiği anda karşısında peşmergeyi bulacağı lafları... Neler neler konuşmuştu çete reisi...

Amerika'nın desteği

yeter zannetmişti...

AKP'NİN kafa karışıklığı ve terörle mücadeledeki isteksizliği bir yandan PKK'yı şımartmış; öte yandan da Barzani'yi azdırmıştı. Barzani nedereyse Türkiye'ye savaş açacağını bile söyleyecek gibiydi. İçerde Barzanicilik yapan milletvekilleri, gazeteci kılıklı güruh ve diğerleri hep bir ağızdan sınırın ötesine geçmeyi hayal bile edemeyeceğimiz teranesini tekrarlayıp duruyorlardı.

Onlardan birisi 'hangi sıcak takip?' diye Amerika'dan kulağına fısıldananları büyük analizler olarak köşesinde yazıyor; o yazıyı okuyan diğerleri de Barzani oyun havaları orkestrasının bilinen parçalarını çalıyorlardı. AKP Hükümeti'nin kukla devlet ve PKK konusunda kafası karışıktı. Amerika TSK'yı istediği gibi baskı altına alıyordu. Ve hep birlikte kukla devleti kuruyorlardı... Kuracaklardı... Öyle zannediyorlardı...

Bir kısmı Barzanicilikten müteahhitliğe bile terfi etmişti. Diğerlerinin de cakasından geçilmiyordu. Öyle yaa, bir taraftan ABD desteği; öte taraftan Barzani... Tam kaymaklı ekmek kadayıfı gibi... Ve o kumdan kalelerin ilk dalga ile yerle bir olacağını kimse düşünmemişti. Düşünmek bile istemiyordu.

Hatta bir kısmı hava akınlarının ardından hızını alamayıp Kandil'e kadar gitmiş ve hava saldırılarının PKK'ya fazla bir zarar vermediğini göstermeye çalışmışlardı, içerde moraller bozulmasın diye... Eğer öyleyse bir yandan Barzani öte yandan Barzaniciler, PKK ve DTP'liler neden hava harekatı durdururulsun diye eylem yapıyorlardı ki...

Kara harekatı...

KARA harekatından sadece PKK değil, Barzani de dersler çıkarmalı ve öyle anlaşılıyor ki, çıkarıyor. Derslerin çok acı olduğunu gördüğü için bağırıp çağırıyor. Dayılanmaların yerini sitemler alıyor. Amerika'ya sitemlerini bildiriyor.

Ama bilmesi gereken bir şey var ki, Amerika'nın alım-satım listesinde onlarca Barzani vardı. Hepsi de önce heyecanla alındı. Kullanma tarihleri sona erince de sırayla cami avlusuna bırakılmış bebek muamelesine tabi tutuldular. Amerika böyle bir güç. Ne kıblesi var ne dostu ne de düşmanı... Hemen dönüveriyor...

Barzani'nin farkettiği bir husus daha var. Tıpkı hava akınlarında olduğu gibi, bu işin ucu kanatıldı mı arkası gelir. 16 Aralık tarihinde başlayan gece akını bir daha durmadı. Gece gündüz devam etti. Barzani'nin kızgınlığı da para etmedi; 'bizi gene sattılar' anlamına gelen yalvarıp yakarmaları da...

Şimdi de kara harekatı peş peşe yapılacaktır. Ne kış ne yaz durur. Ne yağmurda ne karda ara verilir. Devam eder gider. Kara operasyonlarının devam etmesi demek Barzani'nin devlet kurma hayallerinin de bu işten büyük yara alması demektir.

Baksanıza kara harekatının başlamasından evvel Barzani tarihi (!) bir konuşma yapmış ve hava akınlarının devam etmesi halinde 'bütün Kürtler'in silaha sarılarak Türkiye'nin karşısına dikileceğini' söylemişti. Şu ana kadar Türk askerinin karşısına dikilen pek kimseyi göremedik. Nerdesin Barzani?

Çete reisliğiyle devlet adamlığı farkı

BARZANİCİ basın haberleri vermediği için Türkiye içine yeterince yansımıyor; ama Barzani'yi Irak'taki suç ortakları da pek sevmiyor artık. Ve Türkiye'nin Barzani'nin tepesinde bir karakuş gibi dikilmesinden memnunlar. Örneğin Irak hükümeti Barzani'nin petrole tek başına el koymak istemesinden rahatsızdı; ancak fazla bir şey yapamıyorlardı. Türkiye hava akınlarına başlayıp arkasını getirdikçe Barzani'nin façası bozuldu ve onlar da memnun.

Bizim açımızdan esas mesele Kerkük konusu. Türkmen kenti ve petrol zengini Kerkük'e Barzani ile şıracısının el koymasına mani olmak lazım. Sınırda yığılı duran yüz elli bin kişilik kuvvet bunun için. Barzani şımarır, Kerkük'e el koyar ve Türkmenler'i sindirmeye kalkışırsa başına neler geleceğini iyi bilmeli.

Türkiye'ye maalesef davet edildiği anlaşılan Talabani'nin kendi çapında protesto ederek gelmeyeceğini bildirmesi ise komedinin son perdesi olur. Sanki gelmezse millet olarak çok üzülecekmişiz gibi... AKP Hükümeti ve AKP polit bürosu üzülebilir; ama Türk Milleti'nin bu nankör ve sevimsiz siyaset bezirganlarından sıtkının iyice sıyrıldığı açık. Bunları devlet adamı gibi bize yutturmaya çalışanlar yeni hikayeler uydursalar da pek para etmeyecek gibi...

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

25 Eyl 2020

Değerli okuyucularım, sizlere araştırmacı, yazar, hukukçu Dr. İrfan Sönmez Bey’in büyük emekler vererek yayınladığı üç kitabından bahsetmek istiyorum. Birincisi “Anadille Eğitim ve Milliyetçilik ve AB Hukuku”, ikincisi “Kürt Sorunu mu Devletleşme Sorunu mu ?” ve üçüncüsü de “Self-Determinasyon Ayrılma Girişimleri ve Kürtler”.

Hüdai KUŞ

24 Eyl 2020

M. Metin KAPLAN

24 Haz 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 67,46 M - Bugün : 10297