« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Kutbüddin RÂZÎ

Hüseyin sarı, 04 Ağu 2020

SONRAKİ HABER

Terörün ve zulmün gölgesinde buruk bayram...

Mustafa Ünal, 28 Eyl 2015

28 Eyl

2015

Türk milliyetçileri, milliyetçilik karşıtlarıyla beraber olamaz!

Ahmet B. Ercilasun 01 Ocak 1970

Milliyetçilik, milleti sevmek ve onu yükseltmek ülküsünü taşımak demektir. Elbette millet kavramı konusunda farklı görüşler vardır. Fakat nihai olarak bir Türk milliyetçisi, kendisini Türk hisseden herkesi Türk milletinden kabul eder. Bir millete ait olmanın en son ve temel şartı, ferdin kendisini o millete mensup hissetmesidir. Buna "mensubiyet duygusu" adı verilir. Mensubiyet duygusunu yaratan da insanlar arasındaki ortaklıklardır. Soy, dil, tarih, kültür, devlet, vatan, din, âdet ve gelenek vb.. ortaklıklar. Ancak bunların hepsinin bir arada bulunması gerekmez. Bazen bunların birisi dahi, mensubiyet duygusu için yeterli olabilir. Bazen de birinin farklı olması, insanı mensubiyet duygusundan uzaklaştırabilir. Sağlam ve sahici bir "millî eğitim"e sahip olan devletler, eğitim sayesinde, vatandaşları arasında aynı millete mensup olma şuurunu sağlayabilirler, güçlendirebilirler.

Türk milliyetçilerinin çok büyük bir çoğunluğu, yüzyıllara dayanan tarih, kültür, din, devlet ve vatan ortaklığı sebebiyle ülkemizdeki bütün etnik unsurları Türk milletinden kabul etmişler, hepsini "Türk" adı altında birleştirmişlerdir. Bunun asimilasyonla, inkârcılıkla filan ilgisi yoktur. Bu ortak tarihimizin tabii bir sonucudur ve devletimizin uluslararası kuruluş belgesi sayılan Lozan Antlaşması'nda da bu şekilde yer almıştır. Ve yine ortak tarihimizin bir sonucu olarak bütün anayasalarımızda devlete "vatandaşlık bağı ile bağlı olan" herkes Türk kabul edilmiştir.

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız birleştirici anlayış, 13 yıldır Türkiye'yi idare etmekte olan iktidar tarafından yok edilmeye çalışılmıştır. Milletimizin adı olan Türk kavramının birleştirici bir üst kimlik olduğu inkâr edilmiş ve Türk kavramı, "millet" seviyesinden "etnik kimlik" seviyesine indirilmiştir. 13 yıllık iktidarın başı bütün konuşmalarında "Türk, Kürt, Çerkez, Abaza, Boşnak, Gürcü..." diyerek milletimizin adı olan "Türk"ü etnik bir kavram kabul etmiştir. Ülkemizdeki insanları soylarına göre ayırmış ve bizzat kendisi "millet"i böylece "soy" şartına bağlayarak "ırkçılık" yapmıştır. Bu söylem kendilerini ayrı millet sayan bölücü gruplara cesaret vermiş ve onlar da "farklı millet olma"nın gereğidir, diyerek ana dilde eğitim, özerk bölge, özerk yönetim, hatta federasyon ve bağımsızlık istemişlerdir. Başka bir ifadeyle bu talepleri zaten öteden beri dile getiren bölücüler, iktidarın söylem, tutum ve uygulamalarından yararlanarak ayrılıkçı isteklerinin bir hak olduğuna geniş bir kamuoyunu inandırmışlardır.

13 yıldır Türkiye'yi idare eden partinin çekirdek kadrosu aslında ideolojik olarak Türkçedeki anlamıyla "millet" olgusuna karşıdır. Onlar için Türk milletinin birliği değil, İslam birliği esastır. Uyguladıkları dış politika da bunun neticesidir. Selefî İslamcılığı gaye edinen İhvancılarla beraberlikleri de bu düşüncelerinin bir sonucudur. Hedeflerinin Türk milliyetçiliği değil, İslamcılık olduğu pek çok konuşmalarıyla sabittir.

Son aylarda AKP iktidarı ve onların kurucu genel başkanı, PKK terörüne karşı millî söylemler kullanmaya ve millî simgeleri öne çıkarmaya başlamıştır. 13 yıllık yönetimi boyunca Türk milliyetçiliğine karşı olan iktidarın bu tutumuna elbette Türk milliyetçileri aldanmaz, aldanmamalıdır.

17 Şubat 2013'te Midyat'ta "Biz her türlü milliyetçiliği ayaklarının altına almış bir iktidarız" diyenlerle Türk milliyetçileri beraber olamaz!

TRT'de Kurmançça kanal açarak bölücüler için standart bir dil yaratmaya sebep olanlarla Türk milliyetçileri beraber olamaz!

Atatürk'ün "Ne mutlu Türk'üm diyene!" sözüne karşı olanlarla Türk milliyetçileri beraber olamaz!

"Türk'üm, doğruyum, çalışkanım..." andını okullardan kaldırarak âdeta Türk, doğru ve çalışkan olmayı reddedenlerle Türk milliyetçileri beraber olamaz!

Bölücülerle görüşmeler yaptıkları, Oslo, Habur, Dolmabahçe rezaletleriyle gün gibi ortada olan bir iktidarın mensuplarıyla Türk milliyetçileri beraber olamaz!

Ve elbette Türk milliyetçileri, milliyetçilik karşıtlarıyla asla beraber olamaz!

NEY_SEN(ce)
Hüdai KUŞ

06 Ağu 2020

Kimimiz çok hastayız, Kimimiz kumpastayız. Yine bir can göç eylemiş, Hep birlikte yastayız. ______&______ Kimimiz şimdi, tabut başında, Kimi musallada reklam peşinde.

Efendi BARUTCU

05 Ağu 2020

M. Metin KAPLAN

24 Haz 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 66,01 M - Bugün : 4127