« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Ahmet Şükrü Esmer, 1891- 19.01.1982

, 20 Oca 2020

SONRAKİ HABER

2 Kasım’da ne olacak da terör gömülecek, kim söylemek ister?

Nuh Gönültaş, 21 Eyl 2015

21 Eyl

2015

Savcının işi neden çok ama çok zor?

Emre Kongar 01 Ocak 1970

Savcı, iktidar yanlısı medyadaki PKK ve DHKP-C destekçiliği iddiaları için Doğan Grubu’nun yayın organlarını mercek altına aldığını açıklayınca, işinin çok zor olduğunu göstermek için medyada bu konuda, politikacılar ve medya mensupları hakkında yazılan ve çizilen binlerce haberden sadece birkaç tanesini dün alıntılamıştım.
Bugün aynı konuda Erdoğan’ın son günlerdeki iki demecinden birer alıntı ve Ahmet Hakan’ın iki gün önceki yazısından, “isyan satırları” diyeceğim bir bölüm aktaracağım.
Böylece savcının işinin zorluğu, hem de çok zorluğu hakkında ikinci bir noktayı vurgulamak istiyorum.
Bu nokta, AKP iktidarının ve Erdoğan’ın, PKK konusundaki çok sert ve çok ani bir politika dönüşü yapmasından ve birbirine zıt olan bu her iki politikaya da karşı çıkmış veya çıkmakta olanları “ihanetle” suçlamasındankaynaklanıyor.
PKK ile müzakere masasındayken teröre pek çok ödün veren iktidarın buna karşı çıkanlara “hain” derken, birdenbire politika değiştirip her türlü “Barış” çağrısını bile“ihanetle” suçlaması, savcının işini son derece güçleştiriyor:
Çünkü AKP ve Erdoğan destekçileri, (özellikle de dalkavukları) geçmişte, bugün“İhanet” denen çizginin çok ötesine de geçerek PKK ve Öcalan övgüsü yapmış, her türlü ödünü savunmuşlardı!
Bunun nedeni de AKP-Erdoğan iktidarının, müzakere sürecinde, terörün ciddi mevziler kazanmasına göz yummuş olmasıydı.
Bakın bizzat Erdoğan bu konuda neler diyor:
“Burada, bu süreç içerisinde, güvenlik güçlerimiz tabii ‘herhangi bir çatışmaya, şuna buna girmeyelim’ dediler ama daha sonra anladık ki bu süreç içerisinde bunlar,bunu yaptılar.”
“Çözüm Süreci içerisinde valilerimiz kendilerine verdiğimiz talimatlar gereği ciddi manada bu terör örgütlerine karşı şu andaki operasyonlara girmiyorlardı.”

***

Ahmet Hakan da, bu ani ve sert politika değişikliğinden dolayı ortaya çıkançelişkiye, iki gün önce, belgesel nitelik taşıyan yazısıyla şöyle isyan ediyordu:
“Yeter be yeter!
OSLO’da PKK ile gizli görüşmeyi biz mi başlattık da bize ‘TERÖRİST’ diyorsunuz?
Öcalan’a çalışma ofisi hazırlayıp kendisiyle masaya biz mi oturduk da bize ‘TERÖRİST’ diyorsunuz?
Osmanlı’nın en sembolik mekânı olan Dolmabahçe Sarayı’nda HDP heyeti ilemutabakatı, şatafatlı bir törenle biz mi dünyaya duyurduk da bize ‘TERÖRİST’diyorsunuz?
Kandil ile İmralı arasında biz mi mekik dokuttuk da bize ‘TERÖRİST’ diyorsunuz?
Öcalan’ın mesajlarını Diyarbakır meydanında biz mi okuttuk, bu mesajı bütün televizyonlardan canlı olarak biz mi yayınladık, gazetelerde çarşaf çarşaf biz mi bastırdık da bize ‘TERÖRİST’ diyorsunuz?
Havuz gazetelerinde günlerce ve sayfalarca ‘Öcalan çok süper biri’ diye yazdıranbiz miydik de bize ‘TERÖRİST’ diyorsunuz?
Ünlü Kürt ozanlarının elinden tutarak kürsülere çıkarıp hem Öcalan’ın hem de barış sürecinin alâyıvalâ ile propagandasını biz mi yaptık da bize ‘TERÖRİST’ diyorsunuz?
PKK terör örgütü, ‘Çözüm Süreci’ boyunca saldırılarını sürdürürken, asfaltlaramayınlar döşerken, şehirlere mühimmat yığarken biz mi ‘aman görmeyin, aman ilişmeyin’ dedik de bize ‘TERÖRİST’ diyorsunuz?
‘Terör örgütü maalesef mühimmat döşemiş’ diye tarihin asla affetmeyeceği bir büyük gafleti biz mi itiraf ettik de bize ‘TERÖRİST’ diyorsunuz?
Öcalan’a methiyeler düzen adamları biz mi milletvekili yaptık, bu arsız ve ahlaksızşahsiyetleri hiç utanmadan gazete basmaya biz mi azmettirdik de bize ‘TERÖRİST’ diyorsunuz?
Yeter be yeter!
Öcalan’la sanki ayrı bir devletin başıymış gibi masaya oturan sizsiniz.
HDP ile mutabakat imzalayıp bunu uluslararası bir anlaşma gibi sunan sizsiniz.
Öcalan’ın mesajlarını ‘tarihi belge’ diye meydanlarda okutan sizsiniz.
Kürt şarkıcılara ‘Megri Megri’ diye şarkılar söyleten sizsiniz.
‘Süreç bozulur, oylarımız düşer’ korkusuyla PKK’nin mühimmat yığmasına gözyuman sizsiniz.
PKK terör örgütü, yollara mayınlar döşerken görmezden gelen sizsiniz.
Çözüm süreci yürüsün diye adamlarınıza ‘Öcalan çok harika, çok süper biri’ diyemesajlar attıran sizsiniz.
Bütün bunlar kabak gibi ortadayken...
Bize ‘TERÖRİST’ diyen de sizsiniz.”

***

Hukuk, evrensel kurallar bir yana bırakılıp, siyasal iktidarların hem her gündeğişen hem de otoriter olan politikalarına alet edilirse, savcıların işi de çokama çok zor hale gelir...
Elbette yargıçların da!

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

13 Oca 2020

Mefkûre Mektebinin 11.01.2020 tarihli Kutadgu Bilig okumalarında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Stajyer Avukat Ömer Arıkan Bey’in 163. ile 202.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 58,10 M - Bugün : 4653