« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

İBN ÂBİDÎNZÂDE (Ahmet Özel)

, 10 Haz 2019

SONRAKİ HABER

Hepsine saygı duyacağım!

Servet Avcı, 15 Kas 2016

15 Kas

2016

Trump'ı başkanlığa taşıyan temel sebep...

Kürşad Zorlu 01 Ocak 1970

ABD'de Başkanlık seçiminin galibi son anketlerde geride gözüken iş adamı Donald Trump oldu. Obama ile 8 yıl süren Demokratlar dönemi Trump'ın başkanlığı ile Cumhuriyetçilere teslim edildi. Kongrenin üstünlüğü de Cumhuriyetçiler'de kaldı. Bu sonuç başkan ve Kongrenin daha uyumlu çalışarak ani kararlar alabilme ihtimalini güçlendiriyor. Seçim sürecindeki kutuplaşmayı dikkate alırsak ülkedeki demokrasi ve istikrar açısından belirleyici yönü, toplumsal güven konusunda meydana gelen gerilemeydi. Kısa vadede en önemli problem siyasal ve sosyal zeminde beliren güvensizlik, göreli umutsuzluk ve depolitizasyon etkisinin bertaraf edilmesi olacak. Nitekim Trump'ın kazanmasının ardından yaptığı konuşmada ülkedeki ayrışmaya son vermek gerektiğini ve bütün Amerikalıların başkanı olacağını ifade etmesi kampanyadaki sert ve radikal üslubunu dengeleyebileceğine yönelik önemli işaretler veriyor.

Farklılık fark yarattı

New Yorker editörü Andrew Marantz seçim öncesindeki değerlendirme yazısında Trump için "viral başkan adayı" ifadesini kullanmıştı. Yani Trump'ın tarzının ve ortaya koyduğu vaatlerin virüs gibi yayıldığından söz ediyordu. Gerçekten de böylesine kısa sürede elde edilen başarı için kullanılabilecek bir benzetmeydi. Clinton'un geçmişine yönelik eleştiriler ve süreç içerisindeki çelişkili sözleri Trump'ı bu konuma getiriyordu. New York Post'un attığı "en az nefret ettiğinize oy verin" manşeti olayı özetler nitelikteydi. Emlak ve inşaat sektöründe büyük bir ivme yakalayan Trump, siyasetten uzak yaşam öyküsüne rağmen kimsenin kendisine şans vermediği bu kısa sürede ipi göğüslemeyi başardı. Kampanya boyunca gerginlikleri artırdı, ezilen ve mağdur kesimler üzerine oynadı. Kullandığı dil ve üslup kimi çevrelerce ve hatta Cumhuriyetçi Parti'nin ileri gelenleri tarafından "utanç" şeklinde değerlendirilse de giderek daha geniş kesimlerin takipçisi oluyordu. Dünyaca ünlü CNN kanalı program akışını ona göre belirliyor, görsel ve yazılı medya onun açıklamalarını bir reyting aracı olarak görüyordu. Sosyal medyada Trump üstünlüğü giderek belirmeye başlamıştı. Trump katıldığı bir programda "Elimde Twitter ve Facebook denen muhteşem şeyler var. Bu durum New York Times'a sahip olmak gibi, üstelik onun gibi zarar da etmiyor" diyordu. İşte görsel ve basılı medyanın zorunlu olarak büyüsüne kapıldığı Trump, siyaset, sivil toplum, iş dünyası ve daha pek çok farklı kesimin katkısıyla adeta bir bumerang etkisi yaratarak küresel gücün tepesine oturma hakkı elde ediyordu.

İşte temel sebep

Trump ve ortaya koyduğu vaatler bir gerçeği gün yüzüne çıkarıyordu. ABD'de yaşayanların durumdan memnuniyetsizliği giderek artıyordu. Büyük beklentilerle göreve gelen Obama en büyük başarısı olarak Usame Bin Ladin'in yakalanmasını gösteriyor ve bir yönüyle sosyo-ekonomik değişkenleri ikinci planda bırakıyordu. Obamacare gibi bir takım sosyal adımlar atılsa da ABD'de orta sınıf kayboluyor, gelir adaletsizliği artıyordu. Ağır vergi yükleri yüksek gelir gruplarının lehine bir dönüşüm getiriyordu. Uluslararası ticari ittifakların ekonomik problemleri artırdığına yönelik ciddi bir algı oluşturuyordu. Ülkedeki 11 milyon kayıt dışı göçmenin sosyal ağ düzeneklerindeki olumsuz etkisi giderek hissediliyordu.

İşte yeni Başkan Trump bu damarın üzerine kurulu müthiş bir seçim kampanyası yürütüyordu. Vergi dilimi sayısını 7'den 3'e indirme, yıllık geliri 29 bin dolara kadar olan vatandaşlar için sıfır vergi yükü, 54 bin dolara kadar olanlar için %12 vergi ve emlak vergisini tamamen kaldırma vaatleri ülkenin ezilen kesimleri için ciddi bir sempati unsuruydu. Meksikalılar hakkında yaptığı radikal çıkışlar eklenince "özlenen Amerika" hedefi Trump ile pekişiyordu.

Gelinen noktada Trump'ın başkanlık zaferi ABD için bir hayal kırıklığı mı yoksa yeni bir yükselme dönemi mi olacak? Bunu zaman gösterecek... Fakat bu dönem sadece ABD'de değil tüm dünyada olguları, algıları ve küresel etkileşim alanını derinden etkileyebilir.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

14 Haz 2019

Bakınız günümüzde dekahraman Mehmetçik Türkiye sathında ve yakın coğrafyamızda aynı ruh ve heyecanla her türlü bölücü teröre karşı bu mücadeleyisürdürerek, hainlerin ve şaşkınların “Kürdistan” hayallerini toprağa gömmeye devam ediyorlar.

Nurullah KAPLAN

06 Mar 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

02 Mar 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 50,68 M - Bugün : 28938