« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

SADREDDİN KONEVÎ

Ekrem Demirli, 22 Tem 2019

SONRAKİ HABER

Aşık Mahzuni Şerif (17.11.1940 – 17.05.2002)

, 13 May 2019

13 May

2019

ÂŞIK MEHMED

İsmet Miroğlu 01 Ocak 1970

964 (1556-57) yılı civarında Trabzon’da doğdu. Buradaki Hatuniye Medresesi müderrislerinden birinin oğludur. İlk tahsilini burada yaptı. Yirmi yaşlarında seyahate çıktı, yirmi beş yıl kadar dolaştı. Bu arada doğuda ve batıda bazı seferlere katıldı, çeşitli yerlerde mahkeme kâtipliklerinde bulundu. Bir ara Manisa’ya giderek bir buçuk yıl Şehzade Mehmed’in (III. Mehmed) divan kâtipliğini yaptı. Daha sonra Şam’a yerleşti ve orada öldü.

Âşık Mehmed daha çok, hayatının sonlarına doğru kaleme aldığı Türkçe Menâzırü’l-avâlim adlı coğrafî, kozmografik ve topografik eseriyle tanınmıştır. Bir giriş, iki bölüm ve bir sonuç kısmından meydana gelen eserin giriş kısmında Allah’ın varlığının delillerinden; birinci bölümde kâinatın yaratılışından, göklerden, yıldızlardan, cennet ve cehennemden; ikinci bölümde yeryüzünden; sonuç kısmında ise dünyanın ömründen ve kıyametten bahsedilir. Eserin asıl önemli kısmı ikinci bölümüdür. Müellif burada on sekiz fasıl halinde yeryüzünden, bilhassa denizlerden, adalardan, bataklıklardan, göllerden, nehirlerden, dağlardan ve bazı şehirlerden bahseder; daha sonra tabii ilimler, madenler, hayvanlar ve insanlar hakkında bilgiler verir.

Müellif eserinde Ortaçağ’da yazılmış önemli coğrafî eserlerdeki malzemeyi de toplamıştır. Başlıca kaynağı Ebü’l-Fidâ’nın Takvîmü’l-büldân’ıdır. Öteki kaynaklarının belli başlıları ise İbn Hurdâzbih, İbnü’l-Cevzî, Kazvînî, Yâkut ed-Dımaşki ve Hamdullah Müstevfî’nin eserleridir. Uzakdoğu ülkeleri hakkında verilen bilgiler sathî olup orijinal değilse de yazarın gezip gördüğü Osmanlı eyaletleri, özellikle Rumeli ve Macaristan’daki şehirlere dair verilen tarihî ve topografik mâlûmat oldukça değerlidir.

Menâzırü’l-avâlim, Kâtib Çelebi’nin de başlıca kaynaklarındandır. Hatta Fr. Taeschner’e göre Kâtib Çelebi’yi Cihannümâ’yı yazmaya sevkeden etkenlerden biri Menâzırü’l-avâlim’dir. Âşık Mehmed’in bu eseri, yine XVII. yüzyıl coğrafyacılarından Ebû Bekir b. Behrâm tarafından da kaynak olarak kullanılmıştır. Ortaçağ coğrafyacılığının son, Yeniçağ coğrafyacılığının ise ilk örneklerinden sayılan bu eserin Türkiye içinde ve dışında birçok yazma nüshası vardır. Müellif müsveddesi Süleymaniye Kütüphanesi’nde (Hâlet Efendi, nr. 616, 616) mükerrer numaralarda kayıtlı olup bu nüshada bir kısmı oldukça zor okunabilen çıkma ve ilâveler yer alır. Muhtemelen bu müsveddeden temize çekilmiş olan nüshalar, Süleymaniye (Esad Efendi, nr. 2421) ve Nuruosmaniye kütüphanelerinde (nr. 3033) bulunmaktadır.

Âşık Mehmed’in ayrıca Medine ve Mekke’nin tarihçelerine dair Hulâsatü’l-ahbâr ve Ahbâru Mekkiyye adlarında ilâveli iki tercümesi ile bir Şemâ?il-i Tirmizî şerhinden bahsedilmekte (bk. Osmanlı Müellifleri, III, 94-95) ise de bunların ona aidiyeti şüphelidir.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

22 Tem 2019

`Gidiyorum: gönlümde acısı yarıkların... Ordularla yenilmez bir gayız var kanımda. Dün benimle birlikte gülen tanıdıkların Yalnız bir hatırası kaldı artık yanımda.

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

17 Haz 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 52,04 M - Bugün : 5492