« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

Yayına hazırlanan "1980 Öncesi Ülkü Ocakları Başkanları Başbuğ Türkeş'i Anlatıyor" isimli kitabımız için kapak resmi olarak okuyucular yukarıdaki resmi seçmiş bulunuyor; teşekkür ederiz...

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

’Bizler vatan haini değiliz’

Yalçın BAYER, 09 Tem 2008

SONRAKİ YAZI

Gelecek masada değilse devlet yoktur

Ömer Lütfi METE, 09 Tem 2008

09 Tem

2008

Sarızeybek’in iddiaları kulak arkası edilemez!

Mustafa MUTLU 09 Temmuz 2008

Emekli Kıdemli Albay Erdal Sarızeybek’in NTV’ye verdiği röportajı izlediniz mi?

Bu eski asker, bir süre önce “Ya Gazi Paşa Duyarsa” diye bir kitap yazmış...

Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz bu kitabı okumuş ve telefon edip kendisini çağırmış.

Gerisini şöyle anlatıyor Sarızeybek:

“Toplumda saygın isimlerin gözaltına alınmasına kadar varan bir soruşturma, benim sadece anılarımı dile getirmek amacıyla yazdığım kitaba mı kaldı? Zekeriya Öz’le görüşürken odaya giren badem bıyıklı başka bir savcı bana ’Sizi general yapacaklarmış, yapmamışlar’diyerek manevi baskıda bulundu ve bugün gözaltındaki kişiler aleyhine ifade vermemi istedi. Bu soruşturmayı yürüten savcılar tarafsızlıklarını yitirmiştir. Haklarında hemen soruşturma açılmalı ve görevden alınmalıdır.”

Bunlar çok vahim iddialar...

Ülkede olup bitenleri izleyen herkesin kanını donduracak suçlamalar...

Ergenekon soruşturmasını 13 aydır sürdüren ve hâlâ iddianamesi bile ortada olmayan Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz, kendisine tekrar güvenebilmemiz için bu iddiaları yanıtlamak zorunda...


***


Eğer gerçekten bir “darbe” tertibi varsa, bunu kanıtlamak da kanıtlamak için çaba harcayanlara destek olmak da yurttaşlık görevi...

Ama Sarızeybek’in iddiaları, bu soruşturmanın “darbe tertibini ortaya çıkarmak”tan çok, “siyasi amaca yönelik olduğu” gibi bir izlenim yaratıyor.

Bazı çevrelerin dile getirdikleri “intikam operasyonu” tezini güçlendiriyor.


***

Biz savcımıza güvenmek isteriz...

Ama Sayın Savcı’nın, kendisine tanık bulma gayretiyle insanlara “psikolojik baskı” yaptığı, kişisel husumetlerden yarar sağlamayı amaçladığı iddia ediliyor...

Peki biz bu durumda kime, nasıl güveneceğiz?

Kime, nasıl inanacağız?

Adaletin tecelli edip etmediğinden nasıl emin olacağız?


***


Savcı Öz, tüm bunları bir kez daha tartmalı ve ismi etrafında oluşan kuşku halkalarının, adalete duyulan güveni sarsmasına izin vermemelidir.


*****


ALÇAKLAR!

Özellikle internette cirit atan bazı iktidar yalakaları, şu “Ergenekon karmaşası” nda tüm muhalif gazetecilerin “susturulmasını-sindirilmesini” istiyor...

Elbette ki o gazetecilerin biri de benim.

Sadece “Gazetecilere gizli bilgileri sızdıran polis şefi kim?” diye sorduğum için dün bir internet sitesinde, kocaman bir fotoğrafım yayınlandı ve yanına, “Vatan yazarının kanlı darbe oyunu” başlığı atıldı!

Vicdanını kaybetmiş, meslek namusundan nasibini almamış alçak adamlar:

Elbette hakkınızda dava açıp, attığınız o “darbeci” çamurunu barsaklarınıza kadar yutturacağım!

Asıl darbeci sizsiniz yüzsüz kapıkulları...

Her gün attığınız bu alçakça iftiralarla sadece gazetecilik etiğine değil, binlerce dürüst, namuslu, onurlu gerçek demokrata “darbe” indirmeye çalışıyorsunuz!

Size pabuç bırakan, sizden beter olsun!


*****

Günün sorusu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, çok değil daha üç gün önce Ergenekon soruşturmasında iddianamenin bu hafta tamamlanacağını açıklamıştı. Ama dün bir açıklama daha yapıldı ve iddianamenin verilişi, “bilmem kaçıncı kez” ertelendi!

Şimdi de, “Önümüzdeki hafta tamam” deniliyor... Sorum basit:

İnanalım mı?


*****


Avukata ifade tutanağı yok ama polis şefi bülbül gibi!

Ergenekon Savcısı dün mahkemeye başvurdu ve Terörle Mücadele Kanunu’nun 10’uncu maddesinin “d” fıkrası gereğince avukatlara tutanak verilmemesini istedi.

Mahkeme de talebi kabul etti.

Bundan sonra sanık avukatları, sanıkların verdikleri ifadelerin kopyasını alamayacak... Bu uygulama, “gizlilik” gereği doğru olabilir...

İyi de...

Bu “gizlilik” ilkesi, neden “bülbül polis şefi”ne sökmüyor?

Bütün “polis muhabirleri”nin çok iyi tanıdıkları, bildikleri o “polis şefi” hakkında neden hiçbir şey yapılmıyor?


***


Yargıya olan güvenin sarsılmaması için bu “bülbül polis şefi”nin kimliğinin hemen tespit edilmesi ve hakkında işlem başlatılması gerekmiyor mu?

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

09 Ara 2019

Bu soruya ilk cevabı Prof. Dr. Muharrem Ergin’den aktaralım: Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metin. İlk Türk tarihi. Taşlar üzerine yazılmış tarih.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 56,87 M - Bugün : 8680