« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

ŞEYH ŞÂMİL

Mustafa Budak, 16 Şub 2020

SONRAKİ HABER

Ömer Asım Aksoy

, 27 Eki 2015

27 Eki

2015

SAÎD b. ÂS

Ayhan Tekineş 01 Ocak 1970

Ebû Osmân Saîd b. el-Âs b. Saîd el-Ümevî (ö. 59/679)

Sahâbî, vali ve kumandan.

Hicretin 1. yılında (622) Mekke’de dünyaya geldi. 3. yılda (624) doğduğu da zikredilmiştir. Bedir Gazvesi’nde müşriklerin safında yer alan babası Âs, Hz. Ali tarafından öldürüldüğünden akrabası olan Hz. Osman’ın himayesinde yetişti. Annesi Ümmü Külsûm Âmiriyye bint Ömer, Resûl-i Ekrem’in soyundandır. Hanımlarından Ümmü’l-Benîn, Mervân b. Hakem’in kız kardeşidir. Çok çocuğu olduğu belirtilen Saîd’in oğullarından Eşdak lakabıyla tanınan Ebû Ümeyye Amr, Muhammed ve Osman bu hanımından olup ayrıca Hâlid ve Yahyâ adlarında iki oğlu daha bilinmektedir. Sekiz dokuz yaşlarında iken Hz. Peygamber’le görüştüğü sırada bir kadının Resûlullah’a bir hırka hediye ettiği, Resûlullah’ın da Saîd’i işaret ederek, “Hırkayı bu çocuğa ver” dediği rivayet edilmektedir.

Hz. Osman’ın Irak genel valisi Velîd b. Ukbe’nin Kazvin valiliğine tayin ettiği Saîd, şehri mamur hale getirdi. Velîd’i görevden alan halife Saîd’i çok genç yaşta Kûfe valiliğine tayin etti, o da bölgede huzurun sağlanmasına önemli katkılarda bulundu. Saîd’in bu sırada gerçekleştirdiği Horasan seferine (29 veya 30 / 650 veya 651) Hz. Hasan ve Hüseyin de iştirak etti. Daha sonra Saîd, Taberistan ve Cürcân’ı fethetti, Âmül’ü İslâm topraklarına kattı, Azerbaycan bölgesindeki karışıklıkları bastırarak buraları aldı. Saîd, Kûfe valisi iken halkı halife aleyhine kışkırtan Eşter ile aralarında Kümeyl b. Ziyâd’ın da bulunduğu birkaç adamını Dımaşk’a Muâviye b. Ebû Süfyân’ın yanına gönderdiyse de (33/653-54) burada da rahatsızlık vermeleri yüzünden Muâviye bunları geri gönderdi. Saîd de faaliyetlerini sürdürmeleri üzerine onları Humus’a sürgün etti. Cesur bir kumandan ve dirayetli bir idareci olan Saîd’i Kûfeliler disiplini sebebiyle Hz. Osman’a şikâyet edince halife onu görevden alarak yerine Velîd b. Ukbe’yi gönderdi, ancak bir müddet sonra onu da istememeleri sebebiyle Saîd’i eski görevine iade etti. Ancak Kûfe halkının bu durumdan hoşlanmaması üzerine 34 (654-55) yılında Saîd’i tekrar görevden aldı.

Hz. Osman tarafından mushaf istinsah heyetine seçilen Saîd halife şehid edildiğinde (36/656) onun evini koruyanlar arasında yer aldı ve olaylar sırasında başından yaralandı. Bu hadiseden sonra bazı arkadaşlarıyla birlikte Mekke’ye gitti. Cemel Vak‘ası ve Sıffîn Savaşı başta olmak üzere iç çatışmalara karışmadı. Muâviye b. Ebû Süfyân, halife olduğunda kendisine biat etmek için uzun süre beklemesine rağmen Saîd’i Medine’ye vali tayin etti, fakat çok geçmeden onu görevden alarak yerine Mervân b. Hakem’i getirdi. Daha sonra bir yıl Saîd, bir yıl Mervân olmak üzere Medine valiliği yaptılar. Saîd, valiliği sırasında şehrin kadısı Abdullah b. Nevfel’i azledip yerine Ebû Seleme b. Abdurrahman b. Avf’ı tayin etti.

Saîd, Medine valisi iken Hz. Ali’nin Fâtıma’dan olan ve Hz. Ömer’den dul kalan kızı Ümmü Külsûm’e tâlip oldu. Nikâh kıymak üzere Mescid-i Nebevî’ye sadece Hz. Hasan’ın gelip Hz. Hüseyin’in gelmediğini görünce onun bu evliliğe razı olmadığını anladı. “Hüseyin’in hoşlanmadığı bir işi yapmam” diyerek bu evlilikten vazgeçti ve Ümmü Külsûm’e önceden verdiği mehri geri almayıp bunu akrabaları için hediye kabul etmesini istedi (İbn Manzûr, IX, 313). Bu sırada vefat eden Hz. Hasan’ın cenaze namazını onun kıldırdığı, Hz. Hüseyin’in, “Emîrin namaz kıldırması âdet olmasaydı seni imâmete geçirmezdim” diyerek ağabeyinin namazını Saîd’in kıldırmasını hoş karşılamadığı rivayet edilmiştir (İbn Kesîr, VIII, 46).

Muâviye b. Ebû Süfyân’ın 49 (669) ve 52 (672) yıllarında hac emîri olarak görevlendirdiği Saîd, Medine valisi iken 59 (679) yılında şehre 3 mil uzaklıktaki Akik vadisinde bulunan Arsa adlı çiftliğinde vefat etti, vasiyeti üzerine Cennetü’l-baki‘de defnedildi. Bu tarih 57 (677) veya 58 (678) olarak da zikredilmiştir. Cömertliğinden dolayı “Ukketü’l-asel” (bal tulumu) diye anılan Saîd verecek bir şeyi bulunmadığı zaman vaadde bulunur, hatta borç senedi imzalardı. Bu şekilde yazdığı borç senetlerinden bir kısmının vefatından sonra büyük oğlu Amr tarafından ödendiği nakledilmektedir. Tirmizî, Saîd’in Resûl-i Ekrem’den merfû olarak rivayet ettiği, “Baba oğluna güzel terbiyeden daha değerli bir miras bırakmamıştır” meâlindeki hadisin mürsel olduğunu söyler (“Birr”, 33). Bunun dışında Hz. Ömer, Osman ve Âişe’den hadis rivayet etmiş, kendisinden iki oğlu Yahyâ ve Amr ile Sâlim b. Abdullah b. Ömer ve Urve b. Zübeyr hadis nakletmiştir.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

14 Şub 2020

Abdal Halil Ağa Kadar Haysiyetli Olamaz Mısınız? Fotoğrafta elinde davulla gördüğünüz Abdal Halil Ağa milli mücadele yıllarında Maraş’ta Abdallar mahallesinde mukim abdalların reisi durumundadır.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 59,26 M - Bugün : 19102