« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Lehistan Yaş Savaşı

20.09.1620, 20 Eyl 2021

SONRAKİ HABER

Şinasi Tekin

28.09.1933 – 16.09.2004, 13 Eyl 2021

13 Eyl

2021

Güzellikler güldestesi bir ömür: Kemal Çapraz

Aydil Erol 01 Ocak 1970

(Pelitören-Araç-Kastamonu 17.7.1964 – Kartal-İstanbul 16.9.2008)
Araç’ta başlayan ve “Bayrak gibi” yaşanılan bir ömür, Kartal’da bir “araç kazasıyla” noktalandı.
Bir yol da biz söyleyelim: “44 yıllık ömre 88 yılın işini sığdırdı”. Kırıldı, kırmadı; incindi, incitmedi; kıskanıldı; kıskanmamakla kalmadı, üstüne üstlük yüreklendirdi. Durmak nedir, duraklamak nedir, yılmak nedir, yorulmak nedir bilmedi. Vefasızlıklar gördü, ilgisizlikler gördü; güldü, geçti; vefasızlığa göz ucuyla bile bakmadı; ilgisini esirgemedi. Dert dinledi, dert yanmadı. Üzüldü, üzmedi; verdi, almadı; istemedi. Gözü de, gönlü de toktu; sözü gibi, özü gibi… “Özü sağlam, sözü sağlam adam olup ırkına çek”enlerdendi. Pek çok hususta fedakârlık yaptı; lâkin nezaketinden, kibarlığından, inancından, insanlığından asla.
Felâket yağmurları altında Türklük için mutluluk çiçekleri toplamaktan bir an bile geri durmadı.
Gönüller yapanlardandı, gönül yıkanlardan olmadı. Kemali yalnız adında değildi; işinde de, insanlığında da öyleydi. Türklük uğrunda kendini vakıf çeşme gibi sebil edenlerdendi. Gösteriş yanına bile sokulamazdı; bütün hizmet edenler gibi az konuşurdu.
Onun için: “Kahraman” dendi, “usta gazeteci” dendi, “yiğit” dendi. Kimisi “Kastamonu’nun değerli evlâdı” dedi; kimisi de “Asil neslin son temsilcisi” olduğunu ileri sürdü. “Tutarlılık âbidesi” olduğu, “Ufuk Ötesi’ne geçti”ği söylenildi. “Gönlünün güzelliğinin yüzüne vurduğunu”, “Bayrak gibi yaşadığı”nı söyleyenler çıktı. “Türk Dünyasının sevdalısı”, “Bozkurt Kemal” diyenler görüldü.
Hakkında ne söylenilse azdır; ne denli yazılsa eksik kalacaktır. Bu söylenenlerin hepsi doğrudur, gerçektir; lâkin ne var ki, hepsi de körlerin fil hikâyesini hatırlatmaktadır. O da bir adaşı gibi: “Felek her türlü esbâb-î cefâsın toplasın gelsin/Dönersem kahpeyim millet yolunda bir azîmetten” diye kükrüyordu.
“Bizler AB-D fonlarının veya başkalarının doldurduğu dolmakalemler değiliz. Bizler kurşun kalemleriz. Bu mücadelenin sonunda kurşun kalemlerin galip geldiğini göreceksiniz.” diye haykırıyor, ilkelerinden taviz vermemek için var gücüyle didiniyordu.
Derdine ortak olamadığımız, sıkıntısını paylaşamadığımız, yüküne omuz veremediğimiz, çilesini üleşemediğimiz içindir ki, saçları erken ağarmakla, yüzünde yaralar çıkmakla kalmadı, ülseri de azdı.
İlkeli, seviyeli, kaliteli yayın yapmanın; şerefle, onurla, haysiyetle yaşamanın; kula kul olmamanın; hak bildiği yoldan dönmemenin; başını dik tutmanın; nâmerde değil merde bile eyvallah dememenin; kısacası Türk olmanın bedeli gerçekten ağırdır, hem de pek ağır… O, bu bedeli fazlasıyla ödedi…
Çapraz’ın sağlığında kadrini, kıymetini bilmeyenler, Uçmaya vardıktan sonra onun için dövündüler, timsah gözyaşı döktüler, günah çıkarmaya kalkıştılar, ağıtlar düzmekten geri kalmadılar. Bu da kaderin garip bir cilvesi olsa gerektir…
Ne diyelim: Baht utansın!..

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2021

Gönlümüz bütün Türklerin hatta bütün insanların Ülkücü olmasını arzu eder, fakat hiç kimse Ülkücü olmaya mecbur değildir… Hiç kimse Ülkücü olmaya zorlanamaz… Çünkü Ülkücülük gönül işidir; serbest irâde ile seçilip, kabul edilebilecek bir dünya görüşüdür.

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

23 Eyl 2021

Hüdai KUŞ

20 Eyl 2021

Efendi BARUTCU

20 Eyl 2021

Nurullah KAPLAN

15 Eyl 2021

Halim Kaya

12 Tem 2021

Yusuf Yılmaz ARAÇ

15 Mar 2021

Ziyaret -> Toplam : 75,42 M - Bugün : 36998

ulkucudunya@ulkucudunya.com