« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

Vakıflar çarşafı,Türkiye'nin kefeni olabilir!

Arslan BULUT, 19 Şub 2008

SONRAKİ YAZI

Her Türk ekonomik krizi tadacaktır

Metin MÜNİR, 19 Şub 2008

19 Şub

2008

KİK medyasının intiharı

Ömer Lütfi METE 19 Şubat 2008

Kökten İslâm Karşıtı (KİK) medya kuruluşlarında çalışanların yüzde 99'unu 'ruhsal rahatsız' yapan bazı duygu ve dürtüler, gerçekte olduğundan çok kötü bir Türkiye yansıtır.

Üstadından muhabirine; bu rahatsızlığın anası 'Aşağılık duygusu', babası da 'Tarihi ve kültürü itibariyle Türk milletine aitliği ret dürtüsü'dür. Yüzde 99 rakamı, tabii ki ölçüm sonucu değil, tamamen öznel (= subjektif, indî) bir iddiadır. Ortalıkta aşağılık duygusundan arınmış veya hiç değilse bununla mücadele edebilen kişi görmekte zorlanırız. Var olanları da neredeyse sayabildiğimiz için 'yüzde doksan dokuz' deriz.

Toplumun genelinde gördüğümüze inandığımız bu oranı KİK medyasına da şamil saymamak için sebep yok. Hatta toplum için 'yüzde doksan dokuz' diyorsak, KİK medyası için binde 999 demek daha adil olur. (Buradaki oran Aziz Nesin'inkinden daha acımasız ama o 'aptal' demişti, biz 'ruhsal rahatsız' diyoruz.) Bu oranlama 'KİK medyası toplumun aynasıdır' demek olmaz mı?

Aynen öyle olurdu ama KİK medyasının artı dürtüsü var! O da yukarıdaki ikinci maddede belirtilen 'Tarih ve kültürü itibariyle Türk milletine aitliği ret' dürtüsünün yarattığı derin bozguncu kuvvettir. Sözde bağımsız bir çark tarafından belirlenen 'seyredilme oranları' ile bu kuvvet, Türkiye'yi olduğundan çok daha berbat bir ülke gibi göstermektedir. Seyredilme oranları da bir çift laf istiyor:

Hangi yayının ne kadar seyredildiğini ölçen çark, tek tabanca olarak çalışır ve istediğini vurur. Çünkü bu çark, bağımsız görünüm altında büyük marka ve büyük kanal efendilerinin güdümündedir. Seyredilen her şeyin bedelini ekrana bakan tüketici öder ama içeriği üretici belirler.

Bu şartlar altında vatandaşa 'Türkiye'nin geneli' için dayatılan algı, güya en geniş seyredilme oranına sahip KİK medyasının yapay kâbusudur. Gerçek kırıntıları da içeren bu kâbusla öyle bir ülke manzarası sunulur ki, çirkinliğimiz yüz bin kat büyütülür, iyiliğimiz ise yüz bin katı küçültülür.

KİK medyasına göre dünyanın en iğrenç futbol seyircisi Türkiye'dedir... Evet; futbol seyircimiz çok kötüdür ama kendisi kadar veya kendisine yakın çirkinlikte seyirci dünyanın başka yerlerinde de vardır! İsviçre'de bile Benfica takımı hazırlık maçı yüzünden neredeyse linç ediliyordu. Fakat ülkenin medyası o görüntüleri halkına ve dünyaya 'İşte biz buyuz' diye sunmamıştır.

KİK medyasına bakarsanız, dünyanın en çok zabıta vakası yaşanan ülkesinin Türkiye olduğunu sanırsınız! Hayır; zabıta ve infaz çarkının idarî ve ahlâki zaaflarına, personel ve donanım eksikliğine rağmen Türkiye hâlâ -öncelikle ailesi sayesinde- dünyanın en sakin ülkelerinden biridir.

Bugün de KİK medyasına bakarsanız, üniversitelerde baş örtme serbestliği, halkın büyük kesimince nefretle karşılanmaktadır. Bindirilmiş kıta görüntülerine rağmen büyük ve iğrenç bir yalan! Sabah akşam müşterisinin çoğuna küfreden KİK medyası kendi geleceğini yiyor. Şimdilik; ülkenin tarih, kültür ve aile değerlerine saygılı diğer kanal yöneticilerinin büyük bir kısmının zevk ve zekâca yetersizlikleri yüzünden KİK medyası ayakta ve atakta...

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

25 Eyl 2020

Değerli okuyucularım, sizlere araştırmacı, yazar, hukukçu Dr. İrfan Sönmez Bey’in büyük emekler vererek yayınladığı üç kitabından bahsetmek istiyorum. Birincisi “Anadille Eğitim ve Milliyetçilik ve AB Hukuku”, ikincisi “Kürt Sorunu mu Devletleşme Sorunu mu ?” ve üçüncüsü de “Self-Determinasyon Ayrılma Girişimleri ve Kürtler”.

Hüdai KUŞ

24 Eyl 2020

M. Metin KAPLAN

24 Haz 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 67,46 M - Bugün : 9506