« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Cezayir'in Fethi (1516)

, 14 Tem 2019

SONRAKİ HABER

Ülkücü Şehit: YUNUS UZUN

, 12 Oca 2019

12 Oca

2019

ŞEHÂBEDDİN SÜLEYMAN (1885-1919)

Nazım H. Polat 01 Ocak 1970

Yazar, fikir adamı, eğitimci.

İstanbul’da doğdu. İzmir Defter-i Hâkanî müdürü olan babası Süleyman Şevket Bey, 1717-1718 yıllarında Türkmenistan’dan gelerek Sındırgı-Bigadiç civarına yerleşen Çavdarlı Ali Ağa hânedanına mensuptur. Yüksek bürokratlar yetiştiren ailenin en tanınmış şahsiyeti İstanbul valiliği, Maarif ve Dahiliye (1919) nâzırlığı, Şûrâ-yı Devlet reisliği yapan Damad Mehmed Şerif Paşa, Şehâbeddin Süleyman’ın amcasının oğludur ve başta İbn Battûta Seyahatnâmesi olmak üzere tercüme ve telif eserleri vardır. Şehâbeddin Süleyman’ın kardeşleri Memduh Süleyman ve Rıza Çavdarlı da basılmış eserleri bulunan yazarlardır. Şehâbeddin Süleyman’ın 1914’te evlendiği İhsan Râif devrin tanınmış kadın şairlerinden olup Köse Râif Paşa’nın kızıdır.

İzmir İdâdîsi (1904) ve Mekteb-i Mülkiyye’den (1908) mezun olan Şehâbeddin Süleyman’ın ilk resmî vazifesi, Eylül 1908’de tayin edildiği Maarif Nezâreti İzmir Tedrîsât-ı İbtidâiyye kâtipliğidir. Aynı yılın sonunda Vefa İdâdîsi Fransızca muallimliği ve müdür muavinliğine getirildi. Fakat “ahlâksızlığı yayıcı” suçlamasıyla eleştirilen Çıkmaz Sokak adlı piyesi yüzünden görevinden uzaklaştırıldı (Mayıs 1910). II. Meşrutiyet’in ilânı üzerine siyasetle ilgilenmeye başlayan Şehâbeddin Süleyman, öğretmenlikten uzaklaştırıldığı sıralarda İttihat ve Terakkî Fırkası’na karşı Osmanlı Demokrat Fırkası (Fırka-i İbâd) saflarında yer aldı ve bu grubun yayın organı durumundaki Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde siyasî yazılar yayımladı. Muhalif tavrını aynı partinin yayın organı Yeni Ses ve Muâhede gazetelerinde başyazar olarak sürdürdü. Bu partinin çekirdeği olan Selâmet-i Umûmiyye Kulübü’nün de üyesiydi. On bir ay açıkta kaldıktan sonra Nisan 1911’de İstanbul Mekteb-i Sultânîsi lisân-ı Osmânî muallimliğine getirildi. 1914’te Dârülmuallimîn-i Âliye’de edebiyat ve Fransızca muallimliği yanında müdür muavinliği de yaptı. Son resmî vazifesi 1915’te tayin edildiği Galatasaray Mekteb-i Sultânîsi’nde edebiyat ve İstanbul Sultânîsi’nde edebiyat ve felsefe öğretmenliğidir. Bu sırada sağlığı bozulan yazar basın hayatından çekilmiş gibiydi. Tedavi için gittiği İsviçre’nin Davos-Platz kasabasında İspanyol gribinden öldü ve oraya defnedildi (Ocak 1919).

Şehâbeddin Süleyman idâdî yıllarında Âhenk gazetesinde başladığı (1903) yazı hayatını yine İzmir’deki Hizmet, Haftalık İzmir (İzmir), 11 Temmuz ve Sedat gazetelerinde II. Meşrutiyet’i takip eden birkaç ayda daha sürdürdü. Mülkiye’yi bitirdikten sonra tür, tema ve konu bakımından hayli zenginlik gösteren yazılarına Büyük Duygu, Çocuk Duygusu, Donanma, Gençlik (İzmir), İkdam, Genç Kalemler, Hak, Hakk’ın İlâvesi, İctihad, İştirak, Karagözün Salnâmesi, Musavver Erganun, Musavver Eşref, Musavver Hâle, Musavver Muhit, Mehâsin, Nevsâl-i Millî, Nihâl, Piyano, Rübâb, Resimli İstanbul, Resimli Kitab, Resimli Roman, Sühâ, Servet-i Fünûn, Sabah Gazetesi, Sadâ-yı Millet, Safahât-ı Şiir ve Fikir, Şehbâl, Tenkit, Teminat Gazetesi, Yeni Nesil gibi gazete ve dergilerde devam etti. Ayrıca Fecr-i Âtî’nin çıkarmayı düşündüğü dergi yayımlanamayınca bunun yerine çok kısa ömürlü Şiir ve Tefekkür ile (2-9 Eylül 1909) Jâle (25 Kasım 1909) mecmualarını neşretti.

Şehâbeddin Süleyman 20 Mart 1909 tarihinde toplanan Fecr-i Âtî’nin öncü kurucularındandır, grubun ilke olarak benimsediği, “Sanat şahsî ve muhteremdir” sloganı da ona aittir (Karaosmanoğlu, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, s. 40). Bu grup içinde tiyatro, hikâye, fanteziye (mensur şiir) ve eleştiri yazılarıyla tanındı. Yeni Lisan hareketini takdir etmekle birlikte alışkanlıklarından dolayı ona katılamayacağını açıkladı. Batı edebiyatı akımlarıyla beslenip Anadolu’nun Türkleşmeye başladığı dönemin şairlerindeki samimi söyleyişi esas alan Nâyîler adlı yeni bir edebî zümre oluşturmak istedi. Dârü’t-temsîl-i Osmânî ve Yeni Tiyatro Cemiyeti gibi kuruluşların edebî heyetinde yer alan Şehâbeddin Süleyman’ın amatörce tiyatro oyunculuğu da vardır.

Hikâye, mensure ve piyeslerinde aşk, kıskançlık, ihanet, ihtiras, aile içi geçimsizlikler, çocuk sevgisi, sanat ve meslek gayreti, siyasî çekişmeler, istibdat, taassup, aydın-halk-yönetici anlaşmazlığı, nesil ve kültür farklılıklarının doğurduğu sorunlar gibi temaları işledi. Şehâbeddin Süleyman, aynı zamanda Türkiye’de modern anlamdaki edebiyat tarihi çalışmalarının kurucusu sayılır. İdâdîlerin müfredatına edebiyat tarihi konulunca (1909) ders kitabı olarak onun yazdığı Târîh-i Edebiyyât-ı Osmâniyye kabul edildi. Hippolyte Taine ve Gustave Lanson metodundan faydalanarak kaleme aldığı bu kitabı geliştirerek sultânîler için Mehmed Fuad’ın da (Köprülü) imzasıyla Yeni Osmanlı Târîh-i Edebiyyâtı adlı eseri yayımladı. Birlikte imza koydukları kitapta Köprülü’nün fazla bir katkısının olmadığı anlaşılmaktadır (Polat, Şehâbettin Süleyman, s. 118-119; Mehmet Kaplan İçin, s. 190-199).

Eserleri: Rehber-i Erib-Kâmil: Bir Muallimin Şâkirdlerine Dersleri (I-III, 1910, ilk iki cildi Brunot’dan tercüme ve adapte, III. cilt Türkçe parçalardan oluşan antolojidir); Târîh-i Edebiyyât-ı Osmâniyye (1910); Nâmık Kemal-Karabelâ Münasebetiyle (1911; Nâmık Kemal’in eserini tenkit ederek onun tiyatro yazarı, romancı, tenkitçi ve şair sayılamayacağını ileri sürmektedir); Sanat-ı Tahrîr ve Edebiyat (1911); Resimli Muktatafât (I-III, 1911-1912, antoloji); Meşrûtiyette Terbiye-i Etfâl (1912, Mehmed Fuad ile birlikte); Ma‘lûmât-ı Edebiyye (I-II, 1912-1913, Mehmed Fuad ile birlikte); Osmanlılıkta Vâhime-i Mes’ûliyyet (1913); Abdülhak Hâmid: Hayatı ve Sanatkâr (1913); Yeni Osmanlı Târîh-i Edebiyyâtı (1914, Mehmed Fuad ile birlikte). Tiyatroları: Fırtına (1910); Ben... Başka! (1911, Tahsin Nâhid ile birlikte); Çıkmaz Sokak (1911); Kösem Sultan (Rübâb dergisinde 1912’de kısmen tefrika edilen eser İnci Enginün tarafından yayımlanmıştır: Ankara 1990). Nurhan Şeşen tiyatroları üzerine mezuniyet tezi hazırlamıştır (bk. bibl.). Dergilerde hikâyeleri, mensureleri, edebî tenkitleri de bulunan Şehâbeddin Süleyman’ın fikrî ve edebî tercümelerinden sadece Emil Faguet’den Aşk: Nesâyih-i Aşereden adlı çevirisi basılmıştır (1911). Küçük hikâyeleriyle ilgi olarak da bir mezuniyet tezi yapılmıştır (bk. bibl.).

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

13 Tem 2019

“TEPELERDEN KANLI AYLAR DOĞARDI, DEV ÖMÜRLER BİR NAMLUYA SIĞARDI, SAÇLARIMIZ BİR GECEDE AĞARDI SİZLER O GÜNLERİ BİLEMEZSİNİZ. GÖKLER, YAĞLI DUMAN GİBİ PUSARDI, DAĞLAR HANÇERLENMİŞ GİBİ SUSARDI, YEDİ YÖNDE YEDİ BORAN ESERDİ SİZLER O GÜNLERİ BİLEMEZSİNİZ” O.

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

17 Haz 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 51,83 M - Bugün : 5640