« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Santuri Edhem Efendi

1855 – 14.09.1926, 14 Eyl 2020

SONRAKİ HABER

Ali Fuat CEBESOY (1882-1968)

, 08 Oca 2012

08 Oca

2012

ADIVAR, HALİDE EDİP

01 Ocak 1970

(1884-1964) II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemi Türk kadın yazarı ve romancı.

Babası Ceyb-i Hümâyun kâtiplerinden Selânikli Mehmed Edip Bey, annesi Bedrifam Hanım'dır. Küçük yaşta annesini kaybedince çocukluğu, ileride sanat ha¬yatında önemli tesirleri görülecek olan anneannesinin evinde geçti ve ilk terbi¬yesini ondan aldı. Annesinin ölümünden sonra birkaç evlilik yapan babasının ya¬nında ise Anglo-Sakson eğitimine tâbi tutuldu. Üsküdar Amerikan Kız Koleji'nin ilk öğrencilerinden biri oldu. Ay¬rıca devrin tanınmış şahsiyetleri Şükrü Efendi'den Arapça, Rıza Tevfik'ten Türk edebiyatı ve felsefe, Salih Zeki'den de matematik dersleri aldı. Bu arada Fran¬sızca ve mûsiki öğrendi.

İlk evliliğini, koleji bitirdikten sonra hocası Salih Zeki ile yaptı (1901) ve on¬dan iki oğlu oldu. Otuzbir Mart Vak'ası üzerine çocuklarıyla birlikte Mısır'a kaç¬tı (1908); bir davet üzerine oradan İngil¬tere'ye gitti. Olaylar yatıştıktan sonra tekrar yurda döndü ve Dârülmuallimâf’ta pedagoji öğretmenliğine tayin edildi (1909). 1911'de Salih Zeki'den ayrıldı. Bu sırada eğitim hizmetlerine ağırlık ve¬ren ve Türkiye'nin geleceğine şekil ve¬recek çocukların iyi birer şahsiyet ola¬rak yetişmeleri için önce kadının yetiş¬tirilmesinin gerekli olduğunu savunan Halide Edip. ilk dönemde kaleme aldı¬ğı eserlerinde daha çok kadın ve çocuk eğitimi üzerinde durdu. 1909 ve 1911'de kısa sürelerle İngiltere'ye gitti, eği¬timci Isabel Fry'ın misafiri oldu ve ora¬da bazı İngiliz aydınlarıyla tanıştı. Ka-dınların toplum hayatına katılması ve eğitilmesi amacıyla Teâlî-i Nisvan Cemiyeti'ni kurdu; ayrıca 1912'de faaliyete geçen Türk Ocağı'nda da görev aldı. Bu tarihlerde yapmış olduğu öğretmen¬lik ve müfettişlik çalışmalarına. Cemal Paşa'nın kendisini davet ettiği Suriye'¬de de devam etti ve orada iken Dr. Ad¬nan Adıvar ite evlendi (1917). 1918'de Darülfünun Edebiyat Faküttesi'ne Batı edebiyatı hocası olan Halide Edip üze¬rinde en büyük tesiri, birçok Türk aydı¬nında olduğu gibi, Balkan Savaşı yap¬tı. Bu savaşta Batı dünyasının Türk ve müslümanlara karşı tutumu, Batı'ya olan inanç ve güveninin ciddi şekilde sarsılmasına sebep oldu.

15 Mayıs 1919'da İzmir'in işgalinden sonra düzenlenen Fatih, Üsküdar ve Sul¬tanahmet mitinglerine konuşmacı ola¬rak katıldı. Özellikle Sultanahmet mitin¬ginde âdeta efsaneleşti. Bu yıllarda Ana¬dolu'ya gizlice silâh kaçırma işinde de görev alan Halide Edip, 1920'de koca¬sıyla birlikte Anadolu'ya geçerek Millî Mücadele'ye fiilen katıldı. Cephelerde dolaştı, Kızılay hastanelerinde görev al¬dı. Bir yandan Hâkimiyet-i Milliye ga¬zetesinde çalışırken diğer yandan o gü¬nün heyecanını aksettiren yazılarını İs¬tanbul'da çıkan gazete ve dergilerde yayımladı. Yunanlılar'ın yaptıkları zu¬lümleri tesbit eden ve daha sonra Ge¬nel Kurmay Başkanlığı'nca yayımlanan Tedkîk-i Mezâlim Komisyonu raporları¬nın hazırlanmasında da görev aldı. Millî Mücadele sırasında ordudaki çalışma¬larından dolayı kendisine önce onbaşı¬lık, daha sonra da başçavuşluk rütbele¬ri verildi.

Millî Mücadele'den sonra, kurucuları arasında Adnan Adıvar'ın da bulundu¬ğu Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın İsmet Paşa (İnönü) hükümetince kapa¬tılması ve Mustafa Kemal'le aralarında çıkan siyasî ihtilâflar yüzünden koca¬sı ile birlikte Türkiye'den ayrıldı (1925). önce İngiltere'ye, daha sonra Fransa'ya yerleşti. Bu arada WiUiamstown Poütical İnstitute'un düzenlediği konferansa davet edilerek Amerika'ya gitti (1928). 1930'da da Barnard College'de (Columbia Üniversitesi) konferanslar vererek Amerika'yı dolaştı. Atatürk'ün ölümün¬den sonra. 1939'da yurda döndü. 1940'ta profesör olarak İstanbul Üniversite¬si Edebiyat Fakültesi'nde İngiliz Dili ve Edebiyatı Kürsüsü'nü kurmakla görev¬lendirildi. 1950'ye kadar bu görevi yü¬rüten Halide Edip, 1950-1954 yılları ara¬sında Demokrat Parti listesinden ba¬ğımsız İzmir milletvekili oldu. 9 Ocak 1964'te İstanbul'da öldü, Merkezefendi Mezarlığı'na gömüldü.

İlk yazılarında Halide Salih imzasını kullanan Halide Edip, 1897'de John Abaftan yaptığı Möder (İstanbul 1314) adlı tercüme ve daha sonra Tanin (1324-1341) gazetesinde yayımladığı ya¬zılarla adını duyurmuştur. Ferdî aşk te¬mi ile modern tiplerin ön planda oldu¬ğu ilk eserlerinde daha çok kadınların yetiştirilmesi ve kadın psikolojisi üze¬rinde durmuş, zamanla kazandığı tec¬rübeler ve Millî Mücadele yıllarında Ana¬dolu İnsanını tanıması, sosyal mesele¬lere yönelmesine sebep olmuştur. Bu¬nunla birlikte Yeni Turan gibi ideolo¬jik. Ateşten Gömlek ve Vurun Kah¬peye gibi yer yer “Belgesel” denilebi¬lecek romanlar da yazmış. Sinekli Bak¬kal ile töre romanlarına yönelmiştir. Dağa Çıkan Kurt adıyla yayımladığı hi¬kâyelerinde ise 1. Dünya Savaşı'nı işle¬miştir. Kendisine has bir üslûba sahip olan Halide Edip'in eserleri, bilhassa cümle yapısı bakımından devrinde çok tenkit edilmiştir. Bütün romanlarında kadın kahramanlar daha canlı ve kud¬retli olup yazarın kendisinden de izler taşımaktadır. Erkek kahramanların ise kadın tipler kadar başarılı bir şekilde çizildikleri söylenemez. Eserlerinden bir kısmı yabancı dillere de çevrilmiş, bazı eserlerini ise kendisi Batı dillerine çe¬virmiştir.

1928'de The Clown and His Daughter (Meddah ve Kızı) adıyla İngilizce ola¬rak yazılan. 1942'de CHP Roman Mükâ-fatı'nı kazanan Sinekli Bakkal, Türk edebiyatının en çok okunan romanların-dan biri olmuştur. II. Abdülhamid dö¬nemi İstanbul'unun çeşitli kesimlerinin canlandırıldığı eserde, Doğu ile Batı'nın birbirine göre üstünlükleri esas hare¬ket noktası olarak alınmış ve olaylar bu eksen etrafında geliştirilmiştir.

Bazı eserlerinde dini, kişilerin şahsın¬da değerlendiren ve yer yer tenkit eden Halide Edip'in bu tavrını, romanlarını kaleme aldığı dönemdeki yaygın "din aleyhtarlığı" ile açıklamak daha gerçek¬çi olur. Zira Halide Edip millî ve manevî değerler karşısında daima dikkatli ve az çok muhafazakâr bir tavrı benimse¬miş olduğu halde, özellikle Vurun Kah¬peye romanında din adamlarının şah¬sında dini kötüleyici bir tavır sergile¬miştir. Yaşadığı dönemle ilgili hâtıraları yanında röportaj mahiyetindeki hikâye¬lerinde Türk milletinin inanılmaz direnme gücü ile yaşama azmini de ortaya koymuştur.

Halide Edip'in roman ve hikâyeleri muhteva bakımından üç grupta topla¬nabilir:

1- Daha çok kadın meselelerini ele alan ve eğitilmiş kadının cemiyette¬ki yerini arayan eserleri: Heyula [715], Seviye Talip [716], Yeni Turan [717], Handan [718], Son Eseri [719] Mev'ud Hüküm [720], Raik'in Annesi (1342) ve hikâyelerini topladığı Harap Mabetler [721]

2- Millî Mücadele dönemini anla¬tan eserleri: Dağa Çıkan Kurt [722], İzmir'den Bursa'ya Yakup Kadri, Falih Rıfkı ve Mehmed Âsim ile bir¬likte, İstanbul 1338. Ateşten Gömlek [723]. Kalp Ağrısı [724]. Vurun Kahpeye [725], Zeyno'nun Oğlu [726].

3- Şahsiyetleri, içinde bulundukları geniş toplumla birlikte ele alan cemiyet ro¬manları: Sinekli Bakkal [727], Yolpalas Cinayeti [728], Ta¬tarcık [729], Sonsuz Panayır [730], Döner Ayna [731] Akile Hanım Sokağı (1958). Ha¬yat Parçalan [732], Sevda So¬kağı Komedyası (1972), Çoresdz (l972), Kerim Usta'nm oğlu (1974).

Kitaplarına girmemiş hikâye ve de¬nemeleri Kubbede Kalan Hoş Şada (1974) adlı kitapta derlenen Halide Edip'¬in son romanları şöhreti ile bağdaşama¬yacak kadar zayıf olup bunlarda bir bık¬kınlık ve acelecilik görülür. Yazarın Ke¬nan Çobanları [733] ve mad¬de ile ruhun karşılaştırıldığı Maske ve Ruh [734] adlı iki de tiyatro eseri vardır. Ayrıca Henri Masse'ın is¬lam adlı Fransızca eserini İngilizce'ye çevirmiş (1938), Shakespeare'den Hamlet [735], Na¬sıl Hoşunuza Giderse (1943), Corialanus (1945), Antonius ve Kleopatra [736]; George Oruvell'den Hayvan Çiftliği [737], Walpole'den Gizli Belde [738] ve Gibb'den de Osmanlı Şiiri Tarihi 1 (1943) adlı tercümeleri yapmıştır.

Türkiye ile ilgilenen yabancıların baş¬vurduğu birinci derecede eserler olan Memoirs'i (1926) Mor Salkındı Ev [739], The Turkish Ordeai'ı da (1928) Türkün Ateşle İmtihanı [740] adıyla Türkçe olarak; Amerika'daki konferanslarını Turkey Faces West (1930), Hindistan'daki konferans¬larını da Conflict of East and West in Turkey (1935) adıyla yayımladı. Büyük ölçüde yabancı ülkelerde verdiği kon¬feranslarından faydalanarak Türkiye'¬de Şark, Garp ve Amerikan Tesirleri (1955) adlı eseri kaleme almış, Hindis¬tan intibalarını ise inside India (1938) adıyla yayımlamıştır. Halide Edip'in in¬celeme mahsulü diğer bir çalışması da üç ciltlik İngiliz Edebiyatı Tarihidir. [741]

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

18 Eyl 2020

12 Eylül Askeri darbesinden sonra Ülkücüler devlet ile zindanlarda, mahkeme salonlarında ve darağaçlarında yüzleşmek zorunda kalmışlardır. Bu insanlar devlet gibi, dost, baba olarak kutsadıkları müesseselerino yıllardaki yöneticileri (darbeciler) tarafından perişan edilmişlerdir, birçoğugençliklerini yaşayamamış bir büyük sevdaya kapılmanın dışında sevdiklerine, gönül verdiklerine dahi duygularını itiraf edememişlerdir.

Hüdai KUŞ

17 Eyl 2020

M. Metin KAPLAN

24 Haz 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 67,38 M - Bugün : 8075