« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Aha Geldim Gidiyorum

OZAN ARİF, 18 Şub 2019

SONRAKİ HABER

İş Bankası’na çökmek rejimi çökertmektir

Emre Kongar, 10 Şub 2019

10 Şub

2019

Sorun ülkenin değil AKP iktidarının bekası

Orhan Bursalı 01 Ocak 1970

“Cumhur İttifakı’nı ülkemizin beka meselesi olarak görüyoruz. Ortak bekakaygımız var. Bizim bu ittifakımız inşallah pazara kadar değil mezara kadar olur. Çünkü bizim birliğe beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.”
Bu sözler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın. Son zamanlarda birkaç kez benzer sözlerle MHP ittifakını kutsadı.
Bu sözleri ve beka meselesini, politik yaklaşımı irdeleyeceğim.

***

Suriye’de iç savaş patlak verdiğinden bu yana, ülkemizin bir beka sorunu ile karşı karşıya olduğunu öncelikle AKP ve MHP ikilisi ileri sürüyor.
Bu görüşe katılan bazı emekli generallerimiz ve iktidara yakın “askeri strateji ve güvenlik uzmanları” da var.
Peki durum öyle mi?

***

Yukarıdaki cümleyi yeniden okuyun.
Cumhur İttifakı, AKP iktidarı - Cumhurbaşkanı’nın tek adam rejimi demek.
Ve bu AKP iktidarda olmasa, ülkemiz gümdür gümdür beka sorununun içinde boğulacak! Yani geleceği olmayacak, parçalanıp yok olacak.
AKP diyelim 15 yıldır iktidarda. Onlardan önce 80 yıl bu ülke, bu Cumhuriyet ayaktadır.
Ve 80 yıl boyunca bu ülkede beka sorunu diye bir şey yoktu.
Ne zamanki AKP iktidarı, Cumhurbaşkanı yönetimi kazık çaktı, beka sorunu ortaya çıktı.
Yani şunu söyleyebiliriz: Eğer bahsettikleri bir beka sorunu varsa, bunu bu iktidar ve politikaları doğurdu! Ve iktidarda oldukları sürece de bu tehlike sürüyor olabilir.. Bu sorunu yaratanların iktidarda hiç kalmaması gerekir.
Bu bir...

***

Beka sorunu nedir? Ülkenin geleceğinin olmaması. Veya en azından bir kısmının elden çıkması demek.
Günümüz dünyasında, en azından İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ortalıktan kaybolmuş, yutulmuş bir millet ve devlet yok.
Tam tersine 160 ülke sayısı 200’ü aştı. Eskinin “işgal et milletleri erit” politikası yüz yıl oldu biteli. En son Anadolu işgal edilmişti, parçalanmıştı ve Atatürk ve arkadaşları Türkiye’yi kurdular. Bugün Türkiye ve Türkleri buralardan yok etmek için 80 milyonu soykırıma uğratmaları gerekir. Bu bir zırvalık. Türkiye’den elde edecekleri hiçbir zenginlik yok.

***

Peki parçalanma olasılığı? Ortadoğu’ya bağlı gelişmeler ışığında Güneydoğu’dan bir parça elden çıkar mı? Hayır. AKP’den önce de böyle bir olasılık yoktu (PKK ve bazı Batılıların uzak arzularının olması başka bir şey). 84’ten beri bir PKK sorunu vardı, AKP iktidara geldiğinde PKK çok küçülmüştü.
Ama AKP 10 yıllık iktidarı sonunda PKK sorunu ortaya çıkardı. Yanlış barış süreci ve görüşmeleri PKK’yi son derece güçlendirdi, öyle ki kazılan hendekleri seyrederek hendek savaşı bile yaşattılar. Durumu bu noktaya getiren Cumhurbaşkanı’nın politikalarıydı.
Türkiye’yi kim yönetirse yönetsin, hiçbir iktidar ülkeden bir parça kopartılmasına izin veremez. Böyle bir vurdumduymazlık bile iktidarı alaşağı etmeye yeter.
İktidar yeltense, millet izin vermez. AKP “barış süreci”ni sürdürürken öte yandan orduya operasyon yapıyor ve dış güçlerin desteğini alıyordu.

***

Bugün bir beka sorunu diye tutturulan, aslında AKP iktidarının başta kalıp kalmama sorunudur.
Tek başına iktidar olmaktan, ancak ikinci bir partiyi koltuk değneği kullanarak iktidar olmaya düştü.
Bu partinin desteği olmasa RTE Cumhurbaşkanı seçilemez.
Birbirlerini yerin dibine batıran iki parti lideri, birbirlerine sarıldılar. Koltuk değneği parti, AKP’yi biraz kendisine benzeterek, devlet kadrolarını devşirerek siyaset yapıyor.
Cumhurbaşkanı iktidar olarak gerçekten bir beka sorunuyla karşı karşıya.
Şimdilik idare ediyorlar, kendi partilerinin gelecek sorununu millete ülke bekası diye dayatıyorlar. Aşağı gidiş sürüyor.
“Mezara kadar ittifak” dediklerine göre!

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

19 Şub 2019

“Artık ne kar yağar ne ben üşürüm Ne de saçlarımı dağıtır rüzgar Ben sağken bir günde bin kez ölürdüm Şimdi ölüm yoktur ölümsüzlük var” Abdürrahim KARAKOÇ Ozan Arif Şirin’i de 16 Şubat 2019 Cumartesi günü Samsun’da Büyük Camii’nin önünde toplanan mahşeri bir topluluğun kıldığı cenaze namazından sonra ahiret yurduna yolcu ettik.

Nurullah KAPLAN

18 Şub 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

15 Şub 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 46,49 M - Bugün : 27336