« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

GÜMÜŞHÂNEVÎ, Ahmed Ziyâeddin

İrfan Gündüz, 13 May 2019

SONRAKİ HABER

Hatıraların Işığında Seyyid Ahmet Arvasî Hocam

Efendi Barutcu, 31 Ara 2018

31 Ara

2018

’Haddini bilmek’ üzerine

Emre Kongar 01 Ocak 1970

1) Önce Demokratım, sonra Sosyal Demokrat.
2) Bir Toplumbilim öğrencisiyim.
3) Biraz Toplumbilim (Sosyoloji) dışında az şey bilirim ama en iyi bildiğimşey haddimdir.

***

Şimdi bu üç cümle çerçevesinde, somut kişilerden bağımsız olarak, son günlerde bir cumhurbaşkanı, bir televizyon sunucusu/yorumcusu ve bir sanatçı/mizah yazarı arasında yaşanan “Haddini bilmek” olayını yorumlamak istiyorum.
1) “Haddini bil” demek bir hakaret midir?
“Haddini bil” demek, esas olarak “Yetki ve sorumluluk sınırlarını aşıyorsun ve benim haklarımı zedeliyorsun” anlamına gelen bir uyarı ifadesidir.
Bunun bir hakaret olarak algılanması zor görünüyor.
2) Cumhurbaşkanı, sunucu/yorumcu ve sanatçı/mizah yazarı arasındakiilişkiler nelerdir?
Cumhurbaşkanı, içinde yorumcu/ sunucu ve sanatçı/mizah yazarının da bulunduğu seçmenler tarafından, kendilerine hizmet için, sınırlı süreyle seçilmiş bir yöneticidir.
Yani esas olarak seçmenler, (ve elbette bu arada sunucu/yorumcu ve sanatçı/mizah yazarı) cumhurbaşkanını kendilerine hizmet için sınırlı bir süreyle görevlendiren insanlardır; hizmetlerinden memnun kalırlarsa yeniden seçerler; memnun kalmazlarsa değiştirirler.
Ayrıca bir cumhurbaşkanı, görevler ve sorumluluklar açısından, hem sunucu/ yorumcunun hem de sanatçı/mizah yazarının birinci derecede konusudur...
Bir diğer deyişle, bir sunucu/yorumcu ile bir sanatçı/mizah yazarı görevleri gereği de bir cumhurbaşkanını, sıradan normal vatandaşlardan daha yakından izler, denetler, haber, mizah ve eleştiri konusu yapar.

***

Konuyu kim kime ne demiş, niye demiş gibi somut olaylara ve kişilereindirgemeden irdelediğimde, soyut planda şöyle üç sonuç görüyorum:
1) Bir kişiye “Haddini bil” demek hakaret olarak görünmüyor.
2) Demokrasilerde, bir cumhurbaşkanının kendisine hizmet etmekle yükümlü olduğu bir vatandaşa “Haddini bil” demesi, bir vatandaşın kendisine hizmet için seçtiği bir cumhurbaşkanına “Haddini bil” demesinden daha uygunsuz gibi görünüyor.
3) Bir sunucu/yorumcu ve bir sanatçı/ mizah yazarı ile bir cumhurbaşkanı ilişkileri açısından ise, bunların cumhurbaşkanını eleştirmeleri ve “Haddini bil” demeleri, görevleri ve toplumsal/ siyasal fonksiyonları açısından bir cumhurbaşkanının onlara “Haddini bil” demesinden çok daha kabul edilebilir bir davranış gibi görünüyor.

***

OLMAYA CİHANDA DEVLET HADDİNİ BİLMEK GİBİ!

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

07 May 2019

Particiliğe gelince; ancak Türkeş Bey rahmetli olduktan sonra millet bize oy vermeye başladı. Ama onu da büyük bir basiretsizlik örneği göstererek layıkıyla değerlendiremedik.

Nurullah KAPLAN

06 Mar 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

02 Mar 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 49,65 M - Bugün : 7510