« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Hz. Hatice

556-620, 19 Nis 2021

SONRAKİ HABER

Akşener’in Büyük Oyunu

Vahap Coşkun, 05 Nis 2021

05 Nis

2021

Üç sürgün kurşunuyla gazi olan Hakim’in son icadı

Caner Taşpınar 01 Ocak 1970

“Asker olsaydım, ya şehit ya da gazi olurdum. Asker değilim, ancak bir Hakim olarak gazi oldum.”

Yukarıdaki söz, sürgün üstüne sürgün yiyen, yine de mesleğinden vazgeçmeyen Hakim Aydın Başar’a ait.

Bitmeyen inadın, inancın ve 29 yıllık adalet mücadelesinin öyküsünü anlatmaya başlıyorum…

Mesleğe 1994 yılında Artvin’in Borçka ilçesinde başladı.

1999 yılında Ardahan’ın Çıldır ilçesinden, Düzce’nin Gölyaka ilçesine atandı.

12 Kasım 1999’da Düzce depremi yaşanmıştı.


Gölyaka’ya gittiğinde, tren vagonunun adliye, lojmanın ise çadır olduğunu gördü.

Daha sonra kendisine adliye çalışanlarının da desteğiyle bir baraka yaptı.

Barakanın içinde dolanırken, “Bir şeyler yapmam lazım” diye içinden geçirdi.

İngilizce mi öğrenmeliydi, yoksa kitap mı yazmalıydı. Kendisini geliştirecek fikirleri düşünürken, “bilgisayar programcılığı” kafasına yattı.

Gece, gündüz, tatil demeden sürekli öğrenmeye çalıştı.

Ve çok iyi biliyordu ki, fikir alışverişinde bulunmayan bir yargı, eksik kalırdı.

Her sabah adliyede, her akşam da evde bilgisayar başında…

Gecesini gündüzüne tek bir amaç için kattı; Adalet!

YEMEKSEPETİ.COM İLE BİRLİKTE ÖDÜL ALDI

Hakim, savcı, avukat, özetle hukuk dünyasını bir araya böyle getirdi.

Evet, “adalet.org” projesi, o küçük barakada, önce zihninde, sonra da parmaklarında gerçek oldu.

Tek isteği, toplumun karar vericilerinden olan, adalet bayrağını taşıyan, hakim ve savcılar fikirlerini çarpıştırsın ve sonunda kazanan Türkiye olsun. Bu amaçla “adalet.org” sitesini kurdu ve meslektaşlarını bir araya getirdi. Hakimler, savcılar, avukatlar yargıyı konuştu, birbirlerini eleştirdi. “adalet.org” platformunda yüzlerce hukukçu, birbirlerinin gelişimine katkı sunuyordu.

2002 yılıydı…

Microsoft ve Doruk net şirketinin sponsor olduğu Türkiye’nin ilk web sayfası yarışması olan “Altın Örümcek” yarışması yapılıyordu. Bir cesaretle bu yarışmaya katıldı.

Milyon dolarla ifade edilebilecek internet siteleriyle birlikte yarışacaktı.

34 yaşındaydı, bilgisayarın başına geçeli de henüz 7 yıl olmuştu.

Bir gün İstanbul’dan bir telefon geldi; “Yarışma sonuçları açıklanacak. Levent İş Kuleleri binasında ödül tören yapılacaktır.”

Tek başına İstanbul’a doğru yola çıktı. Salona girdi. Alışık olmadığı, şirketlerin üst düzey yöneticileri, bilgisayar mühendisleri, yazılımcılarla dolu bir salondu. Dönemin Kültür Bakanı Mustafa İstemihan Talay da oradaydı. Bilmediği bir dünyanın içindeydi, çekindi. Bekledi.

Adı okundu, ödül için sahneye çıktı. Devamını Hakim Aydın Başar’dan dinleyelim:

“Çevremdekiler bakıyor, bu kim diye. Alkışlayan oldu mu, olmadı mı hatırlamıyorum. Çünkü orada herkesin bir tanıdığı var. Benim ise yok. Ve internet dünyasının Altın Oscar’ı olarak nitelendirilen ödüllerden en iyi içeriğe sahip web sitesi ödülünü alıyorum.”

Büyük şirketlerin ve sponsorların desteğiyle hazırlanan birçok site içinde, Yemeksepeti.com adlı siteyle birlikte birincilik ödülünü kaldıran isim, genç Hakim Aydın Başar’dı.

Yılların emeğinin gururunu o sahnede aldığı ödülle yaşadı.

Adaletin, adliye koridorlarına sıkıştırılamayacak kadar büyük bir “düş” olduğunu o gün o salondakilere kanıtlamıştı. Aslında en çok da kendisine…

İşte o ödül:



DURUŞMALARDA KARARI YAPAY ZEKA VEREBİLİR Mİ?

Büyük bir projesi daha vardı; CezaDost.

Hakimlerin karar verebilmek için geniş bir kütüphaneye ihtiyaçları olur.

Kanun kitapları, emsal kararlar…

Bilgisayar ortamında olanlar ise okuyup, incelerken oldukça zaman alır.

Hakim Aydın Başar, “CezaDost” programıyla bir “yapay zeka hakim” yarattı. Kanunlarda yapılan değişiklikler nedeniyle sık sık güncellediği programına 20 yıl emek verdi. CezaDost programını, bir hakimin ceza hukukuna dair bildiği her şeyi bilecek şekilde hazırladı. Bu program, hakimleri uyarıyor, yol gösteriyor, iddianameleri, savunmaları, tanık beyanlarını, sabıka kayıtlarını okuyor. Hakime ise sadece “vicdan yükünü” bırakıyor. Dosyaların koridorlara taştığı yargının içler acısı halini bu program kurtarmaya aday…

“Mesleğimiz elimizden gidecek” kaygısı taşıyan meslektaşlarına ise Hakim Başar şöyle diyor: “Korkmayın, sadece yardımcı olacak.”

DEPREMZEDE BARAKASINDA BAŞLADI

“CezaDost” programının öyküsünü bir de Hakim Başar’dan dinleyelim:

“Yaklaşık 20 yılda program bu aşamaya geldi. Hukukçu, hukuk kuralarını bilen ve uygulayan kişi demektir. O bilgiyi belli bir mantıksal kurguyla, olaylar ve kurallar arasında bağlantılar kurup sonuçlar üretiyoruz. İçine vicdan da kattığımız, ürettiğimiz değerin adı da adalet. Manuel olarak yaptığınız yarım saatinizi alabilecek ayrıntılı bir ceza hesaplamasını, programda 10 saniye içerisinde hatasız yapabilmeniz ve hükmü hazırlayabilmeniz mümkün hale gelebiliyor.”

İşte CezaDost programının kısa tanıtım videosu:



ERDOĞAN KARARIYLA BAŞLAYAN SÜRGÜNLER…

Bunca emeği, Adalet Bakanlığı görüp takdir edecek miydi?

Yıllarını yargıya bir tuğla daha taşımak için geçiren, hiçbir beklentisi olmayan Hakim, “ödülünü” elbette alacaktı!

Mesleğine ve çalışmalarına Balıkesir’de devam ediyordu.

Balıkesir hakimi olduğu dönemde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret davalarından birine baktı.

Facebook'ta kendisinin yazmadığı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştiren bir şiiri paylaşan sanık C.B. hakkında beraat kararı verdi.

Erdoğan'ın avukatları Başar'ı gerekçeli kararı nedeniyle HSK'ya şikayet etti. HSK bu şikayet üzerine Başar hakkında 2016 yılında inceleme başlattı.

Kararı veren HSK 2. Dairesi'nin bir üyesi Başar'ın ihracı yönünde oy kullanırken 3 üye yer değiştirme, 2 üye ise kınama cezası verilmesini istedi. HSK 2. Dairesi'nin kararına Başar'ın yaptığı itiraz HSK Genel Kurulu'nca reddedildi. Böylece karar kesinleşti.

ŞİİR KARARI CEZASINA ŞİİRLİ TEPKİ

Şiire verdiği beraat kararından HSK tarafından cezalandırılan Hakim Başar tepkisini de şiirle dile getirdi ve şiirinde şöyle diyordu:

Fermanımız kesinleşmiş

Postacı getirdi, 31 Mayıs’ta

Bir daha sürgünsün diye

Aklıma geldi

Namık Kemal

Mithat Paşa

Mehmet Akif Ersoy

Nazım Hikmet

Ben şanslıyım

Malta, Hicaz, Yemen yok

Bu çağda uçak var

En fazla iki saat

Sürgünden uzaklıktaki yere

Zaten benzetemem onlara kendimi

Şiirin tamamı için tıklayınız:



VİCDAN YOLU HARİTASI

Bu karar nedeniyle önce 2017’de Zonguldak’a, sonra 2018’de Erzurum’a sürüldü. 2019’da da Kars’a gönderildi.

Hakim Başar’a yapılanlar, belli ki bir meslektaşını yaralamıştı ve sosyal medyada adını vermeden “Vicdan Yolu Haritası”nı paylaşmıştı.

İşte o harita:



Hakim Başar bu harita eline geçince “Bu haritayı bir arkadaşım gönderdi. Dedim, kim yapmış. Bilmiyorum, sosyal medyada buldum dedi. Ben de önceki görev yıllarımı ekledim bu haritaya.. İşte bizim yol haritamız, vicdan haritamız.. Ne demişler güneş doğudan doğar. Ben sizlerden daha önce güneşi görüyorum:)” deyip yine gülüp geçiyordu…

“BEN YUKARIDAKİLER İÇİN DEĞİL, AŞAĞIDAKİLER İÇİN ÇALIŞTIM”

Gelelim hikayenin sonuna…

Hakim Aydın Başar’ın yıllarını verdiği ve “icatlar çıkardığı” mesleğinde “ödülü” hep sürgün oldu.

Peki, vazgeçti mi?

Her gittiği adliyede üç hakimin birden yapacağı işi yaptı.

Çevresinden gelen “Sürülmüşsün, vicdanen karar verdin diye ceza vermişler. Seni yukarıdakiler sevmiyor. Terfi sorunun yok, beklentin yok. Neden halen bu şekilde çalışırsın” şeklindeki eleştirilere, genç meslektaşlarının kulağına küpe olacak, şu yanıt veriyordu:

“Mesleğin başından beri, ben terfi için, aferin desinler diye çalışmadım ki. Ben yukarıdakiler için değil, aşağıdakiler için çalıştım. Ve bu gün bir yaptırıma maruz kalmışsam da aşağıdakiler içindir, millet içindir. Millete, mesleğe, devlete küsülmez. Zaten yukarıdakilere küssem de onların umurunda olmaz.”

SÜRGÜNLERE YANITI BU İCATLA VERDİ

Hakim Başar, sürgünlere inat, son sürgün yeri Kars’ta da yeni bir icat çıkardı.

Bir gün, mübaşiri yanına gelip “Hep kendiniz için bir şeyler yapıyorsunuz, bize niye yapmıyorsunuz?” diye şaka yolu sitem etti.

“Tamam, sana da bir şey bulacağım” yanıtı verdi.

Düşündü ve mübaşirlerin adliye koridorlarında seslenmesine gerek kalmayacak ve dava dosyasını da tanıtan yapay zeka yarattı.

İşte Türkiye’nin ilk ve tek duruşma anons sistemi:



ÜÇ “SÜRGÜN KURŞUNUYLA” GAZİ OLDU

Yazının başına dönecek olursak, Hakim Başar şöyle demişti:

“Asker olsaydım, ya şehit ya da gazi olurdum. Asker değilim, ancak bir Hakim olarak gazi oldum.”

Hakim Başar, üç “sürgün kurşunu” yedi ve “gazi” oldu.

Son sözü, sürgün üstüne sürgün görüp yine de adalet arayışından vazgeçmeyen, kendi ifadesiyle “aşağıdakiler için” mesleğine küsmeyen Hakim Başar’a bırakıyorum. Hakim Başar, kendisine ceza veren HSK üyelerine yıllar önce şöyle seslenmişti:

“Bizler nesli yok olmakta olan hakim ve savcılarız. Bizi korumaya almanız gerekirken, yok etmeyin. Hiç yoktan, yarın bir gün bak bizde böyle hakim ve savcılar da var deme imkanından mahrum kalmazsınız. Kumpasın, haksızlığın olmadığı, mesleki barışı ve adaleti egemen kıldığınız bir yargıyı inşa etmeniz dileğiyle…”

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

19 Nis 2021

Yüce Allah, namaz kılan ve zekâtını veren kulları için ebedi mutluluk yurdu olan cennetler hazırladığını beyan ederek, şöyle buyurmaktadır: “İnanıp yararlı işler işleyenlerin, namaz ikâme edip, zekât verenlerin Rabb’ leri katında ecirleri vardır.

Halim Kaya

19 Nis 2021

M. Metin KAPLAN

08 Nis 2021

Yusuf Yılmaz ARAÇ

15 Mar 2021

Hüdai KUŞ

08 Mar 2021

Efendi BARUTCU

04 Oca 2021

Nurullah KAPLAN

04 Oca 2021

Ziyaret -> Toplam : 72,40 M - Bugün : 8655

ulkucudunya@ulkucudunya.com