« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Santuri Edhem Efendi

1855 – 14.09.1926, 14 Eyl 2020

SONRAKİ HABER

Dinin istismarı

Ali Bulaç, 23 Kas 2015

23 Kas

2015

Terörle Mücadele Aldatmacası...

Orhan Erinç 01 Ocak 1970

Terörle mücadele, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ülkeyi istediği gibi yönetmekte kullandığı bir aldatmacaya dönüştü.
1991 yılında, Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde çıkarılan Terörle Mücadele Yasası, izleyen süreçteki kimi iyileştirmelere karşın Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında öylesine hesaplı bir yaklaşımla kurgulandı ki Mussolini’nin Ceza Yasası’na rahmet okutan bir duruma getirildi.
Sonucu kapı yoldaşım Ayşe Yıldırım, 19 Kasım’daki yazısının başlığında özetlemişti:“Bir gün herkes terörist olacak!”

***

Aslında yapılan terörle mücadele değil teröristle mücadele...
Ülkeyi yönetenler, teröristleri etkisiz duruma(!) getirerek terörü önleyeceklerini sanma yanlışını sürdürmekte direniyorlar.
Terör örgütü PKK’nin harcadığı milyarların, halk deyişiyle değirmenin suyunun nereden geldiğini araştırma zahmetini bir yana atıvermiş durumdalar.
Uygulama, terörü ortadan kaldırmaktan çok milliyetçi oyları AKP’de yoğunlaştırma amacını yaşama geçirme niyetiyle sürdürülüyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörün kaynağının “fakirlik” olduğunu söylüyor.
Ama AKP iktidarı, fakirliği gidermenin yolunun yatırımdan ve iş alanları açmaktan değil, bir kazan-kazan uygulamasına dönüşen kuru gıda dağıtımından ve Fak- Fuk-Fon’dan ödenen paralardan geçtiğini düşünüyor.
Doğu ve Güneydoğu kentlerinde yapılan öncelikli yatırım TOKİ siteleri.
Ama o da parası olanlar için...
Milletvekillerinin bile övünerek dile getirdiği ikinci yatırım ise yeni cezaevi inşaatları!
Eğitim ise medreselere emanet...
“Rabbena, hep bana” yaklaşımıyla terörün önlenemeyeceğini Mısır’daki sağır sultan bile duydu ama, bizimkiler dünyadan habersizmiş gibi durmayı yeğliyorlar.

***

Yandaş medyaya bakarsanız G20’de dünyayı terör konusunda dize getirdik. Herkes yöneticilerimizin uzmanlığı ve büyüklüğü karşısında şapka çıkardı.
Ama anlaşılıyor ki, Suriye hududumuzdaki 98 kilometrelik bölümü kevgir olmaktan tek başımıza çıkaramıyoruz ya da daha kötüsü çıkarmıyoruz.
Öyle senaryolar uyduruluyor ki bunlardan biri de anılan bölümde ABD ile ortak operasyonlar uygulanacağı. Sanırsınız ki, bizimkiler de dahil askerler Suriye’ye karadan girecek ve IŞİD’i yok edecek.
Oysa gerçek, IŞİD’e Türkiye’den hem teröristlerin, hem de kullanacakları silah ve mühimmatın geçişlerini engellemek.
IŞİD’in temizlenmesinden sonra oralarda kimlerin kalacağı da bizimkilerin değil,Obama, Putin ve Esad’ın tercihlerine bağlı.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

18 Eyl 2020

12 Eylül Askeri darbesinden sonra Ülkücüler devlet ile zindanlarda, mahkeme salonlarında ve darağaçlarında yüzleşmek zorunda kalmışlardır. Bu insanlar devlet gibi, dost, baba olarak kutsadıkları müesseselerino yıllardaki yöneticileri (darbeciler) tarafından perişan edilmişlerdir, birçoğugençliklerini yaşayamamış bir büyük sevdaya kapılmanın dışında sevdiklerine, gönül verdiklerine dahi duygularını itiraf edememişlerdir.

Hüdai KUŞ

17 Eyl 2020

M. Metin KAPLAN

24 Haz 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 67,38 M - Bugün : 7926