« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Kutbüddin RÂZÎ

Hüseyin sarı, 04 Ağu 2020

SONRAKİ HABER

Atilla İlhan

, 03 Eki 2011

03 Eki

2011

ORD. PROF. DR. İSMAİL HAKKI UZUNÇARŞILI (23 Ağustos 1888- 10 Ekim 1977)

Kasım BOLAT 01 Ocak 1970

İsmail Hakkı Uzunçarşılı, 23 ağustos 1888?de İstanbul?a bağlı Eyüp semtinde kendihal tercümesinde söylediğine göre “ alaturka saat on birde sekiz numaralı kendi evlerinde”doğdu. Babası, Uzunçarşılı Mehmet Latif Efendi; annesi Ratibe Hanımdır. İsmail HakkıUzunçarşılı, ilk tahsilini Nişancı Mahalle mektebinde ve Eyüp?te Bahriye?de İplikhanemektebinde gördükten sonra imtihan ile Soğukçeşme Askeri rüştiyesine girdi. İki sene sonrakaydını Bayezid Merkez Rüştiyesine nakletti. 1904 Ağustos ayında Rüştiye?yi bitirdi vediplomasını aldıktan sonra aynı yıl içinde Mercan idadesinde kayıt oldu. İsmail hakkıuzunçarşılı?nın lise öğrenciliği II. Meşrutiyet?in ilan edildiği dönem ve olaylar zinciriiçerisinde geçti. Lise?nin müdürü Hüseyin Cahit Bey II.Meşruriyet?in ilanından sonra İstanbul 1 İsmail Hakkı Uzunçaşılı?nın hayatı ve en önemlisi eserleri hakkında ciddi bir şekilde araştırma yapılmamıştır. Uzunçarşılı gibi önemli bir ilim adamının eserleri döneminde ve günümüzde büyük etkiler yapmış olmasınarağmen tanıma bakımından akademisyenler ve tarih öğrenciler arasında kalmıştır. Ben bu makaleyi yazmamdakiamacım Uzunçarşılı üstadımız hakkında kısada olsa bir şeyler yazmaktır. Bu makalenin üstadımızUzunçarşılı?nın tanıtımı bakımından bir nebzede olsa önem arz edeceğini tahmin ediyorum. Makaleyi yazarkenUzunçarşılı?ya armağan kitabıdan oldukça yararlandım. Kendi hal tercümesi bu konuda çok büyük yardımcıoldu. Tarihçiliği konusunda da üstat Uzunçarşılı?nın eserlerindeki önsözlerden istifade ettim. Çünkü hocanıntarihçilik anlayışı ve yorumları en çok önsözlerde ve vermiş olduğu dipnotlarda göstermiştir.
mebusu olmuş ve yerine müdür olarak Ali Reşat bey geçmiştir. Ali Reşat Bey lise?nin müdürüolması yanında: Tarih derslerinide okutmakta idi. Kendisi ilk defa tercüme ettiği Fransainkılab-ı Kebirini öğrencilerine tarih derslerinde okuttu. İsmail Hakkı Uzunçarşılı. Ali Reşatbey?in tarih derslerinden gerektiği gibi istifade etti. İsmail hakkı uzunçarşılı, kaynağın azolmasına rağmen hocalarından gerekli desleri aldı. İsmail hakkı uzunçarşılı, öğretmenlikmerakına ve hevesine lise yıllarında başladı ve hayatı boyunca bu içtenliği kaybetmedenöğrenciler yetiştirdi. Uzunçarşılı 1909-1910 yıllarında mercan idadisinden mezun oldu veyine kendi değimi ile „tasdiknamesini? alır-almaz eve gelip müjde vermeden Darülfünunedebiyat şubesine kaydını yaptırdı. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Darülfünun Edebiyat şubesindeçok değerli Hocalardan dersler gördü. Abdurahman Şeref Bey, Ali Ekrem Bey, Mehmet AkifBey, İzmirli İsmail Hakkı bey, İzmirli Ziyaeddin Efendi, Hüseyin Daniş bey, Şehbender-zadeHilmi Bey, Ahmet Hikmet Bey, Hamdullah Suphi Bey gibi değerli hocalar vardı. AhmetMithat Efendi, Uzunçarşılı?nın tarih ve felsefe hocası idi.İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Darülfünun?ubitirdikten sonra artık çok istediği öğretmenlik hayatınabaşlıcaktı. Uzunçarşılı, öğretmenlik tayini için MaarifNezaretine müracaat etti. İsmail Hakkı Uzunçarşılı,altıyüz kuruş maaşla Kütahya?ya öğretmen olarakgönderildi(1912).Kütahya,İsmailHakkıUzunçarşılı?nın hayatında çok önemli bir yere sahiptir.İlk öğretmenliğe burada başladığı gibi Kütahya şehritarihi hakkında topladığı belgelerden Kütahya şehrineait kitabı Maarif Vekâleti tarafından bastırıldı. Ve buçalışmasından dolayı Uzunçarşılı?ya Kütahya Meclis- iUmumisi tarafından Kütahya fahri hemşehriliği verildi.İ. Hakkı Uzunçarşılı, Kütahya idadisinde sekiz seneöğretmenlik yaptı. Ancak Milli Mücadele başladığızaman okullar tatil oldu ve sınıflarda öğrenci kalmadı.Milli Mücadele esnasında Uzunçarşılı, KuvayiSeyyaride fahri hizmette bulunduğu gibi diğer yandan da raportörlük yaptı. 30 Temmuz 1921tarihinde Kütahya; Yunan kuvvetleri tarafından işgal edildi. i. Hakkı Uzunçarşılı, bununüzerine önce Eskişehir?e oradan da Ankara?ya geçti.Uzunçarşılı, Milli hükümet tarafından Ocak 1922başında Trabzon Sultanisi tarih öğretmenliğine tayinedildi. Uzunçarşılı, İnebolu yolu ile yeni vazifesine gitmeküzere Kastamonu?ya geldi. Kastamonu?ya gelenUzunçarşılı, burada çıkmakta olan Açık-Söz gazetesindeyazılar yazarak adını duyurmaya başladı. Kastamonuvaliliğine gelen Rafet Canıtez, İsmail Hakkı Uzunçarşılı?yıyazılarından tanımış ve Kastamonu lisesinde tarihöğretmeni olarak kalmasını teklif etmiştir. Uzunçarşılı, bu teklifi kabul etti ve Kastamonu Lisesinde tarih öğretmenliğine başladı. Böylece Açık-Sözgazetesindeki yazılarına ara vermemiş oldu ve makalelerini yazmaya devam etti. İsmail HakkıUzunçarşılı, Açık-Söz gazetesinde “ Muallim İsmail Hakkı” imzasıyla yazılarını yazmaktaidi. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, 1922 Eylülünde Kütahya Sultanisi Müdürlüğüne tayin edildi.Ancak göreve başlamadan önce Balıkesir Mebusu Vehbi Bey tarafından Karesi ( Balıkesir)müdürlüğüne tayin oldu ve kısa süre sonra yani 1924 de de Karasi Maarif Müdürü oldu.İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Balıkesirliler tarafından büyük sevgi gördü. bu sevgilerinekarşın Uzunçarşılı, Karesi lisesi Salnamesi, Karesi Tarihçesi, Karesi Meşahiri gibi eserlerihediye etti. Bu eserlerden dolayı İsmail Hakkı Uzunçarşılı?ya Meclis-i Umumi kararıylavilayet fahri hemşehriliği verildi. Uzunçarşılı, 1925?te Maarif Vekâleti Müfettiş-iUmumiliğine tayin oldu. Bu görevi kısa süren Uzunçarşılı, 14 Ocak 1926 tarihinde de İsmailHakkı Uzunçarşılı Mebusu seçildi. İsmail Hakkı Uzunçarşılı öğretmenlikten başkaöğretmenlik yaptığı şehirlere ait arşiv belgelerini topladı ve araştırmalarla meşgul oldu.Maarif Müfettişliği zamanında gezip gördüğü ve mesleğine ait olan belgeleri toplayarakKitabeler ismi altında iki ciltlik kitabını yayımladı. Aynı zamanda Maarif Müfettiş-iUmumiliği ile Sivas ve çevresini gezerek gördüğü yerlerin kitabelerini “ Sivas Şehri” adıylakitabı Maarif Vekâleti tarafından bastırıldı.Türk Tarih Kurumu?nun kuruluşunda aktif olarakgörev alan İ. Hakkı Uzunçarşılı, TTK?nun en üretkenüyelerinden birisi haline geldi. Zira TTK tarafından üç aydabir yayınlanan Belleten Dergisinde makaleleri kesintisiz birşekilde ölümüne kadar yayınlandı. Mustafa KemalAtatürk?ün çok yakından takip ettiği tarih çalışmaları TürkTarihinin Ana hatları yazımı şeklinde biçimlendi. Alınankarara göre geniş ve güvenilir kaynaklara dayanan bir GenelTürk Tarihi yazılacaktır. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Yeniçağüyesi olduğu için kendisine Osmanlı Devleti tarihininbaşlangıcından 18. asır sonralarına kadar yazması için verildi.Ancak Uzunçarşılı; direk bir Osmanlı Tarihi yazımındanönce Osmanlı tarihine destek sağlıcak olan ve giriş mahiyetitaşıyan “Osmanlı Devleti Teşkilatına Medhal” kitabınıyayımladı. Bu eserin ardından asıl kısın olan Osmanlı Devletitarihini yazmaya başladı. 1789 yılına kadar İsmail Hakkı Uzunçarşılı tarafından, 1789yılından imparatorluğun sonuna kadar prof. Enver Ziya Karal tarafından sonraki kısmı daprof. Yusuf Hikmet Bayur tarafından yazılması kararlaştırıldı.

TARİHÇİLİGİ
İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Atatürk tarafından sevilmiş, çalışmaları ve eserlerini takdiretmiştir. Bu yüzden M. Kemal Atatürk, İ. Hakkı Uzunçarşılı?nın TTK da bulunmasını istemişve asli üye olmasını istemiştir. Uzunçarşılı bu görevi 1931?den 1950 ortalarına kadar
sürdürdüğü gibi 24 yıl boyunca da Balıkesir Milletvekilliği yapmıştır. Ancak milletvekiliolması çalışmalarını ve düşüncelerini hiçbir zaman etkilememiştir. Uluğ İğdemir?in deyimi ile“Uzunçarşılı hiçbir zaman politika adamı olmamış, ömrünü lise hocalığından başlayarakbugüne değin tarih araştırmalarına adamıştır. “ Uzunçarşılı bitmez tükenmez enerjisi vearaştırma gücünün tamamını Osmanlı tarihini inşa etmekte ve doğru bir tarih anlayışınınoluşmasına harcamıştır. Yine Uluğ İğdemir?in Uzunçarşılı?nın çalışma sistemini şu şekildebelirtir. “ Onu Ankara?da aramak gerektiğinde Meclis Binasının kütüphanesinde kendisineayrılan küçük bir masanın başında okurken yâda yazarken görülürdü. Öğle yemeklerindensonra Ankara?nın meşhur Havuzlu kahvesinde nargilesini içerken de görmek mümkün olurdu.İstanbul?da ise Başbakanlık Arşivinde ya da Bayezid Genel kitaplığının müdürü İsmail SaipEfendi ondan sonrada Necati Lugal?in yanında bulunurdu. En büyük eğlencesi yaz günleri onyedi vapuru ile Emirgan?a giderek çınar altında boğaza karşı bir nargile içmekti. Birdetiyatroyu severdi. Emirgan?ın eski havası kalmadığı için bu zevkten de mahrum kaldı. O birçalışkanlık örneğidir. Boş oturduğu yoktur daima okur, yazar”. Uzunçarşılı disiplinli veprogramlı çalışma sistemini hayatının sonuna kadar sürdürmüş ve kendisinden sonra gelecekolan tarihçilere örnek teşkil ettiği gibi tarih severlere de yol göstermiştir.İsmail Hakkı Uzunçarşılı, eserleri ile yalnız yurt içinde değil yurt dışında datanınmıştır. Her kitap ve makalesi, Osmanlı Devleti tarihinde bir boşluğu doldurmuş vearaştırmacılar tarafından pek yakından takip edilmiştir. Yayınlarının kalitesi vearaştırmalarının orijinalliği, titiz ve kritik görüşü onun daima uyanık ve canlı olan zihnifaaliyetini göstermektedir. Çalışmaları Osmanlı vesikalarını ve özellikle Osmanlı tarihyazarlarını kullanarak ortaya koyduğu gibi kendisinin karşılaştığı çelişkileri eserlerimeyansıtmamıştır. Karşılaştığı çelişkileri eserlerine yansıtmayan Uzunçarşılı, Osmanlı tarihyazımı problemini en iyi şekilde üstesinden gelmiştir. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlıtarihi yazımı boyunca arşivlerin tozlu, yıpratıcı vesika yığınları arasında geçen yorucuçalışmalar sonunda; Türk tarihini aydınlatan pek çok malzeme toplayıp bunlarıdeğerlendirerek eserlerini ve makalelerini kaleme almıştır. İsmail Hakkı Uzunçarşılı,belgelere dayanan yeni bilgiler vermek bakımından, Türkiye?de Türk ve Osmanlıaraştırmaları sahasında yeni bir çığır açmıştır. İsmailHakkı Uzunçarşılı, yaşan boyunca Osmanlı tarihineyeni bilgi ve belgeler kazandırmasının yanında TopkapıSarayı Müzesi?nde de yaşının ilerleyen yıllarındavesikaları yayınlayarak geçirmiştir. Uzunçarşılı?nıneserleri kendisine haklı olarak “Reisül Müverrihin”sıfatını hak ettirmiştir. Çünkü Türk tarihçileri arasındaonun kadar üretken bir ilim adamı olmadığı gibi yaşamıboyunca hiçbir zaman doğru bildiğinden ve bu durumuda eserlerinde göstermekle ilim adamının gerektirdiğiözeni göstermiştir. Böylece İsmail Hakkı Uzunçarşılı,Hammer?den sonra dilimize en güvenilir ve tafsilatlıolan Osmanlı tarihini kazandırmış oldu. O bunu sadece
kendisine verilen bir görev için değil hayat düşüncesi ve ilmi hassasiyetinden dolayısı iseyapmıştır. Onun bu düşünceli ve problemleri yerinde çözen özelliği öğrencilerinde örnekolmuş ve Osmanlı tarihi çelişkilerden ve yanlışlardan uzak tutulmuştur. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, liseöğretmenliği zamanında, Sokullu MehmetPaşa ve Kılıç Ali Paşa arasında geçen tarihikonuşmayıöğrencilerinePeçevi?dennaklederek anlatırken kendiside olayamübalağa kattığını şöyle anlatır. Olayİnebahtı deniz savaşından sonra, Osmanlıdonanmasının yenilmesi ve SokulluMehmet Paşanın bu büyük yenilgiden sonratekrar yeni bir ordu kurmak istemesinden veKılıç Ali Paşa ile Sokullu Mehmet Paşaarasında konuşmadan gelir. Uzunçarşılı?nınbu hatırasını aynen nakletmek hoş birdurum olacağı düşüncesi ile bunu aynen naklediyoruz. “ lise öğretmenliğim zamanındaSokullu’nun bu sözlerini Peçevi tarihinden naklen mektep kitaplarında ve diğer tarihlerdegörerek talebelerine anlatırken veziriazamın bu tarzda konuşmasını içimden mübalağahamlederdim. Daha sonraları arşiv vesikalarını ve mühime defterlerini tetkik ederken bir kışesnasında yeniden bir donanıma inşasına ve bu teknelere lazım olan eşyayı tedarik içinocaklık olan yerlere yazılan ve faaliyetin takibini bir gösteren çok vesika ve hükümlerigördükten sonra Sokullu’nun Kaptan Paşa’ya söylediklerilerinin mübalağa olmadığınainandım”.3 İsmail Hakkı Uzunçarşılı?nın Atatürk tarafından beğenilmesi ve onun sofrasındayer alması ne kadar değerli bir ilim adamı ve tarihçi olduğunu göstermektedir. Her ne kadarbazı durumlarda Atatürk ile Uzunçarşılı?nın fikirleri uyuşmasa da ve Uzunçarşılı doğrubildiğinden şaşmaması yüzünden Atatürk tarafından kendisine ayrı bir sevgi beslemesinesebep olmuştur.Bir ilim adamında bulunması gereken tüm özellikler, İ. Hakkı Uzunçarşılı?dabulunmakta idi. Onun bu özellikleri üzerine aldığı görevde başarıya ulaşmasını sağlamıştır.Uzunçarşılı?nın tarih anlayışını yazmış olduğu kitapların önsözlerini okuduğumuz zaman çokrahat bir şekilde anlayabiliriz. O tarihi hadiseleri olduğu dönem içerisinde incelemiş ve içindebulunduğu mevcut düşünce akımlarından etkilenmeden ve hislerini karıştırmadanincelemiştir. Osmanlı devleti tarihine ait ola vesikaların bol olduğu dönemleri incelerdençeşitli çelişki ve yanlışlarla karşılaşmıştır. Karşılaştığı bu çelişkileri vesika ve arşivkaynaklarını karşılaştırarak çözüme ulaştırmıştır. Arşiv vesikalarını ustalıkla ve titiz birdisiplin altında kullanması Osmanlı tarihinin medeniyet, teşkilat, sosyal ve siyaset anlayışınınortaya çıkmasına ve inşasına en büyük katkıyı sağlamıştır. 3 Osmanlı Tarihi, cilt 3. s.22 deki dipnotta bir hatıra şeklinde anlatmıştır.
Uzunçarşılı?nın en çok zorlandığı ve kendisinin de önsözlerde belirttiği gibi Osmanlıdevletinin ilk yıllarındaki belge noksanlığının yanında 16. asır ve sonraki yüzyıllardamalzemenin bol olması, ancak; bu malzemelerinde birbiri ile çelişiyor olması Uzunçarşılı?yıen çok yoran çalışmalar olmuştur. Zira belge noksanlığından çok malzemenin çok olması veçelişkiler içermesi İsmail Hakkı Uzunçarşılı?nın çalışma mesaisini uzatmış ve diğer etütlerinenazaran çok daha fazla yormuştur. Çalışma mesaisinin uzaması, İ. Hakkı Uzunçarşılı?yıyorması, yıpratmasına rağmen o bitmez tükenmez çalışma gayreti ile Türk Tarihinin Anahatları projesinde Osmanlılar kısmını en iyi şekilde oluşturmuş ve Türk tarih çalışmalarınasunmuştur. İsmail Hakkı Uzunçarşılı?nın eserlerini yazdığı dönemin düşünce ve fikir düzeniincelendiği zaman, üstat Uzunçarşılı?nın değişik düşünce ve hissiyattan nasıl kurtulduğu veeserlerini tarafsız modern ilim anlayışına göre yazdığı konusu çok daha hasret uyandıracak birdurumdur. Osmanlı tarihine ait yazılanların çoğu yabancı dilde olması ve batı âlemindeyazılan bu Osmanlı tarihlerinin garazkâr olmasının yanında; Türk dilinde Osmanlı tarihininyaygın ve kullanışlı olmaması Uzunçarşılı?yı düşündüren ve çalışma süresini uzatanhadiselerden olmuştur. İsmail Hakkı Uzunçarşılı,yirmince asra gelindiği halde Türklerin henüz İslamTarihi ve özellikle bol vesika bulunan OsmanlıTürklerinin tarihini yazmamış olmasını affolunmaz birhata olarak görmektedir. Zira Türklerin yapmadıkları buçalışmaları batılı âlimler yapmakta bu da onlarınkeyfiyetlerine ve tarih anlayışlarına göre şekillenen birdurum olmuştur. Uzunçarşılı?nın aşağıdaki görüşüTürklerin, doğru bir Osmanlı tarihine ne kadar çokihtiyaçları olduğunu belirtmektedir. Uzunçarşılı?yagöre; “ Bazı ecnebi âlimlerin ya vukufsuzluk veya birmaksada binaen vaki yanlışlıkları, son zamanlardamemleketimizde bazı tarihi makaleler yazarak Osmanlıdevletine ismini vermiş olan Osman Bey hakkındakibütün tarihi hakikatleri çiğneyerek saçma sapanmütalaa yürüten şahısların yanında pek hafif kalır”.4 Uzunçarşılı?nın belirtmiş olduğu bugarazkâr durum Osmanlı Devletine ne kadar ideolojik yaklaşıldığını göstermekte doğru vehissiyattan uzak bir Osmanlı Devleti tarihi yazımının mecburi olduğunu göstermektedir.İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Devleti tarihinde yalnız bir bölümü değil; devletiçerisinde bulunan tüm branşların tetkikini ve boşluklarını en iyi şekilde saptamış ve devlettarihini yazmıştır. Onun bu şekilde yayınlamış olduğu eserler devlet tarihinin nasıl ve neşekilde yazılması gerektiğini öğrencilerine ve tarih meraklılarına göstermiştir. Uzunçarşılı,yayınladığı eserlerin önsözünde mütevazı bir şekilde bu eserin naçiz bir çalışma olduğunuyanlışlar bulunabileceğini ancak bu yanlışların genç tarihçiler tarafından düzeltilmesinigerektiğini rica ve teşekkür etmektedir. Tabii ki bu düzeltme işlemini yapacak olanlarında 4 Osmanlı Devleti Teşkilatına Medhal, TTK, Ankara:1988, önsöz XI? de bulunan dipnotta yaptığı açıklama konulara vakıf kişilerden olmasını da istemektedir. Çünkü Uzunçarşılı, Başvekâlet ve TopkapıSarayı arşivinde bulunan malzemelerin ancak tasniflenebildiği ve zamanı olduğu kadarınıgörmüştür. Bu durum karşısında kendisinin işine yarayacak olan birçok malzemeyi degöremediğini de üzüntü içerisinde belirtmektedir. Çünkü milyonlarca vesika arasındakendisinin kullanacağı ve gerekli olan vesikaları bulup tasnif etmek yorucu ve sabırlarızorlayıcı bir çalışma gerektirmektedir. Nitekim Osmanlı tarihi zaman içerisinde bulunan yenivesikalar sonucunda değişime ve daha doğru bir Osmanlı tarihi anlayışına ulaşmıştır.Uzunçarşılı?nın eserleri hak ettiği değeri yayınlandığı yıllardan itibaren önem kazanmış veHalkevlerine dahi Uzunçarşılı?nın eserleri gönderilmiştir.5İsmail Hakkı Uzunçarşılı, ömrünü arşiv vesikaları arasında notlar alarak ve önemlibulduğu belgeleri dergilerde yayınlayarak geçirmiştir. Yazmış olduğu makaleler dahi bir kitaphacmi bulacak kadar uzun ve Osmanlı devleti tarihinde boşlukları dolduracak kadar önemtaşımaktadır. Osmanlı arşivlerine çok önem veren Uzunçarşılı, yaşının ilerleyen zamanlarındahaftada üç gün Topkapı Sarayı arşivinde arşivleri tasnif ve yayınlayarak geçirmiştir.Uzunçarşılı bir yandan arşiv tasnifi yaparken diğer yandan da dergilerde makaleler yazarakOsmanlı arşivlerini ilim âlemine kazandırmakta idi. Topkapı Sarayında bulunan Hazine-iHümayun evrakı üzerindeki ilmi çalışmalar Uzunçarşılı tarafından kendi başkanlığındakurulan bir heyetle 5 Haziran 1957 yılında başlamıştır. Topkapı sarayı arşivinde, tasnifedilecek olan her dosya önce İsmail Hakkı Uzunçarşılı tarafından tetkik edilip tarih ve konutespitinden sonra heyetteki diğer görevlilere özetinin yapılması için verilerek gerekliçalışmaların yapılması gerektiğini bildirmekte idi. Belgeleri okumaktan ziyade zaman vekonu tespiti İsmail Hakkı Uzunçarşılı için çok yorucu bir hal almıştır. Uzunçarşılı belgeleriokumakla ve tespit etmekle kalmamış özeti yapılan belgeleri de tekrar kontrol ederek gerekliilaveleri yapmıştır. Uzunçarşılı bu çalışmalarını ölümüne kadar devam ettirmiştir. 10 Ekim1977 yılında yine Topkapı Sarayı arşivinde çalışmakta iken kalp krizi geçiren 89 yaşındakiİsmail Hakkı Uzunçarşılı, yanında bulunanlar tarafından acilen en yakın hastaneye götürüldü.Ancak 89 yaşındaki yorgun kalp arşivlerin tozlu ve yıpratıcı stresine daha fazla dayanamadıve İsmail Hakkı Uzunçarşılı Samatya?daki Sosyal Sigortalar hastanesinde arkasında yüzlercedeğerli eser ve aldığı görevi başarılı bir şekilde bitirmemin mutluluğu içerisinde vefat etti.İsmail Hakkı Uzunçarşılı, daime güler yüzlü, şakacı ve sevdiklerini içten seven,cömert, sözünü sakınmayan, doğru bildiğini inandığını olduğu gibi söyleyen bir insandı.İsmail Hakkı Uzunçarşılı?nın hanımı Çandarlı Vezir sülalesinden geldiği için hanımına birsevgi göstergesi olarak aynı zamanda da daha önce hiçbir araştırma yapılmamış olmasındandolayı bu aile için bir eser yayınladı. Çandarlı vezir ailesi olarak kaleme aldığı kitabınınsonunda ailenin soy ağacını ekleyen Uzunçarşılı hanımının hangi soydan ve kimlerdengeldiğini de burada göstermiştir. 1940-50 li yıllarda kaleme aldığı eserler bugün dahi Osmanlıtarihi okuyanların temel başvuru kaynağı olma özelliğini taşımaktadır. Seneler geçmesinerağmen hala Uzunçarşılı?nın eserlerine paralel eserler çok az ortaya çıkmıştır. 5 Cumhuriyet Arşivi, 11.6.1938, 1. büro/ fon konu:490.1.0.0 yer no: 417,53

NEY_SEN(ce)
Hüdai KUŞ

06 Ağu 2020

Kimimiz çok hastayız, Kimimiz kumpastayız. Yine bir can göç eylemiş, Hep birlikte yastayız. ______&______ Kimimiz şimdi, tabut başında, Kimi musallada reklam peşinde.

Efendi BARUTCU

05 Ağu 2020

M. Metin KAPLAN

24 Haz 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 66,03 M - Bugün : 26170