« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Mezamorta Hüseyin Paşa

, 09 Ağu 2020

SONRAKİ HABER

Hasan Fehmi Paşa (d. 1836- ö. 1910)

, 10 Şub 2020

10 Şub

2020

HÜDAİ AKSU 05.02.1948 – 10.02.2009

01 Ocak 1970

Hüdayi Aksu 5 Şubat 1948 yılında Bartın’da dünyaya geldi. Doğuştan gözleri görmeyen Aksu 1954 yılında Ankara Körler Okulu’na girdi ve ilkokul eğitiminden sonra sanat çalışmalarını aynı okulun sanat kısmında sürdürdü.

Kısa zamanda müziğe olan yeteneği sayesinde öğretmenlerinin dikkatini çeken Aksu ud çalışmaları sırasında Ankara Radyosu fasıl hocalarından ünlü müzisyen İbrahim Tuğberk’ten dersler aldı.

1965 yılında Körler Okulundan mezun olduktan sonra İstanbul’a geldi ve derneğin müzik ekiplerinde çalışmaya başladı.

1966 yılında Körler Okulu’nda tanıştığı ses sanatçısı Elfida Hanım’la evlendi. Bu evlilikten üç çocukları oldu. Dernek bünyesindeki müzik çalışmalarının yanı sıra Boğaziçi’nin gece hayatını oluşturan ünlü eğlence mekanlarında sanat icra eden Aksu kısa zamanda tanındı ve geniş bir hayran kitlesi edindi. Ünlü sanatçı Zeki Müren ve pek çok sanatçı Aksu’nun ud icrası ve sesine olan hayranlıklarını zaman zaman ifade etmişlerdir.

1973 yılında ilk kasetini çıkaran Aksu’nun toplam 41 albümü bulunuyor. Çoğunun gelirinden doğru-dürüst yararlanamadığı bu albümler sayesinde yurt içinde ve özellikle yurt dışında yaşayan gurbetçiler arasında önemli bir ün kazandı.

70'li ve 80’li yıllarda bugünkü tanıtım araçlarının yeteri kadar gelişmemiş olması yüzünden kitlelere ulaşma konusunda yine de sıkıntılar yaşayan Aksu’nun ulaşmış olduğu tanınmışlık düzeyi ne yazık ki sergilediği sanatına denk düşer düzeyde olamadı. Aksu’nun da tanınma konusunda özel bir çaba içinde olmaması, onu kitlelere tanıtma önerisiyle yaklaşanlara kuşkuyla bakması gibi etmenlerin bu duruma yol açtığı söylenebilir.

1970'li yılların istikrarsız ortamında icra etmekte olduğu sanatına rağmen geleceğin belirsiz olduğunu gören Aksu bir yandan öğrendiklerini yeni nesillere aktarabilmek, diğer yandan da kendisi ve çocuklarının geleceğini güvenceye alabilmek için körler okullarında çalışmak istemesi üzerine 1977 yılında Ankara Körler Okulu’nda müzik öğreticisi olarak göreve başladı. Bir yıl sonra İstanbul Körler Okulu’na tayin edilen Aksu o zamanlar İstinye’de bulunan İstanbul Körler Okulu’nda iki yıl ud öğreticiliği yaptı.

Daha sonra öğretmenlikten ayrılan Aksu 21 yıl süreyle kesintisiz olarak Kumkapı’daki bir eğlence mekanında akşam programları icra etti. Son yıllarda yaşadığı çeşitli sağlık sorunları yüzünden işi bırakan Aksu müzik çalışmalarını farklı yerlerde ve aralıklarla sürdürdü. 4000’den fazla Türk Sanat Müziği eserini notasıyla bilen ve bunları hakkıyla icra edebilen ender müzik adamları arasındadır. Yöresel türkü ve şarkıları bile icra edebilme yeteneği yüzünden onu “tombala torbası” şeklinde niteleyenler bile oldu. İstenip de çalamadığı hemen hemen hiçbir eserin bulunmadığı söylenir.

Gösterdiği yüksek iş disiplini sayesinde aynı yerde 21 yıl gibi uzun bir süreyle kesintisiz çalışan çok az sayıdaki müzisyenlerden birisidir. Saatlerce bir eserden öbürüne geçebilen Aksu böyle uzun bir programı yalnızca 10 ya da 15 dakikalık kısa bir ara vererek sonuna kadar aynı tempoyla götürme yeteneğini gösterebilmiş, yaptığı işe saygısı yüzünden kar-kış demeden, koşullar ne olursa olsun işini aksatmadan sürdürmüş bir kimsedir. Her zaman sanatına güvenmiş ve koşullar ne olursa olsun ekmeğini taştan çıkarırcasına bir yaşam mücadelesi yürütmüş, hiçbir zorluğa boyun eğmemiş, başkalarının karşısında küçülmemiş, hakkını almak için her yolu denemiş örnek bir kişi ve iyi bir aile babası olarak tanınır. Arkadaşları arasında sevilen, körlüğü hiçbir şekilde mazeret olarak görmeyen ve diğerleri tarafından gösterilmesine şiddetle karşı çıkan bir yapıya sahiptir. Son yıllarda yaşadığı sağlık sorunları artmış ve 10 Şubat 2009 cumartesi günü kalp yetmezliğinden aramızdan ayrılmıştır.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

12 Ağu 2020

“Son gün olmasın dostum,çelengim,top arabam; Alıp beni götürsün, tam dört inanmış adam...” Yazımızın birincibölümünde (https://www.efendibarutcu.

Hüdai KUŞ

06 Ağu 2020

M. Metin KAPLAN

24 Haz 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 66,20 M - Bugün : 15629