« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Lehistan Yaş Savaşı

20.09.1620, 20 Eyl 2021

SONRAKİ HABER

İbrahim Şinasi

1826 – 13.09.1871, 13 Eyl 2021

13 Eyl

2021

Sinân-ı Âtik

13.09.1471 01 Ocak 1970

Türk mimarlık tarihinde Atik Sinan veya Âzadlı Sinan adıyla tanınan ünlü sanatkârın tam adı Sinâneddin Yûsuf b. Abdullah’tır. 15. yüzyıl Osmanlı mimarisinin ve özellikle Fatih Sultan Mehmed dönemi mimari faaliyetlerinin önde gelen isimlerinden olan Atik Sinan, İstanbul’un ilk ve en büyük yapılar topluluğu olan Fatih Camii ve Külliyesi’nin mimarıdır. Bu yapı onun günümüze ulaşan en değerli eserlerindendir. Baba adından da anlaşılacağı üzere sonradan Müslümanlığı kabul ettiğinden Batılı araştırmacılar tarafından kimliği üzerinde çok durulmuş ve Müslümanlığı kabul etmeden önceki adının Hristodulos olduğu yolunda bir iddia ortaya atılmıştır. Fakat bu çevrelerce aynı ad, Fâtih Camii ve Külliyesi ile inşa tarihleri arasında büyük bir zaman farkı bulunan Bursa Hudâvendigâr Camii için de öne sürülmüştür. Esasen bu iddiaların belgelerle desteklenemediği gibi doğru olması da mümkün değildir.

Mimar Atik Sinan’ın günümüze gelen 1464 ve 1468 tarihli iki vakfiyesinden ölümünden sonra mal varlığını İstanbul Fatih’te yaptırdığı mescid, zaviye ve mektebe bağışladığı anlaşılmaktadır. Vakfiyelerde belirtilen yapılardan zaviye ve mektep zamanla ortadan kalkmıştır. Mescid ise Sinan’ın adıyla değil vaktiyle bitişiğindeki çeşmenin üzerindeki aynada bulunan iki kumru kabartması sebebiyle Kumrulu Mescid adıyla tanınmaktadır. Günümüzde adı geçen çeşme mevcut olmayıp kabartmaları cami duvarında muhafaza edilmektedir. Meşe dikme, çatkı ve atkılarla takviye edilmiş moloz taş örgülü mescid 1964-1965 yıllarında tamamen yenilenmiştir. Kendi mezarı da mescidin hazire bölümündedir. Bazı tarihi kaynaklarda Mimar Atik Sinan hakkında, Fâtih Camii’nin sütunlarını kısalttığı için Fâtih Sultan Mehmed tarafından ellerinin kesildiği yolunda bir kayıt varsa da bu gerçek değildir.

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2021

Gönlümüz bütün Türklerin hatta bütün insanların Ülkücü olmasını arzu eder, fakat hiç kimse Ülkücü olmaya mecbur değildir… Hiç kimse Ülkücü olmaya zorlanamaz… Çünkü Ülkücülük gönül işidir; serbest irâde ile seçilip, kabul edilebilecek bir dünya görüşüdür.

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

23 Eyl 2021

Hüdai KUŞ

20 Eyl 2021

Efendi BARUTCU

20 Eyl 2021

Nurullah KAPLAN

15 Eyl 2021

Halim Kaya

12 Tem 2021

Yusuf Yılmaz ARAÇ

15 Mar 2021

Ziyaret -> Toplam : 75,42 M - Bugün : 35678

ulkucudunya@ulkucudunya.com