« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Aha Geldim Gidiyorum

OZAN ARİF, 18 Şub 2019

SONRAKİ HABER

Eyalet sistemi neden şart? Az sonra!

Servet Avcı, 02 Ara 2018

02 Ara

2018

İkinci Oslo hatırası!

Servet Avcı 01 Ocak 1970

"İkinci çözüm süreci kesinlikle olmaz" diye iddialı cümle kurmak mümkün mü?

Kesinlikle hayır… Birinciyi kim tahmin edebilirdi ki? Ama oldu ve ellerindeki taze kan yıkanmamış teröristlerle aynı masaya oturularak 'yeni Türkiye' inşasına kalkışıldı…

Süreç iflasla sonuçlandı, üstelik çok ağır bedeller ödenerek… Bu süreci yürüten hiyerarşinin en tepesinden en alttakine kadar bir kişi bile çıkıp hesap vermedi, "Yanlıştı, özür dileriz" demedi…

Öyle sisli bir süreçti ki, Türk devletinin 'Dersim'den, Ermeni meselesine, üniter kimliğinden, diline kadar ne kadar abdesti varsa bozulmuştu… Karşı çıkan herkesin 'ırkçı, faşist, kafatasçı' ilân edildiği, omuz verenlerin 'âkil' sayıldığı bir 'resmî cinnet dönemi' yaşandı…

Yol kesen teröriste savcının kimlik gösterdiği bu aşağılık dönem için şu değerlendirmeyi hep yaptık yapmaya da devam edeceğiz: "Birinci çözüm süreci devletin bölgede sadece adını bırakmıştı… İkinci çözüm süreci adını bile bırakmaz…"

***

Çözüm sürecinin bir daha asla geri gelmeyeceğine dair net bir 'resmî beyan'ın olmayışı, tam tersine kulaklarımıza takılı kalmış olan 'buzdolabında' sözü, endişelerimizi hep diri tutuyor… Ya yine el ele tutuşup yollara dizilirlerse!.. "Uçuyoruz, büyüyoruz, artık paralarımız terörle mücadeleye gitmeyecek, cebinizde kalacak, üniter yapı zaten ayak bağımız, eyalet sistemine geçersek kimse bizi tutamaz, Osmanlı gibi oluyoruz, yüz yıllık akıl tutulması nihayet bitiyor, bekamız daha kallavi olacak" palavraları eşliğinde!..

Önceki tecrübe, kimseye "Kesinlikle olmaz" dedirtmiyor… Gerektiğinde bunun tartışması olmaz… Halka nasıl yedirileceği tartışılır sadece!..

Hassasiyet sahiplerini işkillendiren gerekçeler az değil… Tıpkı İngiltere'deki Democratik Progress Institute'nin PKK'yla ilişkilerinin sır olmaması gibi…

DPI, 'kazan içi âkiller'i 'hatırası olan başkent' Oslo'da topladı… 22-23 Kasım tarihlerinde Norveç'in Oslo kentinde "Çatışma Çözümlerine Toplumsal Katılım" başlığı ve "Akiller Heyeti Deneyimini Düşünmek" alt başlığıyla bir araya geldiler…

Davetle toplantıya katılan bir gazeteci Amerika'ın Sesi'ne şöyle yorumluyor Oslo'daki bu buluşmayı: "DPI'nın çatışmaların diyalog ve müzakere yöntemiyle barışçıl bir şekilde çözülmesini temenni eden ve bu doğrultuda çalışmalar yapan bir kuruluş olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu tür etkinlikleri olası yeni bir diyalog sürecine hazırlıksız yakalanmamak, barış ve çözüm ihtimalini her şeye rağmen gündemde tutmaya devam etmek amacı taşıdığını düşünmek mümkün.

Türkiye üç yıldır çatışmalı bir süreçten geçiyor. Kürt meselesinin çözümü, demokratikleşme, hak hukuk ihlalleri, yargı meselesi, cezaevinde tutuklu siyasetçiler ve gazeteciler bunlar hiç konuşulmuyor, göz ardı ediliyor. Tam da bu nedenlerle böylesi bir ortamda bu tür çalışmalar çok kıymetli..."

***

İşin daha ilginç tarafı, DPI'nin geçtiğimiz Nisan ayındaki misafirleriydi… Ahmet Takan yazmıştı, Efgan Ala'nın, Taner Yıldız'ın, şimdi Diyarbakır Belediye Başkan Adayı ilân edilen Mehdi Eker'in Londra'daki görüşmelerini… Çok sonra başka yayın organlarında da bu haber yer almış, taraflar 'içerik' konusunda dışarıya bilgi vermeye yanaşmamıştı…

Oysa DPI'nin PKK'yla ilişkisi, 8 Aralık 2017 tarihli Sabah gazetesinde şu ifadelerle yer alıyordu: "Democratic Progress Institute (DPI) PKK'nın İngiltere Temsilciliği olarak bilinmesinin ötesinde başkanlığını PKK terör örgütü lideri terör suçlusu bebek katili A. Öcalan'ın yasal/avukat takım üyesi (Öcalan's legal team member) olarak bilinen PKK'lı Kerim Yıldız başkanlığında faaliyet göstermektedir…"

Üç eski Bakanı ağırlayan DPI ile ilgili şu iktibası da aktarmış olalım: "DPI, İngiltere'de aynı adreste faaliyet gösterdiği Kurdish Human Rights Project(KHRP) yani Kürt İnsan Hakları Girişimi'nin paravan kuruluşu. DPI'nin direktörlüğünü Kerim Yıldız yapıyor. Kerim Yıldız, aynı zamanda KHRP'nin başkanı. KHRP, Kerim Yıldız'la birlikte Abdullah Öcalan'ın Avukatı Stuart tarafından kurulmuş. KHRP, AİHM'de PKK'nın Türkiye aleyhine açtığı davaları takip ediyor. Sitesinde Türkiye, Suriye, İran ve Irak'ta toprakları olan Kürdistan haritası yer alıyor…"

***

Neyse ki rahatız!.. Kendi tecrübelerimize dünyadaki tecrübeleri eklediğimizin için hata yapmayacağız galiba!.. Geçen hafta AKP İstanbul Milletvekili Ravza Kaçakçı başkanlığındaki partili heyetin Almanya temasları ve 'federal yapı'yı incelemeleri içimizi rahatlattı!..

Federal Konsey'i ziyaret eden Ravza Kavakçı bu görüşmeyi "Federal sistem hakkında bilgi alışverişinde bulunduk" şeklinde sosyal medya hesabından paylaşmış olması gerçekten sevindiriciydi!..

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

19 Şub 2019

“Artık ne kar yağar ne ben üşürüm Ne de saçlarımı dağıtır rüzgar Ben sağken bir günde bin kez ölürdüm Şimdi ölüm yoktur ölümsüzlük var” Abdürrahim KARAKOÇ Ozan Arif Şirin’i de 16 Şubat 2019 Cumartesi günü Samsun’da Büyük Camii’nin önünde toplanan mahşeri bir topluluğun kıldığı cenaze namazından sonra ahiret yurduna yolcu ettik.

Nurullah KAPLAN

18 Şub 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

15 Şub 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 46,46 M - Bugün : 2279