« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Lehistan Yaş Savaşı

20.09.1620, 20 Eyl 2021

SONRAKİ HABER

Tanburî Cemil Bey

1873 – 29.07.1916, 26 Tem 2021

26 Tem

2021

I.Dünya Savaşı

28.07.1914 – 11.11.1918 01 Ocak 1970

1. Dünya Savaşı, 28 Temmuz 1914 tarihinde başlamış ve dört yıl sürerek 1918 senesinde sona ermiştir. 1. Dünya Savaşı'na günümüzde de dünyaya yön veren birçok devlet katılmış ve İtilaf ya da İttifak Devletleri tarafında saf tutmuştur. 1. Dünya Savaşı, birçok farklı devletin yönetim anlayışını değiştirerek dünya tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. 1. Dünya Savaşı süresince hem maddi hem de manevi olarak büyük kayıplara uğrayan devletler, savaşın bitmesi için antlaşmalar yapmak zorunda kalmışlardır.

1. Dünya Savaşı'na katılan itilaf devletleri:

İngiltere
Çarlık Rusya
Fransa
Yunanistan
Sırbistan
İtalya
Portekiz
Belçika
Japonya
Amerika Birleşik Devletleri

1. Dünya Savaşı'na katılan ittifak devletleri ise şu şekildedir:
Almanya
Osmanlı Devleti
Avusturya – Macaristan
İtalya (Sonradan saf değiştirmiştir)
1. DÜNYA SAVAŞI NEDENLERİ

1. Dünya Savaşı nasıl başladı ve 1. Dünya Savaşı ne zaman başladı sorularının cevabı özellikle sosyal bilgiler ve tarih derslerinde sıklıkla sorulmaktadır. Birinci Dünya Savaşı'nın görünen sebepleri ile asıl sebepleri birbirinden farklıdır. 1. Dünya Savaşı'nın börünen sebebi Avusturya – Macaristan veliahtı Franz Ferdinand'ın Saraybosna'ya yaptığı ziyaret sırasında bir Sırp milliyetçisi tarafından suikasta uğramasıdır.

1. Dünya Savaşı'nın asıl nedenleri ise, Fransız İhtilali arkasından gelen milliyetçilik düşüncesi ile imparatorluklara bağlı azınlıkların kendi devletlerini kurmak istemesi, Sanayi Devrimi sonrasında artan sömürge arayışları ve Fransa ile Alamnya arasında yaşanan Alsace – Lorraine bölgesi problemi olarak sıralanabilir.

OSMANLI DEVLETİ, 1. DÜNYA SAVAŞI'NA NEDEN GİRDİ?

Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı'na sonradan katılan devletler arasında yer aldı. Almanya, Osmanlı'nın jeopolitik konumundan faydalanmak, yeni cephelerin açılmasını sağlamak ve halifelik sıfatından yararlanmak için Osmanlı'nın savaşa girmesini istedi. İtilaf Devleti ise Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesi istemiyordu. U nedenle kapitülasyonların kaldırılacağını ve maddi yardılar yapılacağını açıkladı.

Almanya'nın Savaşı kazanacağının düşünülmesi ve Midili ile Yavuzlu adı verilen Alman gemilerinin Rus limanlarını bombalaması sonucunda Osmanlı Savaşa girdi.

1. DÜNYA SAVAŞI SONUÇLARI

1. Dünya Savaşı'nın başlamasının ardından hem Asya'da hem de Avrupa'da yer alan neredeyse bütün ülkelerin hem yönetim hem de yaşam şekilleri değişmiştir. 1. Dünya Savaşı'nın en büyük sonuçlarından biri Çarlık Rusya, Osmanlı Devleti ve Avusturya – Macaristan imparatorluklarının parçalanmasıdır. Bu parçalanmanın ardından Yugoslavya, Macaristan, Çekoslovakya, Polonya ve Macaristan ülkeleri kurulmuştur.



1. Dünya Savaşı'nda yenilen devletlerin imzaladığı antlaşmalar:

Almanya: Versay antlaşması
Avusturya: St. Germain antlaşması
Macaristan: Riyanon antlaşması
Bulgaristan: Nöyyi antlaşması
Osmanlı Devleti: Sevr antlaşması

1. DÜNYA SAVAŞI CEPHELERİ

1. Dünya Savaşı sırasında birçok farklı cephede savaş verilmiştir. 1. Dünya Savaşı'nın saldırı cepheleri Kanal Cephesi ve Kafkas Cephesidir. Savuma cepheleri, Hicaz ve Yemen Cephesi, Irak Cephesi, Suriye ve Filistin Cephesi ve Çanakkale Cephesidir. Bu cephelerin yanında Osmanlı Devleti'nin kendi müttefiklerine yardım edebilmek için açtığı bazı cepheler vardır. Bu özel cepheler ise Galiçya Cephesi, Makedonya Cephesi ve Romanya Cephesi olarak karşımıza çıkar.



KAFKASYA CEPHESİ

Osmanlı devleti doğu Anadolu'da Ruslarla savaştı. Ruslar 1914 yılının aralık ayında doğu ana doluya saldırdı. Enver paşanın yönettiği karşı taarruz, şiddetli soğuklar yüzünden başarısız oldu. Bu nedenlerden dolayı Sarıkamış ve yöresinde askeri birliklerimiz çok kayıplar verdi.

1916 yılında Muş ve Trabzon'u ele geçirdi. Ancak Çanakkale savaşlarından sonra gönderilen Mustafa kemal, muş ve Bitlis'i Ruslardan geri aldı.1917 Rus ihtilali, Kafkas cephesi'nde savaşın durmasına neden oldu.

KANAL CEPHESİ

Osmanlı Devleti, Mısır'da yeniden egemenlik kurmak ve Süveyş kanalı'nı ele geçirmek amacındaydı. Bu kanal Osmanlılar tarafından alınırsa, İngilizlerin, sömürgeleriyle olan bağlantısı kesilecek ve oralara n aldığı Asker ve malzeme desteği önlenecekti.

Bu yüzden Osmanlı Almanya'nın etkisiyle İngilizlerin Elinde bulunan Süveyş kanalı'na bir saldırı düzenledi.(1915) ancak gerekli önlemler alınmadan, hazırlıksız olarak yapılan savaşta İngiliz birlikleri karşısında başarılı olamadı. İngilizler, Sina yarımadası'nı ele geçirerek Suriye sınırına dayandı (1916)

HİCAZ VE YEMEN CEPHESİ
Bir kısım Osmanlı birlikleri kutsal yerleri korumak için bu bölgede İngilizlerle çarpıştı.

Ancak Sina'da gerek çölün olumsuz koşulları gerekse güçlü İngiliz kuvvetleri karşısında bir sonuç alınamadı.

Osmanlı devleti bu cephede, İngilizler Veonların kışkırttığı Araplarla mücadele etmek zorunda kaldı. Bu cephede İngiliz üstün duruma geçti.

IRAK CEPHESİ

İngilizler, Türk kuvvetlerinin İran' a girmesi ve Hindistan'ı tehdit etmesini önlemek istiyordu. Ayrıca, kuzeye çıkarak Ruslarla birleşmek amacındaydılar. Irak petrollerini ele geçirmeyi planlayan İngiltere, Basra'ya asker çıkardı. İngiliz birlikleriyle savaşan Osmanlı kuvvetleri başarılı oldu.
Küt' ül amare denilen yerde, İngiliz kuvvetleri geri çekildi(1915). Ancak elde edilen bu başarı uzun sürmedi. Yeniden Basra'ya asker çıkaran İngilizler, 1917 yılında Bağdat' a girdiler.

SURİYE VE FİLİSTİN CEPHESİ

Bu cephede Türk kuvvetlerine, yıldırım ordular grup komutanı olan alman general liman Von Sanders komuta ediyordu. Bu general, ateşkes hükmü gereğince görevden alındı, yerine Mustafa kemal paşa atandı. Suriye cephesi'nde İngilizlere karşı bazı başarılar kazandı. Mustafa kemal paşa, bugünkü Suriye sınırımızı savunmak için önlemler aldı.



GALİÇYA, ROMANYA VE MAKEDONYA CEPHELERİ

Osmanlı devleti, Avrupa cephelerine kuvvet göndererek, kendi bağlaşıklarını desteklemişti gönderilen kuvvetler 1916-1917 yıllarında Avrupa cephelerinde muharebelere katıldılar. Rusya, Romanya ve Fransa' ya karşı mücadele ettiler.

ÇANAKKALE CEPHESİ

Türk tarihinin kaderini değiştiren, Türk milletinin vatanını savunmak için canını feda etmekten çekinmediği önemli bir savaştır.

İtilaf devletlerinin bu cephedeki amacı; Rusya'ya silah yardımı yaparak bu devletin doğu Avrupa'ya yönelik saldırısını kolaylaştırmak, Almanya'nın doğuya yayılmasını önlemek, boğazlar ve İstanbul' u alarak Osmanlı devleti'ni savaş dışı bırakmaktı.

İngiltere ayrıca, Mısır'daki varlığını güvence altına almak, Ortadoğu'daki zengin petrol yataklarına sahip olmak istiyordu.

İtilaf devleri, Çanakkale Boğazı'ndan geçmek için, Şubat 1915'ten itibaren saldırıya geçtiler. Güçlü top atışı ve Nusret mayın gemisinin önceden boğaz'a döktüğü mayınlar yüzünden başarısızlığa uğradılar. 18 Mart 1915' te, daha büyük bir saldırı başlattılar. İtilaf devletleri'nin savaş gemilerinin bir kısmı batırıldı, bir bölümü ise saf dışı edildi.

Böylece Çanakkale'yi denizden geçilemeyeceğini anladılar. Bunun üzerine 25 Nisan tarihinde Gelibolu Yarımadası'nda Seddülbahir ve Arı burnu kıyılarına çıkarma yaptılar.

Amaç; Çanakkale'yi karadan geçmekti. İçlerinde Avusturya ve yeni Zelandalı askerlerden oluşan Anzakların da bulunduğu itilaf devleti'nin birlikleri, karşılarında Mustafa kemal' i ve onun inançlı askerlerini buldular.

Türk ordusu, bu cephede büyük bir zafer kazandı. Boğazlar ve İstanbul'a yönelen tehlike önlendi. İtilaf devletleri amaçlarına ulaşamadılar. Bu cephede kazanılan zafer nedeniyle savaş bir süre uzadı.

1. Dünya Savaşı'nı savaşı başlatan İtilaf Devletleri kazanmıştır. Bu kayıp sonrasında yenilen İttifak Devletleri, kazanan taraflar ile bazı antlaşmalar yapmak zorunda kalmış ve çok ağır bedeller ödemek zorunda kalmıştır. Bu antlaşmalar sonucunda İttifak Devletleri büyük savaş vergileri vermiş ve toprak kayıpları yaşamıştır.

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2021

Gönlümüz bütün Türklerin hatta bütün insanların Ülkücü olmasını arzu eder, fakat hiç kimse Ülkücü olmaya mecbur değildir… Hiç kimse Ülkücü olmaya zorlanamaz… Çünkü Ülkücülük gönül işidir; serbest irâde ile seçilip, kabul edilebilecek bir dünya görüşüdür.

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

23 Eyl 2021

Hüdai KUŞ

20 Eyl 2021

Efendi BARUTCU

20 Eyl 2021

Nurullah KAPLAN

15 Eyl 2021

Halim Kaya

12 Tem 2021

Yusuf Yılmaz ARAÇ

15 Mar 2021

Ziyaret -> Toplam : 75,42 M - Bugün : 35325

ulkucudunya@ulkucudunya.com