« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

HASAN FEHMİ BEY 1874 – 06.04.1909

, 06 Nis 2020

SONRAKİ HABER

Virüs karşısında devletler

Taha Akyol, 23 Mar 2020

23 Mar

2020

Sorumluluk!

İbrahim Kahveci 01 Ocak 1970

Geçen hafta “Sorumsuzluk” başlığı ile konunun bir boyutunu yazmıştım. Bu hafta devam edelim.
Salgın hastalık durumu ile karşı karşıyayız.

Bir birey kendisi ve çevresi için kurallara uymadığında toplumsal sorumluluğunu yerine getirmiyordur. Hatta başkalarının can güvenliğini tehlikeye atıyordur. O zaman sorumluluk ve özgürlük kavramları nasıl yerine oturacak?
Hatta Çin... Bu salgının başlangıç yeri ve yayılma merkezi olması nedeniyle küresel bir sorumluluk üstlenecek mi? Tazminat ödeyecek mi?
Zamanında tedbir alamayan devletler, kurumlar, yöneticiler ne olacak?
Başarılı örnekler ve başarısız örnekler nasıl hesap verecek?

***

Ali Babacan bir zamanlar “Mali Kural” demişti. İyi zamanlarda parayı kenara koyalım, kötü zamanlarda o parayı harcayalım... Mali Kural kısaca buydu.
Biz ne yaptık?
Ne varsa harcadık. Hatta şöyle yaptık:

1- Geçmişte yapılmış bütün kamu mallarını nerede ise özelleştirme ile sattık.Yaklaşık 70 milyar dolar...

2- Bugünü ise sonuna kadar borçlandırdık: Kredi oranını -GSYH’ya- yüzde 12’den yüzde 62’nin üzerine çıkarttık(2002 -63 milyar TL; 2019 -2,6 trilyon TL). Dış borcu da 130 milyar dolardan 430 milyar doların üzerine taşıdık.
Ve asıl sorun...

3- Geleceğimizi de sattık. Hazine garantileri ile gelecek gelirleri de bir bakıma ipotek ettik. Geçilmeyen köprülere, kullanılmayan otobanlara, uçulmayan havalimanlarına Hazine garantisi verdik ve her yıl milyarlarca lira ödemeye başladık. Asıl sorunlardan biri de Şehir Hastaneleri...
Özel hastaneleri bile kamulaştırma gündeme gelirken, bizler özel sektöre devasa şehir hastaneleri yaptırıp 11,2 milyar dolarlık yapım maliyetli hastanelere 94,9 milyar dolarlık Hazine garantisi verdik. (Burada net bilgi yoktur, çünkü yönetim -ticari sır- diye bilgileri açıklamıyor. Ama açıkları Türk Halkı vergileri ile ödüyor.)
Not: Bu salgın hastalık nedeniyle umarım şu Şehir Hastaneleri projesi yeniden ele alınır. Umarım yapım maliyeti şirketlere ödenir ve Hazine garantileri bu şehir hastanelerinden kaldırılır. Umarım şehir hastaneleri yüzünden şehir içlerinde kapatılan hastanelerin ne kadar önemli olduğunu anlamış oluruz ve bu düşünceden de vazgeçeriz.

Düşünsenize... Bugün şehir içlerinde kapatılan hastaneler AVM yapılmış olsaydı, ya da arsaları satılmış ve hastane olarak kullanılmaz noktaya gelseydi. İşimiz sadece Şehir Hastanelerine kalsaydı bu salgın durumunda ne olurduk? .... Yok yok, düşünmeyin bence.
Umarım Sağlık Bakanımız şu Şehir Hastaneleri konusunu yeniden etraflıca temizler ve risklere yönelik tedbirleri alır.

***

ABD her vatandaşa 2 bin dolara kadar para vermeyi planlıyor. Ülkeler vatandaşlarına “Bu dönemde işinizi değil sağlığınızı düşünün, işinizi biz hallederiz” diye güvence veriyor.

Dünya trilyon dolarlık paketler açıklarken biz adına 100 milyar liralık dediğimiz ama içinde devletin bir kaç milyar lira dışında ödemesi görülmeyen bir paket açıkladık. Pakette herkese “Bankalara gidin” demekten başka bir yolumuz da nerede ise yok.
Çünkü Hazinede para yok...

Para sadece işçilerden toplanan “İşsizlik Fonunda” var.
Kemal Kılçdaroğlu, Merak Akşener söyledi.. KÖİ şirketlerine ödemeler durdurulsun, paralar Millete ödensin.
Ben bir ekleme yapayım: Bence bu kriz gösterdi ki, Şehir Hastaneleri dahil, kamusal mallar özel sektöre bırakılmasın. Hepsini kamulaştıralım.
Çocuklarımızın, torunlarımızın dahi gelecek paralarını satarak geldiğimiz parasızlık bize ders olmalı. Bir an önce önlem almamız gerekiyor.
Büyük devlet, büyük siyaset riskleri düşünerek adım atmalıdır.
Sorumluluk üstlenmek ve sorumluluğun gereğini derhal yapmak gerekiyor.

Not: İşsizlik fonunda 130 milyar lira var. Kısa çalışma ödeneği devreye alınıyor. Ama şartlar o kadar kısıtlı ki, tıpkı işsizlik maaşı gibi. Mesela sadece turizm sezonunda otellerde çalışanlar 600 günlük çalışmayı karşılamadığı için hiçbir destekten yararlanamıyor. Veya diğer sektörler ve çalışanlar...
İşsizlik ödeneği olsun, kısa çalışma ödeneği olsun şartları bir an önce ülke durumuna göre sektörel olarak esnetilmeli ve uygulamaya alınmalıdır.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

04 Nis 2020

Aşağıdaki yazı ilk defa 17 Kasım 1950 tarihinde Orkun Mecmuası’nda merhum Alparslan Türkeş tarafından “Kazganoğlu” müstear ismiyle yayınlanmıştır. Yazıyı arşivinden bularak bize gönderen değerli araştırmacı yazar Metin Turhan beye teşekkür ederiz.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 61,28 M - Bugün : 30032