« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Abdülhamit Han 21.09.1842 – 10.02.1918

, 21 Eyl 2020

SONRAKİ HABER

İkinci Kürt devleti kuruluyor, büyük Kürdistan hayal olmaktan çıkıyor!

Uğur Dündar, 21 Eyl 2015

21 Eyl

2015

Bir demokraside devlet başkanına hakaret suç mudur?

Gökhan Bacık 01 Ocak 1970

Öncelikle şunu yazalım: İster devlet başkanı olsun ister vatandaş kimseye hakaret güzel bir şey değildir, tasvip edilemez.

Ancak bir demokratik düzende normlar daha karmaşık oluşur. Bu açıdan dünyadaki demokratik ülkelere bakınca çok açık görünüyor ki “bir demokraside devlet başkanına hakaret suç olamaz.”

Mesela ABD’de “başkana hakaret” diye bir suç yok. Ancak “başkanı tehdit” etmek suçu var. 1881’de Fransa’da “cumhurbaşkanına hakaret” suçu yazılı metinlere girmiş ancak De Gaulle’den beri bununla kimsecezalandırılmadı.

Kuzey Caroline Üniversitesi’nden “devlet başkanına hakaret” konulu önemli bir rapor yazan Prof. Ruth Walden’e göre bugün dünyada 100’e yakın ülkede “devlet başkanına hakaret” bir suç olarak tanımlanmış ve bununla insanlara ceza veriliyor. Ancak Walden’e göre bu kanun “tamamen muhalif kişileri cezalandırmak için bir bahane olarak” kullanılıyor.

Dünyada durum

Düşünce özgürlüğü alanında dünyaca önemli bir otorite olan Prof. Harry Kalven’e göre “devlet başkanına hakaretin suç olması bir kapalı toplumalametidir.” Kalven şöyle diyor: “Bunu suç olarak kabul eden toplum kesinlikle özgür bir toplum sayılmaz.”

Türk kamuoyuna ve Türk hukuk adamlarına bu sözü söyleyen Prof. Kalven’in “20. yüzyılın en önemli Amerikan hukuk adamlarından birisi olduğunu” hatırlatmak gerekebilir.

AİHM bir kararında düşünce özgürlüğünün sadece kişinin düşüncelerini söylemesini içermediğini “şoke edici, rahatsız edici, incitici” ifadeleri söylemeyi de içerdiğini ifade etmiştir.

Bugün başta Avrupa memleketleri olmak üzere demokratik ülkelerde “devlet başkanına hakaret suçu” hukuk metinlerinde geçse bile uygulanmaz. Örneğin Danimarka Ceza Kanunu’nun 221. Maddesi bu suçu düzenlemektedir ancak kimseye dava açılmamaktadır.

Bir bakıma “devlet başkanına hakaret” suçu gelişmiş demokrasilerde bizdeki Şapka Kanunu’nun durumuna düşmüştür. Yani metinlerde olsa bile uygulanmıyor.

Lafın kısası demokratik ülkelerde “devlet başkanına hakaret bir suç olarak görülmez”, kimse bu suçtan dolayı mahkemeye çağrılmaz ve katiyen kimse bu suçtan dolayı hapse atılmaz.

Böylece devlet başkanına hakaret suçunun tatbiki bir ülkenin aslında demokratik bir ülke olmadığını gösterir.

Özgürlüğün estetik kısıtlanması

Bazen iyi niyetli laflarla özgürlükler daha kötü kısıtlanıyor. “Vatan, millet, devlet büyüklerimizi koruyoruz” gibi bahanelerle özgürlükleri kısıtlamakdaha kolaydır.

Avusturyalı bir tarihçi “vatan ve millet için çalışıyorum diyenlerin gerçektene için çalıştığını öğrenmek isterdim” demiştir. O hesap insanlar, “biz keyfimiz ve menfaatimiz için özgürlüğü kısıtlıyoruz” demek yerine “milli birlik için, vatan için, bayrak için özgürlüğü kısıtlıyoruz” derler.

Özgürlükler, toplumun önem verdiği din, millet, devlet büyüğü gibi olgular bahane edilerek kısıtlanamaz.

O yüzden “hiçbir ülke devlet başkanına hakaret edilmesine göz yummaz” demek teknik olarak yanlış bir ifadedir. Elbette bir insan devlet başkanına hakaret edilmesini istemez. Ancak bunu bir suç olarak düzenlemek tamamen antidemokratiktir.

Sanırım Türk hukuk sisteminin yanlış ve suç arasındaki farkı anlaması gerekiyor. Yanlışların hepsini suç olarak tanımlarsanız ülkeyi bir açık hava hapishanesine çevirmek zorunda kalırsınız.

Tekrar edeyim: Devlet başkanına hakaret yanlıştır, ayıptır, onaylanamaz. Kimse cumhurbaşkanına hakaret etmemelidir.

Ancak “devlet başkanına hakaret edeni gözaltına almak veya tutuklamak” da aynı biçimde yanlış ve antidemokratiktir.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

26 Eyl 2020

İrfan Sönmez, ülkedeki tüm bu gerilemeleri gören, acısını hisseden, büyük bir sorumluluk duygusuyla ve heyecanla kaleme sarılan isimlerden. Yazının başında da değindiğimiz gibi son 5 yılda üç önemli esere imza attı.

Hüdai KUŞ

24 Eyl 2020

M. Metin KAPLAN

24 Haz 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 67,50 M - Bugün : 27981