« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

14 Şub

2007

15 Şubat 1947 ON İKİ ADA Yunanistan'a bırakıldı

01 Ocak 1970

On iki Ada" ismi, Yunanca'dan tercüme edilmiş ve Batı dillerine de Zikir anmak, Allah'ı hatırlamak, her sözünde ve her işinde O’nun emirlerine uymak, yasakladıklarından sakınmak. (Bkz. Tasavvuf) Anma, anımsama, ezberleme, hatırlama. Söylenmesi tavsiye edilen hamd, sena ve dua için kullanılan sözler. Bazı alimler zikri, insana sevap kazandıran her türlü hareket olarak tarif etmişlerdir.

Yunanca'dan geçmiştir. Kelime, Yunanca "dodeca/oniki" ve "nesos/adalar" kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur ve "Dodecanesos" şeklinde söylenmektedir. Batı dillerinde de aynı şekilde adlandırılmakta ve "Dodecannese" denilmektedir.

Türkiye’nin Ege kıyıları yakınında, Ege Denizinin güney-doğusundaki adaları topluluğu. Türkiye’ye iki kilometre mesâfedeki Sisam ile Rodos adaları arasında yay şeklinde dizilmiş olup, Sporatlar’ın güney bölümünü meydana getirirler. Yüzölçümleri toplamı; 1244 km2, nüfûsu takriben 200.000’dir. İdarî bakımdan Rodos’a, dolayısıyle de Yunanistan’a bağlıdırlar.

Oniki Ada, derinliği 200 m olan kara sahanlığı üzerindedir. Önceden batmış bir kara parçasının su üstündeki kalıntılarıdır. Tipik Akdeniz iklimi hüküm sürmekte olup yazları sıcak ve kurak, kışları da ılık ve yağışlıdır. Kayalık ve dağlık bir yapıya sâhip olduklarından tarıma pek müsâit değildirler. Rodos, Sisam ve İstanköy’de zeytin ve turunçgiller yetiştirilmektedir. Osmanlılar zamânında adaların iâşesi Batı Anadolu’dan sağlanırdı. Yunanistan’ın siyâsî sınırları içinde bulunmalarına ve özel alâka gösterilmesine rağmen coğrafî yer açısından ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalan bu adaların halkı İkinci Dünyâ Savaşı sırasında Türkiye’nin yardımları sâyesinde açlık felâketinden kurtulabilmiştir.

Anadolu’nun tabiî bir uzantısı sayılan Oniki Adanın bir kısmı Türk karasuları içinde kalmaktadır. Türkiye’ye “horoz ötüşü” mesâfesindedirler. Ege Adalarının da, karasuları olduğu kabul edilirse, bunların karasuları Türk karasuları ile karışmaktadır. Hal böyle olunca devletler umûmî hukûku kuralıyla çatışan durumlar ortaya çıkmaktadır. Oniki Adanın stratejik ehemmiyeti târihte olduğu gibi gelecekte de büyük önem arz edecektir.

Osmanlılarda ise; önceleri "Ege Adaları" denilmiş, sonra ise "Cezair-i Bahr-i Sefid (Akdeniz Adaları)" ve "Cezair-i isna aşer" denilmiştir. Daha sonra yönetim vilayeti olan Akdeniz Adaları, Sisam ve Sakız adası gibi Oniki Ada'nın dışında kalan adaları da içine almaktaydı.

Oniki Ada kelimesi, sadece on iki adet adayı hatırlatmasına rağmen; bu ad, güney Ege'de ada görünümündeki çok sayıda adalar grubunu işaret etmekte ve güney Ege kıyılarındaki irili ufaklı 20'den fazla adayı ifade etmektedir. Bunlara "Güney Sporat adaları", "Güney Sporatlar" denilmektedir. Ayrıca her adanın ismi vardır. Adaların isimlerinin çoğu Yunanca'dır.


Türkler bu adların bazılarını Türkçe'nin hançeresine uydurmuş, bazılarına ise Türkçe isimler vermişlerdir. Rodos ismi olduğu gibi kalmış; Kasos, Kaşot olmuş; Karpethos, Kerpe; Aliminya, Limoniye; Simi, Sömbeki; Tilos, İlyaki; Nisiros, İncirli; Mandraki, Yalı; Kos, İstanköy; Astropalya, Koçbaba; Kalimnos, Kilimli; Kharki, Herke olmuş; Patmos, Meis, Chalke, Lipos, Leros ise olduğu gibi söylenmiştir.

İngiltere'de yayımlanan Britannica Ansiklopedisi'nde şu ifade yer almaktadır:

"Oniki Ada ismi, Türklerin bu adaların idaresinde uygulamış oldukları özel bir sistemden gelmektedir."

Osmanlılar, adaların yönetiminde "12 üyeli mahalli meclis" sistemini uygulamışlardır. Dolayısıyla, "Oniki Ada" isminin bu sistemle ilgili olarak ortaya çıktığını söylemek, yanlış olmayacaktır.

Yunanca'daki (Dodecanesos) ifadesi, zamanla Batı dillerine geçmiş, yerleşmiş ve oradan da Türkçe'ye çevrilerek bizde de "Oniki Ada" olarak kullanılmaya başlanmıştır.

"Oniki Ada" denilen adalar grubunda, isminin çağrıştırdığı gibi 12 adet ada yoktur. Sadece büyük olanları sayarsanız 14 ada, büyüklü küçüklü hepsini sayarsanız 20'den fazla ada ve adacık vardır. Buradaki 12 sayısı adaların sayısı değil, "12 üyeli meclisle yönetilen adalar, 12'li adalar" anlamında olmalıdır.

Avrupa kaynaklarında ise, söz konusu adalar grubu için "Güney Sporatlar Adaları" veya "Güney Sporatlar" ifadeleri kullanılmıştır.

Ada sayısı da 12'yi çok geçtiğinden "Oniki Ada" (Dodecanesos) isminin bilimsel bir değer taşımadığı ortadadır.

"Oniki Ada" tabiri, Yunanlılar tarafından, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı, tarafından, Balkan Savaşı öncesinde, adaların İtalyanlar tarafından işgalinden sonra kullanılmıştır.

İstanbul'da basılan "Lozan-II" adlı kitabın 376. sayfasında, "Oniki Ada" isminin bu adalara 730 yılında Bizans idarecileri tarafından konulduğu belirtilmektedir. Ancak bu pek kabul edilebilir değildir. Çünkü, "Oniki Ada" ifadesi, 1800'lü yıllardan sonraki yazılı metin ve anlaşmalarda görülmeye başlanmıştır.

"Oniki Ada" kelimesinin bilimsel bir değer taşımadığını belirten Prof. Dr. Talip Yücel ise, Ege denizinin güneyinde yer alan bu adaları, Büyük Menderes ile Fethiye'nin doğusunda bulunan Kocaçay ve Denizli'nin Tavas ilçesi arasındaki sahayı kaplayan Menteşe bölgesinin bir devamı olarak görmüş ve konuyla ilgili kitabına "Menteşe adaları" adını vermiştir. Bu durumda Meis adası kelimenin kapsamı dışında kalmaktadır. Prof. Dr. Talip Yücel, bu noksanlığı gidermek için, ifadeyi, "Menteşe adaları ve Meis" şeklinde kullanmaktadır. Yücel'in kullanımı, hem pratik pratik değildir; hem de çağrışımı zayıftır. Ayrıca Meis adası, Menteşe bölgesi yerine Karamanoğulları'na ait bir bölgenin devamıdır.

"Oniki Ada" ismi, gerek Türkçe söylenişi, gerekse "Dodecannese" olarak Batı dillerinde kullanılması dolayısıyla, sözü edilen adaları çağrıştırmaktadır. Dolayısıyla, adaları ifade ederken "Oniki Ada" kelimesinin kullanılmasında bir sakınca yoktur.Oniki Adalar Tarihi Antik Çağda Yunan dünyasının bir parçası olan adalardan özellikle Rodos ve Kos (İstanköy)köklü tarihleriyle öne çıkarlar.Helenistik dönemde ve Roma döneminde siyasal ya da coğrafi bir birim oluşturmayan adalar ,Bizans yönetimi altında Kyklad Adalarını'da içine alan Dhodhekanisos Theması olarak düzenlendi.Bunu izleyen Osmanlı yönetimi sırasında , Rodos ve Kos dışındaki adalara belirli ayrıcalıklar tanındı.Başlangıçta yönetim açısından Midilli sancakbeyliği içinde içinde yer alan adalar daha sonra Kaptanpaşa Eyaleti'ne ,1867'de de Cezair-i Bahr-i Sefid Eyaletine bağlandı.Bu düzenleme,İtalyan kuvvetlerinin İstanbul, Marmara Bölgesi'nde il ve Türkiye'nin en büyük kenti. Yüzölçümü 5.712 km2 olan İstanbul ili doğuda Kocaeli, güneyde Bursa ve Marmara Denizi, batıda Tekirdağ, kuzeyde de Karadeniz'le çevrilidir. Marmara Denizindeki Adalar yönetsel bakımdan İstanbul'a bağlı ilçedir. Kuzey-güney doğrultusunda uzanarak Karadeniz ile Marmara'yı birleştiren İstanbul Boğazı, hem il topraklarını, hem de şehri Asya yakası ve Avrupa yakası olmak üzere ikiye böler.

Trablusgarp Savaşı sırasında adaların büyük bölümünü ele geçirmesine (Mayıs 1912) değin sürdü.Aynı dönemde İkaria Yunan kuvvetlerinin eline geçerken,Meis Osmanlıların elinde kaldı.

Trablusgarp Savaşı, 1911-12 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu ve İtalya Krallığı arasında geçen bir savaştır. Bazı (özellikle yabancı) kaynaklarda "1911-12 Türk-İtalyan Savaşı" olarak da geçer. Adı, "Trablusgarp Savaşı" olmasına rağmen çarpışmalar, Trablusgarp'ın (bugünkü Libya) dışında, , Adriyatik Denizi, Ege Adaları, Çanakkale Boğazı ve Kızıldeniz gibi çeşitli bölgelerde de sürmüştür.

1. Dünya Savaşı sonrasında Sevres Antlaşmasıyla Oniki Ada ve Meis İtalya'ya bırakıldı.Birinci Dünya Savaşı, 1914 yılında Avrupa'da başlamış, ancak dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin katılması ve diğer kıtalardaki sömürgelere de yayılması nedeniyle "dünya savaşı" olarak adlandırılmıştır. 1914'te başlayan savaş 1918 yılında sona ermiştir. 30 Ekim 1918'de Osmanlı Devleti Mondros Mütarekesi'ni imzalayarak savaştan çekildi.

Lozan Antlaşması'nda da Oniki Ada'nın İtalyan yönetiminde kalması onaylandı. (Lozan Antlaşması, 1923 Türk Kurtuluş Savaşı sonunda, yeni Türk devleti ve diğer imzacı ülkeler arasında yapılan barış antlaşması. Bu anlaşma ile Türkiye tam bağımsızlığını bütün dünyaya kabul ettirmiş oldu. Bugünkü sınırları ile dış ilişkilerinin bir kısmı da Lozan Barış Antlaşmasına göre saptandı. 20 Kasım 1922'de başlayan ve çok çetin geçen görüşmeler, aradaki bir kesilme döneminden sonra, 24 Temmuz 1923'de sonuçlanarak bu tarihte Antlaşma imzalanmıştır.)

2.Dünya Savaşında İtalya'nın 1943'te teslim olmasından sonra İngilizlerin adaları alma girişimi başarısızlığa uğradı. Denetimi ele geçiren Alman birlikleri ancak Mayıs 1945'te adalardan çıkarılabildi. Adalar Paris Antlaşmasıyla ,1947'de resmen Yunanistan'ın yönetimine geçti. Oniki Ada şunlardır:1. Batnos (Patmos): Sisam’ın güneyinde ve Leros Adasının kuzey batısındadır. Anidro, Arkoı, Gaydaro, Kaproni, Strongilo, Maroti, Lunga, Gilyomodi, Grilusa ve Petrokaravi adacıkları buna bağlıdır.

2. Lipsos (Lipsoı): Batnos’un doğusundadır. Lodos tarafında Skorno denilen tabiî bir limanı vardır. Arefuza, Kalepodi, Kalavropa, Kulura veFranko adacıkları buna bağlıdır.

3. Kerupe (Karpatos): Rodos’un güney-batısında olup, uzun ve dağlıktır. Kaşot ve Kerpe, Preveze Deniz Savaşından önce Barbaros tarafından fethedilmiştir. İstanköy’e 30 km mesâfededir. Bağcılık yapılmakta ve turunçgil yetiştirilmektedir. Sarya, Skastro, Stakida, Sofrana, Karavi, Avga, Üniye ve Kamila adacıkları buna bağlıdır.

4. İstanköy (Kos): Eskiden Türk deniz üssüydü. Limanı batı rüzgârlarına kapalıdır.

5. Kaşot (Kasos): Kerupe Adasının güney-batısındadır. Yüzölçümü 100 km2 kadardır. Kuzeyindeki tabiî limanı, üç küçük adayı kuzey rüzgârlarına karşı korumaktadır. Armatio, Makra ve Platio adacıkları buna bağlıdır.

6. İstanbali Stampalea: İstanköy’ün doğusunda olup, Adelfi, Karvi, Grossa, Sinenda, Fokinisya, Ova, Ofridusa, Pondikosa, Sisina, Treskoli, Sirina, Mezzo ve Placida adacıkları buna bağlıdır.

7. Hereke (Kalkiya): Rodos’un batısındadır. Sen Teodara veTraguza adacıkları buna bağlıdır.

8. Sömbeki (Simos): Datça’nın güneyinde, Rodos’a 33 km, Türkiye’ye de 5 km mesâfededir. Yüzölçümü 61 kilometrekaredir. Eskiden bu adada yapılan gemilere Sömbey denilirdi. Söm Bey, adada tersâneyi kuran eski bir Türk denizcisidir. Arazisi dağlık olup, taraça hâline getirilmiş yamaçlarında bir miktar zirâat yapılmaktadır. Nimo, Sesoli, Kamoka, Diovata, Sesli ve Trombeto adacıkları buna bağlıdır.

9. Leryos (Leros): Batnos’un güney-doğusunda, Kilimli’nin de kuzeyindedir. Arkangelo, Farmako, Levita, Pega, Sandormenik, Farado, Strongilo, Triptio, Leriko ve Kinaros adacıkları buna bağlıdır.

10. Kilimli (Kalimnos): İstanköy’ün kuzeyinde olup, 109 kilometrekaredir. Kalovro, Kalolino, Kaprari, Psarimo, Nera, Sandomenika, Tolendo, Sopra ve Sari Galbioni adacıkları buna bağlıdır.

11. İncirliada (Nisiros): İstanköy’ün güneyinde volkanik bir ada olup, kaplıcaları vardır. Yüzölçümü 40 kilometrekaredir. Tek yerleşim yeri Mandrake’dir. Türkiye’ye uzaklığı 17 kilometredir. Kandelyuza, Yalı, Priguza ve Rakkiyya adacıkları buna bağlıdır.

12. Tilos (Tilostos): Datça Yarımadasının güneyinde Rodos’a 32 km mesâfededir. Yüzölçümü 63 kilometrekaredir. Eskino ve Antitilo adacıkları da buna bağlıdır.

KAYNAK:
Taşkıran, Dr. Cemallettin-; Oniki Ada'nın Dünü ve Bugünü, Gnkur. ATASE Yayını, Gnkur. Basımevi, Ankara 1996, s. 3-4. turk-yunan.gen.tr
Rehber Ansiklopedisi

Ziyaret -> Toplam : 85,94 M - Bugn : 8478

ulkucudunya@ulkucudunya.com