« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Abraham Lincoln (12.02.1809-14.04.1865)

, 15 Nis 2019

SONRAKİ HABER

IŞİD’e desteğin bedeli!

Abdülhamit Bilici, 16 Haz 2014

16 Haz

2014

Necdet Bey’i yine rahatsız ediyorum ama…

Emin Çölaşan 01 Ocak 1970

“Çok sayın ve muhterem vatan evladı Necdet Bey, dün düşündüm ve size bir mektup daha yazmaya karar verdim.
Sakın ola ki “Yeter artık lan, işi gücü bırakıp senin mektuplarını okumak zorunda mıyım” demeyin.
İster okursunuz, ister okumazsınız. Zat-ı alinizin bileceği şeydir.
Bakınız Necdet Bey, sizin dostunuz değilim ama acı söylemek zorundayım.
Sizin o makamda oturmanızın bedelini her geçen gün Türk Milleti ödüyor.
Siyasete bulaştınız, hükümetin genel müdürü Tayyip’in bir numaralı adamı oldunuz.
Türk Ordusu’nu onun gölgesinde ve onun istekleri doğrultusunda yönetiyorsunuz. Sizin bu yaptıklarınıza baktıkça, Balyoz davasının nasıl kurgulandığını, amacın ordumuzun komuta kademesini nasıl sindirmek olduğunu daha iyi anlıyorum.
Necdet Bey, çok yıprandınız ve onulmaz yaralar aldınız. İktidarın adamı olmayı başardınız ama onlardan yana olmayan herkesi karşınıza aldınız.
Şimdiye kadar hiçbir Genelkurmay Başkanı sizin durumunuza düşmemişti. Zat-ı alinizden sonra geleceklerin de düşeceğini sanmam.

* * * *

Beyefendi, Türkiye Cumhuriyeti geçtiğimiz pazar günü tarihinin en rezil günlerinden birini yaşadı.
Diyarbakır hava üssüne giren teröristler Türk Bayrağı’nı gönderden indirmeyi başardı! Hem de güpegündüz.
Orası askeri bölge.
O herifler içeriye nasıl sızdı, direğe nasıl tırmandı, bayrağımızı nasıl indirdi?
Sonra dışarıya nasıl kaçırdı?
Bütün bunlar olurken sizin askerleriniz ayakta uyumuyordu Necdet Beyefendi, ama geçmiş olaylar nedeniyle korkutulmuşlardı!.. “Vurursak başımıza iş açılır” diyorlardı. Ordumuz için ne kadar acı.

* * * *

Bakınız, mektubumun sonunda söyleyeceğim şeyi şimdiden söyleyeyim. Sizin bu durumda istifa etmeniz gerekir.
Sakın mazeret üretmeye kalkışmayın.
Sakın şöyle demeyin:
“Yaa kardeşim, orada nöbet tutan ben miydim? Nöbetçi amiri ben miydim? Bayrağımız indirildiyse kabahat benim mi?..”
Evet Necdet Bey, kabahat sizin ve sorumluluk size ait.
Dünya haberlerini izlemeye herhalde fırsatınız olmuyor. Letonya’da birkaç ay önce bir alışveriş merkezi çöktü, insanlar öldü. Letonya Başbakanı daha o gün “Sorumluluk başbakan olarak bana aittir, istifa ediyorum” dedi ve etti. O çöken yerin mimarı mühendisi miydi başbakan. Elbette değildi.
Feribot kazası oldu, Güney Kore Cumhurbaşkanı istifa etti.
Dünyada böyle yüzlerce istifa örneği var.
Onurlu bir insan, sorumluluk alanına giren bir olay sonrasında istifa etmesini bilir.
Zat-ı alinizin de er veya geç istifa etmeniz gerekeceğini biliyoruz.
Lütfen daha fazla geç kalmayın, ayıp oluyor!

* * * *

Sayın ve çok muhterem Necdet Bey’ciğim, pazartesi günü olayı sadece bizim gazete birinci sayfadan, kocaman fotoğraflarıyla birlikte verdi. Herif bayrak direğine tırmanmış, bayrağımızı indiriyordu.
Aradan iki gün geçmişti ama Genelkurmay’dan ses gelmiyordu. En sonunda “Askeri yetkililer” diye sizin görevlendirdiğiniz birileri ortaya çıktı ve “Bizden duymuş olmayın” deyip bazı açıklamalarda bulundu.
Bayrağımızı indiren maskeli şahıs çocuktu (!), zarar görmesin diye üzerine ateş edilmemişti!
Ama sesli uyarı yapılmıştı!
Olay hassasiyetle incelenmekte idi!
Aradan saatler geçti, bu kez sizin Genelkurmay açıklaması geldi:
“Tahammül sınırlarını zorlayan bu tür eylemlere karşı serin kanlı davranılmaya gayret sarf edilmektedir. Saldırıyı nefretle kınıyoruz. Gerekli cezanın verilmesinin takipçisi olacağız!”
Harika!.. Aman serin kanlı davranın Necdet Bey’ciğim, işin takipçisi olun! Herifler askeri üsse girip bayrağımızı indirmişler, siz sakinliğinizden ödün vermeyin!

* * * *

Beyefendi, siz askerimizi ve subayımızı korkuttunuz. Siz onların bu iktidarın oyunlarına ve kurduğu tuzaklara alet edilmesine göz yumdunuz.
Evet, hele Balyoz davasından sonra asker artık korkuyor.
Lice’de bir ölüm olayı oldu, iki gösterici öldürüldü. Şimdi savcılık bütün askerlerin silahlarını topluyor ki, o şahısları kimin vurduğu bulunsun. Bulununca o askerin anası ağlatılacak.
Diyarbakır’da asker de, bayrağımızı indiren o şahsa ateş edip vursaydı, işte o zaman mahvolmuştu. Fatura ona kesilecek, katil ilan edilecek, yargılanacak, en ağır cezayı alacak ve hayatı kaydırılacaktı.
Türk Ordusu’nu bu duruma düşüren sizsiniz! Siz korkuttunuz.
Bu olanların sorumlusu da sizsiniz beyefendi. Kimin uğruna?
“Türk” sözünü ağzına alamayan, “Türk Milleti”, “Türk Bayrağı” diyemeyen dostunuz ve amiriniz Tayyip’in Kürtçülük açılım-saçılımı uğruna!
O Tayyip ki bayrak olayını kendi açısından kınadı, müfettiş gönderildiğini söyledi! Şimdi müfettiş raporunu bekleyelim!
Allah aklımızı korusun, amin.

* * * *

Necdet Bey ayıp oluyor, Tayyip’in gölgesinden kendinizi artık kurtarmaya çalışın. Cumhuriyet tarihinde hiçbir Genelkurmay Başkanı zat-ı aliniz kadar yıpranmadı, alay ve eleştiri konusu olmadı.
Bizim bildiğimiz Genelkurmay Başkanı, hele askeri birlikte teröristler bayrağımızı indirmeyi başarmışsa Türk Milleti’nden özür diler, görevinden istifa eder ve çekip gider.
Onurlu davranış işte budur.
Bu gibi acı olaylar birkaç satırlık Genelkurmay bildirisi yayınlamakla geçiştirilemez.
Siz nasıl bir insansınız, nasıl bir komutansınız, anlamak mümkün değil.
Maşallah, aynen iktidarın genel müdürü Tayyip gibisiniz. Makama yapışmışsınız!

* * * *

Beyefendi, sizden önceki Genelkurmay Başkanlarını bir düşünün. Cumhuriyet’in ilki Mareşal Fevzi Çakmak… Ve sonra niceleri.
İktidarlar bazen onların üzerinde de oyun oynanmaya kalkıştı ve onurlu olanlar istifa edip ayrıldı.
İşte Necip Torumtay Paşa… Turgut Özal, ordumuza görüş sormadan Irak’a saldırıp ele geçirmeye karar vermişti.
İşte Işık Koşaner Paşa ve Kuvvet Komutanları… Tayyip’in kurduğu tezgahlara daha fazla dayanmaları mümkün olmamıştı.
Onurlu adamlardı, istifayı basıp ayrıldılar.
Sizin dönemizde ise askeri birlikten Türk Bayrağı indirildi ve kaçırıldı.
O halde siz ne yapacaksınız çok sayın ve muhterem Necdet Beyefendi, ne yapmayı düşünüyorsunuz?
Ben şimdi fikrimi değiştirdim, oturun oturduğunuz yerde!
Tayyip size minnettardır, sakın ola ki istifa etmeyi aklınızın ucundan bile geçirmeyin!..
Çünkü bayraktır bu! Zamanı gelince göndere çekilir, günün birinde teröristler tarafından indirilir! Olur böyle vakalar, Tayyip’in müfettişleri yakalar!
Hiç önemsemeyin Bayım, “Onurunuzla” devam edin makamınızda!
En derin kaygılarımla. Vatandaş Emin.”

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

08 Nis 2019

1968 yılının muhtemelen Nisan ayıydı. Kahramanmaraş Lisesi ikinci sınıf öğrencisiydim. Parasız yatılı okuyordum. Cuma günü birkaç arkadaşlarımızla bazı ihtiyaçlarımızı almak için çarşıya çıkmıştık.

Nurullah KAPLAN

06 Mar 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

02 Mar 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 48,58 M - Bugün : 28717