« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Kabakçı Mustafa İsyanı 25.05.1807

, 26 May 2020

SONRAKİ HABER

Sultan Genç Osman 03.11.1604 - 20.05.1622

, 18 May 2020

18 May

2020

Bir devlet operasyonu: 19 Mayıs 1919

Murat Bardakçı 01 Ocak 1970

Bugün son dönem Türk Tarihi’nin, çok önemli bir başlangıcının, yani Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışının 98. yıldönümü...

Geçmişimizde 19 Mayıs kadar değişik şekillerde yorumlanan, her tarafa çekiştirilen ama ayrıntıları üzerinde pek durulmayan bir diğer olay, nerede ise yok gibidir...

“Çekiştirme” derken, 19 Mayıs’ın da senelerden buyana kamplaşma illetimize âlet edilmesini kastediyorum...

Bilirsiniz: Bir kesim Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a gidişinin memleketi kurtarmak maksadıyla yakın arkadaşları ile beraber aldığı şahsî bir karar olduğunu söyler; diğer taraf da Samsun yolculuğunun Sultan Vahideddin’in emri ile yapıldığını ve Paşa’ya “memleketi kurtarma” vazifesini bizzat padişahın verdiğini iddia eder.


Şimdi, Samsun yolculuğunun evrakını elden geçirmiş ve bunları seneler önce yayınlamış bir kişi olarak bu yolculuğun nasıl ve niçin yapıldığını kısaca anlatayım:

Samsun evrakı, Kâzım Karabekir Paşa’nın arşivinde idi. Belgeleri 1990’ların ortalarında “Şahbaba”yı, yani Sultan Vahideddin’in biyografisini yazdığım sırada Paşa’nın damadı rahmetli Prof. Faruk Özerengin’den temin etmiştim. Belgelerden bir-ikisi vaktiyle yayınlanmıştı ama tamamını neşretmek 1998’de “Şahbaba” ile bana nasip olmuştu...

HER KURULUŞ GÖREV ALDI

Samsun yolculuğunun safhaları, bu belgelere göre şöyle idi: Mondoros Mütarekesi imzalanmış, müttefikler karışıklık çıkan bölgeleri işgal etme hakkını elde etmişlerdi. Samsun ve havalisinde de ayaklanmalar vardı, muhtemel bir işgali önlemek için tedbir alınması gerekiyordu ve Mustafa KemalPaşa bu maksatla 9. Ordu Müfettişliği’ne tayin edildi.


Padişah, Mustafa Kemal’in tayin emrini 30 Nisan 1919’da imzaladı ve karar 5 Mayıs 1919’da o zamanın Resmî Gazetesi olan Takvim-i Vekayi’de yayınlandı.

Harbiye Nezareti, yani Savaş Bakanlığı aynı gün Başbakanlık’a bir yazı gönderip Sivas, Van, Trabzon, Erzurum ve Samsun’daki mülki memurların MustafaKemal’in emirlerine uymaları konusunda talimat gönderilmesini istedi.

Mustafa Kemal de o gün Harbiye Nezareti’ne Samsun’a götüreceği karargâh mensuplarının listesini verdi.

6 Mayıs, karşılıklı yazışmalarla geçti. Harbiye Nazırı ŞakirPaşa, MustafaKemalPaşa’ya müfettişlik bölgesindeki faaliyetleriyle ilgili talimatnameyi verdi, aynı gün Samsun’da kullanılmak üzere altı adet mühür kazdırıldı.

Mustafa Kemal, 9 Mayısta Sivas’taki birliklerin kumandanına bir telgraf göndererek Samsun’da kendisini beklemelerini emretti; 13 Mayıs’ta da Matbuat Umum Müdürlüğü vasıtası ile karargâh görevlilerini ertesi gün için toplantıya çağırdı. Karadeniz artık İngiliz işgali altında olduğu için İstanbul’dan hareket edecek olan gemilerin İngilizler’den vize almaları gerekiyordu. Harbiye Nezareti 14 Mayıs’ta İngiliz İşgal Kumandanlığı’ndan başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere 23 subay, 25 er ve erbaş ile altı adet eğerli at için vize talep etti; vizeler 15 Mayıs’ta alındı, o arada Bandırma Vapuru da hazırlandı ve ertesi gün yola çıkıldı.


EMİR VE PUSULA HAYALLERİ

Samsun yolculuğunun öncesinde işte böyle çalışılmıştır ve Mustafa Kemal Paşa’ya verilen görev devletin her kademesinin, Sultan Vahideddin’in, zamanın sadrazamı Damad Ferid Paşa’nın, Genelkurmay’ın, Denizcilik Bakanlığı’nın, daha birçok resmî kuruluşun ve en başta da Mustafa Kemal’in yeraldığı ciddî bir “devlet operasyonu”dur. Ortada padişah tarafından verilmiş “Git, işgale son ver” diye bir talimat yahut kendi başına alınmış bir karar değil, ayrıntıları titizlikle yapılmış ciddî bir hazırlık vardır!

Dolayısı ile “Mustafa Kemal Paşa’yı Samsun’a memleketi kurtarması için Sultan Vahideddin gönderdi” demek ne kadar yanlış ve gerçeklerden uzak ise, “Paşa, Samsun’a dümeni bozuk ve pusulası bile olmayan bir tekne ile dalgalarla boğuşarak gizlice gitti” iddiası da aynı şekilde yanlıştır! Söylediğim gibi ortada işgal altındaki bir devletin kendini kurtarma çabası vardır ve bu çabalar işgalin zincirleri kırılarak yepyeni bir devletin kurulması ile neticelenmiştir!

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

26 May 2020

ŞEHÂDETE YÜRÜYÜŞÜNÜN 40. YIL DÖNÜMÜNDE SONSUZ RAHMETLE Yıl 1980. Mayıs ayının son günleri. Eskişehir cezaevi ülkücüler koğuşundayız. Toplam 26 yatağın bulunduğu koğuşta 70’ten fazla tutuklu kalmaktayız.

M. Metin KAPLAN

12 May 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 63,60 M - Bugün : 2039