« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

Yayına hazırlanan "1980 Öncesi Ülkü Ocakları Başkanları Başbuğ Türkeş'i Anlatıyor" isimli kitabımız için kapak resmi olarak okuyucular yukarıdaki resmi seçmiş bulunuyor; teşekkür ederiz...

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

SA‘DÎ-i ŞÎRÂZÎ

Mustafa Çiçekler, 09 Ara 2019

SONRAKİ HABER

Ömer Ziyâüddîn-i Dağıstânî 1849 - 30.11.1920

, 25 Kas 2019

25 Kas

2019

Nevî 1533 - 1599

01 Ocak 1970

Adı Yahya'dır. Babası Pîr Ali, Malkara'da Turhan Beyi Camii imamı ve aynı zamanda Gülşenîliğe bağlı bir şeyhtir. Annesi tarafından soyu Muhammediye yazarı Yazıcıoğlu Mehmed'e dayanır.

İlk eğitimini aile çevresinden alan Yahya Nevî, sonra İstanbul'a giderek devrin önemli bilginlerinden "ahaveyn"= [iki kardeş] lakabıyla ünlü Karamanî Ahmed ve Mehmed kardeşlerin öğrencisi olur. Özellikle Mehmed Efendi'nin etkisinde kalır.

Medrese arkadaşları arasında Bakî, Hoca Sadeddin, Üsküplü Valihî, Mecdî, Karamanlı Muhyiddin gibi daha sonra meşhur olan kişiler vardır. Nevî, medrese eğitiminin yanı sıra başta babası Pir Ali olmak üzere, Sarhoş Bali ve Şeyh Şaban gibi sufilerin de tasavvuf terbiyesinden geçmiştir.

Medrese eğitimini tamamlayınca Gelibolu ve İstanbul'da müderris olarak uzun süre görev yapan Nevî, III. Murat tarafından şehzade hocası olarak görevlendirilir. III. Mehmet ve III. Murat döneminde olağanüstü ilgi gördüğü kaynaklarda anlatılır. İstanbul'da vefat ettiğinde ardında otuzun üzerinde eser bırakmıştır.

Nevî'nin saray çevresinde gördüğü ilginin arkasında onun şairlik yeteneği kadar, olgun kişiliğinin de etkisinin olduğu söylenir. Nevî sadece Bakî ile ilişkisinden ötürü değil, ortaya koyduğu eserlerle de adından söz ettiren bir şairdir. Kasideleri arasında bilhassa Şehzade Mehmet'in sünnet düğünü vesilesiyle yazdığı suriyye meşhur olmuştur. Hocalığını yaptığı şehzadelerin öldürülmeleri üzerine yazdığı mersiyeler de ilgi görmüştür. Bu şiirlerinin yanı sıra esasen o, berceste mısraları ile dillerde dolaşan sade, anlaşılır nitelikteki beyitlerinde ustalığını göstermiş ve bir gazel şairi olarak dikkat çekmiştir. Şiirlerinde oldukça yalın ama divan şiirinin estetik nizamına uygun bir dil kullanır. Gündelik hayatı da şiirleri de oldukça sadedir. Medrese eğitiminden geçtiği, önemli görevlerde bulunduğu halde sadeliği tercih etmiştir.

Nevi'nin Eserleri:
Nevî'nin biricik oğlu, XVII. yüzyılın ünlü biyografi yazarı ve hamse şairi Atayî, babasının otuzun üzerinde eser kaleme aldığını belirtir. Müderris kimliğiyle yazdığı eserler arasında özellikle çeşitli bilim dallarından söz eden ansiklopedi niteliğindeki Netayicü'l-Fünün'u ilgi görmüş, çok okunmuştur.

Şair olarak Nevî'nin Türk edebiyatına kazandırdığı en önemli eseri ise hiç şüphesiz mürettep divanıdır. Nevî Divânı, Mertol Tulum ile M. Ali Tanyeri tarafından yayımlanmıştır (İstanbul 1977). M. Nejat Sefercioğlu da Nevî Divanı'nın sistematik tahlilini yapmıştır (Ankara 2001).

Divan: Çeşitli nazım biçimleriyle kaleme aldığı manzumelerinin bir araya getirildiği mürettep bir divandır.

Netayicü'l-Fünün: Müderris kimliğiyle yazdığı eserler arasında özellikle çeşitli bilim dallarından söz eden ansiklopedik eserlerin en meşhurudur. Bilim dallarını 12 gruba ayırarak çeşitli değerlendirmelerde bulunmuştur.

Neva-yı Uşşak: Sinan Paşa'nın kaleme aldığı Tazarru-name'ye benzer mensur bir eserdir.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

09 Ara 2019

Bu soruya ilk cevabı Prof. Dr. Muharrem Ergin’den aktaralım: Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metin. İlk Türk tarihi. Taşlar üzerine yazılmış tarih.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 56,94 M - Bugün : 3297