« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

M. NÜZHET ERMAN (1926-1996)

, 11 Kas 2018

SONRAKİ HABER

Ahmed Remzi Dede (Akyürek)

Sezai Küçük, 04 Kas 2018

04 Kas

2018

AKA GÜNDÜZ (1885-1958)

Sema Uğurcan 01 Ocak 1970

Türk romancısı, gazeteci ve şair.

Asıl adı Hüseyin Avni’dir. İlk yazılarında Enis Avni, daha sonra da Aka Gündüz adını kullandı ve bu sonuncu isimle tanındı. Rumeli’de Alasonya kasabasında doğdu. İlk tahsilini Serez ve Selânik’te yaptı; Selânik Rüşdiyesi’nden sonra Eğrikapı Sırp Rüşdiyesi’ne devam etti. Okumasını istemeyen üvey annesinden kaçıp İstanbul’a geldi ve sırasıyla Galatasaray, Edirne ve Kuleli askerî idâdîlerinde okudu. Harbiye’nin ikinci sınıfında iken siyasete karıştığı için hastalığı da bahane edilerek okuldan ihraç edildi ve tekrar Selânik’e döndü. Daha sonra Paris’e gitti; orada Collège de France, Paris Güzel Sanatlar Okulu ve Hukuk Fakültesi’nde iki buçuk yıl çeşitli derslere devam ettikten sonra İstanbul’a döndü. Hariciye gümrüğünde bir memuriyete tayin edildi. Bu vazifede çok kalmadan Selânik’te ikamete mecbur olarak sürgün edildi. 31 Mart Vak‘ası sırasında Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul’a geldi (1909). Adana’daki Ermeni ayaklanması üzerine oraya vali tayin edilen Bahriye nâzırı Büyük Cemal Paşa’nın maiyetinde, on dört ay Adana vilâyet meclisi başkâtipliğinde bulundu. Bu sırada Adana Vilâyet Gazetesi’nde birçok yazısı çıktı. İstanbul’a döndükten sonra matbuat hayatına atıldı. İstanbul’un işgali üzerine İngilizler tarafından Malta’ya sürüldü. Sürgün dönüşü Ankara’ya giderek Millî Mücadele’ye kalemiyle katıldı ve Paşa Kâzım ile Anadolu’da Peyâm-ı Sabah (1920) gazetesini çıkararak İstanbul’da Millî Mücadele aleyhinde yazılar neşreden Peyâm-ı Sabah’a karşı çıktı ve muhaliflerin sindirilmesinde rol oynadı. Cumhuriyet’ten sonra Millî Mücadele’yi yücelten ve Cumhuriyet’in resmî prensiplerini yaymaya çalışan eserlerini yayımladı. 1932-1946 yılları arasında Ankara milletvekilliği yaptı. 6 Kasım 1958’de öldü.

Edebiyat dünyasına oldukça genç sayılabilecek bir çağda, on altı yaşında, Edebiyât-ı Cedîde şairleri tarzında manzumeler yazmakla giren Aka Gündüz, Enis Safvet, Avni, Muallim ve Serkenkebîn takma adlarıyla edebî ve mizahî birçok şiir ve yazı kaleme almıştır. 1901 Martında Mecmûa-i Edebiyye’de (1315-1318) çıkan bir şiirle yayın dünyasına ayak basmış, daha sonra Selânik’te yayımlanan Çocuk Bahçesi (1903) ve Genç Kalemler (1911) dergilerinde yer alan yazılarıyla edebiyat çalışmalarını sürdürmüş ve kısa sürede tanınmıştır. Selânik’te haftalık Kadın gazetesini yayımlamış (1908) ve burada Seniha Hikmet adıyla yazdığı şiir ve makaleler ilgi uyandırmıştır. Karagöz (1908) gazetesinin başmuharrirliğini yapmış, Ubeydullah Efendi ile birlikte Hak Yolu adlı bir akşam gazetesi de çıkarmıştır (1910). Daha sonra İstanbul’da Ercümend Ekrem (Talu) ile beraber mizahî Alay dergisini yayımlamıştır (1920). Sabah (1889), Zaman (1909), Hizmet (1925), Âhenk (1928), Tercüman (1887-1917), Tanin (1324-1341), İleri (1334-1340), Hâkimiyet-i Milliye (1336-1928) gibi birçok gazetelerde yayımlanan şiir, hikâye, roman ve makaleleriyle gazetecilik ve yazarlığı sürdürmüştür.

Asıl şöhretini millî edebiyat cereyanına katıldıktan sonra kazanan Aka Gündüz, 1923’ten önce yayımladığı eserlerinde, daha çok, Türklük duygusuyla Rumeli’de düşman elinde kalan Türk toprakları karşısında duyduğu ıstırabı, bir avuç Türk’ün bu topraklarda verdiği kahramanca mücadeleyi dile getirmiştir. Cumhuriyet’ten sonra neşrettiği eserlerinin büyük bir kısmı ise doğrudan doğruya tezli roman niteliğinde olup ele aldığı zaman dilimi, imparatorluktan millî devlete geçiş dönemidir. Romanlarında kadın ve çocuk terbiyesi, suça ve fuhşa sürüklenmenin sosyal-psikolojik sebepleri, bâtıl inançların kötü etkileri, savaşın doğurduğu ekonomik ve ahlâkî çöküş, inkılâplardan sonra ortaya çıkan yeni ve yerli hayat tarzının müdafaası ön planda bulunmaktadır. Devrinde geniş bir okuyucu kitlesi tarafından tutulmuş ve eserleri okunmuş bir yazar olan Aka Gündüz’ün şiir, hikâye, piyes, roman, mizahî hikâye, fıkra ve çocuk hikâyesi türlerinde yetmişe yakın eseri yayımlanmıştır. Şiirlerinden bazıları bestelenmiş ve sevilen şarkılar arasında yer almıştır.

Eserleri. Çoğu devrin gazete ve mecmualarında tefrika edilen ve bir kısmı bu halde kalan eserlerinden kitap halinde basılan başlıcaları şunlardır: Şiir ve Piyesleri: Bozgun (şiir, İstanbul 1334); Muhterem Katil (piyes, İstanbul 1330); Yarım Türkler (piyes, İstanbul 1919); Beyaz Kahraman (piyes, Ankara 1932); Yarım Osman (piyes, Ankara 1933); Mavi Yıldırım (piyes, Ankara 1933). Hikâye ve Romanları: Türk Kalbi (İstanbul 1327); Türkün Kitabı (İstanbul 1329); Kurbağacık (İstanbul 1335); Bu Toprağın Kızları (Ankara 1927); Hayattan Hikâyeler (İstanbul 1928); Dikmen Yıldızı (İstanbul 1928); Odun Kokusu (İstanbul 1928, eser daha sonra Odun Kokusundaki Hicran adıyla yeniden basılmıştır, İstanbul 1938); Tank-Tango (İstanbul 1928); İki Süngü Arasında (İstanbul 1929); Yaldız (İstanbul 1930); Çapkın Kız (İstanbul 1930); Aysel (İstanbul 1932); Ben Öldürmedim (İstanbul 1933); Onların Romanı (İstanbul 1933); Kokain (İstanbul 1933); Üvey Ana (Ankara 1933); Üç Kızın Hikâyesi (İstanbul 1933); Aşkın Temizi (İstanbul 1937); Çapraz Delikanlı (İstanbul 1938); Zekeriya Sofrası (İstanbul 1938); Mezar Kazıcıları (İstanbul 1939); Giderayak (İstanbul 1939); Yayla Kızı (İstanbul 1940); Türk Duygusu (mensure/kısa yazı, Ankara 1941); Bebek (İstanbul 1941); Bir Şöförün Gizli Defteri (İstanbul 1943); Sansaros (İstanbul 1945); Eğer Aşk (İstanbul 1946); Bir Kızın Masalı (İstanbul 1954). Çocuk Kitapları: Gazi’nin Gizli Ordusu (İstanbul 1930); Demirelin Hikâyeleri (İstanbul 1930); Meçhul Asker (İstanbul 1930); Köy Muallimi (piyes, Ankara 1932); Yılmazların İkizleri (piyes, Ankara 1932).

Bunlardan İki Süngü Arasında ve Bir Şöförün Gizli Defteri adlı eserleri filme alınmıştır. Eserlerinin geniş bir listesini Ferit Ragıp Tuncor, Yeni Defne’de (s. 8-9) ve Abide Doğan, Aka Gündüz adlı eserinde (s. 184-187) vermişlerdir.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

30 Eki 2018

Babam ülmüşşş… Babam ülmüşşş… Dört bin kilometre doğuda, Doğu Türkistan’ın Hoten şehrinde, hiç tanımadığınız bir adam öldüğünde haberiniz bile olmaz.

Efendi BARUTCU

27 Eki 2018

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Nurullah KAPLAN

22 Haz 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 42,74 M - Bugün : 20440