« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Lehistan Yaş Savaşı

20.09.1620, 20 Eyl 2021

SONRAKİ HABER

Feyyaz Tokar

1931 – 31.07.1997, 26 Tem 2021

26 Tem

2021

Ahmed b. Hanbel

780 - 855 01 Ocak 1970

Bağdatlı muhaddis, fakih, Hanbelî mezhebinin imamı
164 (780) yılında Bağdat’ta doğdu. Soyu Hz. Peygamber’in dedelerinden Nizâr’la birleşerek Hz. İsmâil’e kadar uzanır. Dedesi, Emevî ve Abbâsî idaresinde görev almış, babası Abbâsî ordusunda hizmet etmiştir. Babası genç yaşta ölünce annesinin himayesinde büyüdü. Hafızlığını tamamlayıp bir müddet fıkıh ve gramer eğitimi aldıktan sonra on beş yaşında iken hadis öğrenmeye başladı. Bu dönemdeki hocaları arasında Hüşeym b. Beşîr, Süfyân b. Uyeyne, Yahyâ b. Saîd el-Kattân, Abdurrahman b. Mehdî, Şâfiî ve Abdürrezzâk b. Hemmâm gibi âlimler yer alır. En çok hadis yazdığı hocası Vekî‘ b. Cerrâh olup Şâfiî’den fıkıh ve usûl tahsil etmiştir. Bağdatlı muhaddislerden aldığı eğitimin ardında rihleye başlayan İbn Hanbel Kûfe, Basra, Mekke, Medine, Dımaşk, Halep ve Cezîre’ye birçok kez seyahatte bulundu. Son olarak, Abdürrezzâk b. Hemmâm’dan ders alabilmek için meşakkatli bir yolculuğun ardından Yemen’e gitti. Bazıları yaya olmak üzere beş kez hacca gitti ve bu arada Hicaz’daki muhaddislerden de hadis öğrendi. Kırk yaşına kadar hadis öğrenmeye devam eden İbn Hanbel, ders vermeye başlayınca talebelerden büyük rağbet gördü. Derslerine 5000 kadar talebenin katıldığı ve bunlardan 500’ünün hadis yazdığı bilinmektedir.

Abbâsî halifesi Me’mûn’un hilafetinin son yıllarında başlayan Mihne, İbn Hanbel’in hayatı ve ilmî kariyerinde yeni bir dönemin başlamasına sebep oldu. Kur’ân’ın mahlûk olduğunu hiçbir şekilde kabul etmeyen ve dönemin birçok âliminden farklı olarak bu konuda hilafete karşı direnen İbn Hanbel, hapse atıldı ve eziyete maruz kaldı. Bir sonraki halife Mu’tasım döneminde de hapiste kaldı ve işkenceye uğradı. İki yıl dört ay süren bu hapis ve işkence hayatından sonra serbest bırakıldı, iyileşince tekrar fetva verip hadis okutmaya başladı. Mu‘tasım’ın ardından halife olan oğlu Vâsık döneminde halkla görüşmesi ve hatta halifenin bulunduğu yerde ikamet etmesi yasaklandı. Vâsık’ın ölümüne kadar evinde göz hapsinde tutuldu. Mütevekkil devrinde söz konusu politikada değişikliğe gidilince İbn Hanbel de rahatladı. Halifenin ilgisine karşı kayıtsız kalarak pasif muhalefetini sürdürdü. 12 Rebîülevvel 241 Cuma günü (31 Temmuz 855) Bağdat’ta vefat etti. Cenazesine yüzbinlerce kişinin katıldığı rivayet edilir.

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2021

Gönlümüz bütün Türklerin hatta bütün insanların Ülkücü olmasını arzu eder, fakat hiç kimse Ülkücü olmaya mecbur değildir… Hiç kimse Ülkücü olmaya zorlanamaz… Çünkü Ülkücülük gönül işidir; serbest irâde ile seçilip, kabul edilebilecek bir dünya görüşüdür.

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

23 Eyl 2021

Hüdai KUŞ

20 Eyl 2021

Efendi BARUTCU

20 Eyl 2021

Nurullah KAPLAN

15 Eyl 2021

Halim Kaya

12 Tem 2021

Yusuf Yılmaz ARAÇ

15 Mar 2021

Ziyaret -> Toplam : 75,42 M - Bugün : 35375

ulkucudunya@ulkucudunya.com