« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

20 Kas

2022

ABD ve Rusya, Ukrayna konusunda İngilizlere rağmen mi anlaştı?

Ömür Çelikdönmez 01 Ocak 1970

Rus Ordusunun Güney Ukrayna’daki askeri faaliyetlerinden kısaca söz edelim.
Ukrayna’nın Rusya Federasyonu’nun bütüncül güvenliğini tehdit eden girişimlerinin ardından Rus Ordusu; Kırım’daki ana askeri üslerinden, Güney Ukrayna' daki Herson Oblastı, Mıkolayiv Oblastı ve Zaporijya Oblastı'na yönelik saldırıyı başlattı.
Rus ilerleyişinin stratejisi büyük ölçüde Mariupol ve Slavyansk’ı, Donetks ve Lugansk ile birleştirmeyi, hedefliyordu. Ruslar Dinyeper havzasını boydan boya tamamen Moskova'nın kontrolüne almak istiyorlar.
Sebeb?
Rusların Mariupol ve Slavyansk’ı, Donetsk ve Lugansk ile bütünleştirmek istemelerinin nedeni, özellikle Mariupol limanının, buğday ve çelik ihracıyla, kömür ihracı açısından stratejik öneme sahip olması.
Slavyansk bir liman kenti değil ama bir dizi demiryolu ve karayolunun bir bağlantı noktasında yerleşik.
Savaşla birlikte, Rusya ve Ukrayna'nın üretimdeki ağırlığı nedeniyle buğday, emtia piyasalarında ana aktör oldu. Enerji fiyatlarındaki yükselişler dikkati çekerken, Rusya'nın metal üretiminde sahip olduğu önemli rol nedeniyle bakır, alüminyum ve nikel gibi metal fiyatlarındaki yukarı yönlü hareket de ivme kazandı.
Washington Yönetimi, Rusya’nın Ukrayna Politikasını onaylıyor mu?
Biliyorum çok iddialı olduğu gibi, uluslararası politik arenada yaşananlara tamamen ters gibi bir tez benimkisi.
Bir taraftan ABD Savunma Bakanlığı, Ukrayna'ya Amerikan ordusunun envanterinden sağlanmak üzere aralarında Yüksek Hızlı Anti-Radyasyon Füzeleri (HARM) de bulunan 725 milyon dolarlık ek silah ve mühimmat yardımı yapacağını duyuruyor, Ruslara Ukrayna’dan çekilme çağrısı yapıyor diğer taraftan kapalı kapılar arkasında al takke ver külah görüşmelerde bulunuyor.
26-02-2022 günlü yazıma bakınız. ABD ile Rusya arasında Ukrayna konusunda kısmi bir uzlaşmadan söz edilebileceğine gönderme yapmış; “ABD ile Rusya arasındaki mutabakat yansıması Ukrayna’da daha net görülebilir. Rus diplomatlara göre Doğu Avrupa'nın sorunlu bölgesine kalıcı barış ve istikrar getirecek diplomatik bir çözüm, Amerika Birleşik Devletleri ve müttefiklerinin temel ilkelerinden ve çıkarlarından ödün vermelerini gerektirmeden en azından Moskova'nın asgari güvenlik gereksinimlerini karşılayan bir yol bulmasından geçiyor.” demiştim.
Nitekim zaman zaman ABD ve Rusya Dışişleri Bakanları iletişimi açık tuttular. Ayrıca Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns, defalarca Moskova’da temaslarda bulundu. Son olarak Rus SVR Direktörü Sergei Naryshkin ile Amerikan CIA Direktörü William Burns, dünyanın birçok başkenti dururken Ankara'da Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığının ev sahipliğinde MİT’in ‘Kale’sinde görüştüler.

Pek kimse dikkat etmedi ama CIA ve SVR arasındaki bu görüşme, özellikle Ukrayna'daki savaşı körükleyen İngiltere gibi bazı ülkelerden gizli yapıldı.
Birkaç gün önce ne olmuştu?
Polonya'nın Ukrayna sınırına yakın Przewodow'a füze düşmüş ve 2 kişi ölmüş, Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, füzenin “büyük ihtimalle” Ukrayna hava savunma birimleri tarafından fırlatıldığını belirterek “Aldığımız bilgiye göre bu Sovyetler Birliği döneminde yapılmış bir S-300 füzesi ve bunu Rus tarafının fırlattığına dair hiçbir bulgu yok” demişti.

Polonya ordusu, savaşa hazırlık durumunu artırırken Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy "Ortak güvenliğe yönelik bir Rus saldırısı" açıklamasını yapmış, Rusya ise saldırıyla ilgili suçlamaları reddetmişti. En çarpıcı açıklama ise ABD tarafından geldi, ABD Başkanı Joe Biden, "şu anda net bir şey söyleyemem ancak elimizdeki ilk bilgiler Polonya'ya düşen füzenin Rusya tarafından fırlatılması olasılığının düşük olduğunu gösteriyor." diyiverdi.
NATO’yu da kirli savaşa bulaştırma teşebbüsü de işe yaramadı, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg; Polonya'ya düşen füzenin Ukrayna hava savunma sisteminden ateşlenmiş olabileceğini belirtti.

Endonezya'nın Bali adasında düzenlenen G20 Liderler Zirvesi'nin son gününde Bali Uluslararası Konferans Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan da; "Rusya'nın yaptığı açıklamaya doğrusu saygı duymak durumundayım" açıklamasında bulundu.
Polonya’ya Ukrayna tarafından muhtemelen İngiliz Special Air Service (SAS) komandolarınca düşürülen füze, kamuoyunda beklenildiği etkiyi göstermedi ve Rusya’ya yönelik suçlamalar havada kaldı.
Birleşik Krallık/İngiltere neden Ukrayna savaşının sürmesini istiyor?
Amerikalı sığır çobanlarının Ukrayna’daki tek yatırımı; 2005’ten bu yana Savunma Bakanlığı Kooperatif Tehdit Azaltma Programı kapsamında Ukrayna’daki laboratuvarlara 200 milyon dolarlık bir ödenek.
Silah hibesini yatırım saymayın. Ama İngilizler öyle mi?
Ukrayna’da milyar dolarları bulan yatırımları var. Uzun bacaklı sarı çıyanlar, çok akıllı.
Eski Sovyet coğrafyasında operasyonları NATO ve ABD üzerinden yürütüyorlar. Masrafları NATO ülkeleri ve ABD karşılıyor. Şimşekleri sığır çobanları çekiyor. Ama perde arkasında asıl malı İngilizler götürüyor. Jeopolitik kuşatma sonucunda Rusya, Kiev’i, en eski Slav kentini kaybetti. İstedikleri kadar Varvara ile Katyusha şarkısını söyleyip dursunlar. Polonya 1999’da Estonya-Letonya-Litvanya ve Bulgaristan 2004’te, Romanya 2007’de NATO’ya geçti. Reelpolitik durum bu.
Rusya; Atlantik Antlaşması’nın ortaya çıkardığı NATO karşısında en geniş ileriden savunma alanını bütün hatlarıyla kaybetmiş oldu. Ancak Kırım’ı ilhak edebildi, Sivastopol Deniz Üssü’nü son anda kısmen kurtarabildi. NATO, Doğu Avrupa’daki eski Nazi askeri üslerini canlandırarak buraları füzelerle, zırhlı birliklere donattı.
Mart 2016'da Ukrayna ve Birleşik Krallık, 15 yıl süresi olan bir askeri anlaşma imzaladı. Söz konusu anlaşma, Rusya’ya karşı Avrupa Birliği’nin ileri karakolluk görevini üstlenen Ukrayna’ya Birleşik Krallık’tan bir destek jesti olarak kamuoyuna yansıtıldı. Bu anlaşma, İngiltere’nin Ukrayna’ya ilişkin sorumluluklarının artmasına ve Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin fiziksel hazırlığına yönelikti.
Bu anlaşmada, iki ülkenin ortak tatbikatlar düzenlemesi ve İngilizlerin, Ukraynalı askerlere, yeni askeri taktikler öğretmesi yer alıyordu. Bu kadarla kalsa iyi.
İngiltere, Ukrayna’nın liman şehri Mikolayiv / Nikolayeviç'e çöreklendi…
Sovyetler döneminin en stratejik coğrafyasında yer alan Karadeniz’de yarımada üzerinde kurulu 900 bin nüfuslu Nikolayeviç şehri, Sovyetler Birliği döneminde en önemli ‘tersaneler kenti’ olarak biliniyor. Kiev ile Londra arasındaki son anlaşma kapsamında ‘tersaneler kenti’ Nikolayeviç, İngiliz Kraliyet donanmasının üssü olacaktı. Ayrıca Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson tarafından Ukrayna ve İngiltere arasında, Brexit sonrasında İngiltere ile Ticarette Ortaklık Anlaşmasının yerini alacak bir Siyasi İşbirliği, Serbest Ticaret ve Stratejik Ortaklık Anlaşması imzalanmıştı.
Bu anlaşma kapsamında İngiltere, Ukrayna’ya modern askeri teçhizat modelleri ve en son yüksek hassasiyetli silahlar tedarik edecek, ayrıca Ukrayna’da belirli askeri ürün türlerinin üretimini organize edecek ve Ukrayna Donanması için üs tesislerinin inşasına yardımcı olacaktı.
Nitekim Kiev ve Moskova arasındaki anlaşmazlık savaşa dönüşünce, önce İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Kiev’de boy gösterdi, arkasından çorap söküğü gibi İngiliz ordusunun emekli askerleri, muvazzaflar Ukrayna’ya doluştu.
Ukrayna Savunma Bakanlığı ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Savunma Bakanlığı arasında Ukrayna Silahlı Kuvvetleri ve Deniz Kuvvetleri’nin savaş yeteneklerinin geliştirilmesi ve artırılması konusunda işbirliği de anlaşmanın içeriğinde mevcut.
İngiliz üst aklının Ukrayna-Rusya savaşından, ABD’ye göre daha farklı çıkarları var. Önceliği Avrupa Birliği (AB) ile vardığı birlikten çıkış (Brexit) anlaşmasının diğer tarafını yani Avrupa Birliği kurucu ve ülkelerinin, Rusya Federasyonu üzerinden gerçekleştirdikleri enerji tedarikini baltalamak. AB ülkelerini zor durumda bırakmak ve Birleşik Krallık için siyasi, ekonomik ve askeri açıdan rakip olmaktan uzak tutmak. Bu niyet okumaya göre İngiltere, Avrupa Birliği’ni, ada açısından güvenlik tehdidi olarak algılıyor demektir.
Ruslar taktik savaşı yapıyor!..
Rus ordusu; savaşın ilk etabında; ABD Delta Force ve İngiliz Special Air Service (SAS) komandolarının destek verdiği Ukrayna ordusunu büyük çapta yok etti. Ancak savaşın ilerleyen günlerinde Ukrayna’ya yönelik askeri silah ve mühimmat gönderen bu iki ülke, ordularından emekli, paralı askeri de savaş bölgelerine yönlendirdi. Ayrıca Rus ordusunu sevk ve idare eden generallerin bazı cephelerde düşmanla işbirliği yapmaları, ileri harekât noktasında savaşan askeri birliklerin ihtiyaç duydukları gıda ve mühimmat tedarikinde yavaş davranmaları, savaşın seyrini Rus açısından olumsuz etkiledi.

Rus yetkililer yeni bir "taktik seçenek" geliştirdi. Bu tam teşekküllü bir barış anlaşmasının imzalanmasını değil, geçici bir ateşkesin getirilmesini içeriyor. Kremlin'e göre, Rus ve Ukrayna ordusu, her iki devletin üst düzey yetkililerini dahil etmeden bu konuda anlaşabilir.
Rus yetkililerin bu anlaşma uğruna Herson bölgesinin işgal altındaki topraklarının en azından bir kısmından asker çekmeye hazır olmasına muhtemel gözüyle bakılıyordu. Nitekim öyle de oldu. Rus yetkililer giderek artan bir şekilde Ukrayna ile müzakerelere dönmeye hazır olduklarını söylüyorlar. Bunun sebebi Kremlin'in zaman kazanmak istemesi. Ruslar 2023'ün başlarında tam ölçekli bir saldırıya hazırlanıyor. Kremlin’in planına göre, yeni bir tam ölçekli saldırı Şubat-Mart 2023’te başlatılacak.
Rus Ordusunun Donbass'taki Opytnoye köyü ve Mayorsk şehrini Ukrayna askeri birliklerinden arındırdı. Rus güvenlik uzmanlarına göre bu, RF Silahlı Kuvvetleri için büyük bir başarıdır. Çünkü Opytnoe'de kontrolün sağlanması ile Donetsk’in Ukrayna topçusu tarafından bombalanmasının önüne geçildi. Qytnoye ve Mayorsk yerleşim birimlerinin kontrol altına alınmasından sonra bölgedeki Rus birliklerinin yakın bir süreçte Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin en güçlü müstahkem bölgesi Avdiivka'yı ele geçirmesine muhtemel gözüyle bakılıyor. Burası Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin en güçlü müstahkem bölgesi.
Ukrayna’daki Rus Savunma Hattı, Dinyeper Nehrini sınır kabul ediyor. ABD yönetiminin bu duruma itirazı yok.
Nasıl olsa Rusların enerji sopasıyla Avrupa'yı epey hırpaladılar, onlar için maksat hasıl oldu. Bu arada Ankara'nın ABD ve Rusya üzerindeki nüfuzunu küçümsemek gibi bir gaflete sakın düşmeyin!
Benden söylemesi.
Boşuna mı Harbiye Marşı, "Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız /Tufanları gösteren tarihlerin yâdıyız" sözleriyle başlıyor?
.
Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com

Ziyaret -> Toplam : 85,94 M - Bugn : 8558

ulkucudunya@ulkucudunya.com