« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Gülen'in iadesi

Tolga Tanış, 25 Tem 2016

SONRAKİ HABER

Demokrasilerde yargının rolü / Rıza Türmen

, 04 Tem 2010

04 Tem

2010

Tarikatlar ve Cemaatler / Mehmet Şevket Eygi

01 Ocak 1970

İslâmî tarikatlar, cemaatler, vakıflar, sivil kuruluşlar doğrudan doğruya kirli siyaset yapmamalıdır.



Hiçbir tarikat veya cemaat ülkeye tek başına hakim olma macerasına girmemelidir.



Senegalde bile bir değil, iki tarikat hayata, siyasete, idareye hakimdir.



Türkiye Müslümanları çeşitlilik içinde birlik olmayı denemelidir.



Gaye tarikat olmamalı, İslam ve iman olmalıdır.



Cemaate mensup Müslüman ile mensup olmayan Müslüman arasında ayırım yapılmamalıdır.



İslamın ölçüsü şudur: Cemaate mensup olmayan Müslüman ilim, irfan, kültür, ahlak, fazilet, ibadet, takva, mürüvvet bakımından, mensup olandan daha üstünse o Müslüman üstündür, mükerremdir.



Cemaate hizmet amaç haline getirilmemelidir.



Cemaat sayacağım şu değerlere hizmet için bir araçtır:



Din... İman...Kur'ân... Sünnet... Şeriat... İmamet...Ümmet... İslam ahlakı...



İslam dini cemaat ve tarikat büyüklerinin erbab (rabler) haline getirilmesini, putlaştırılmasını yasaklamıştır.



Hiçbir tarikat şeyhi ve cemaat hocaefendisi mâsum değildir, ismet sıfatıyla sıfatlı değildir, günahsız değildir, yanılmaz değildir.



Hiçbir tarikat ve cemaat, Müslümanların zekatlarını Kur'ana, Sünnete ve Şeriata aykırı olarak toplama ve yine onlara aykırı olarak harcama hakkına sahip değildir.



Cemaat ve tarikatların Kur'ana, Sünnete, icmâ-i ümmete, şeriata, zaruriyat-ı diniyeye, mevrid-i nassa aykırı inançları, görüşleri, düşünceleri, eylemleri, faaliyetleri merduttur, bâtıldır.



Cemaat ve tarikatlar Ehl-i Sünnet dairesi dışına çıkamazlar.



Cumhur-i ulemâ yolundan ve Sevad-ı Azamdan ayrılamazlar.



Ümmet bütünlüğüne zarar verici işler yapamazlar.



Hiçbir cemaat ve tarikatın, İslam'a ve Ümmete açıkça düşmanlık eden militan, harbî, açık küffarla işbirliği yapmaya hakkı yoktur.



Hiçbir tarikat ve cemaat, Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemi yalanlayan, onun peygamberliğini inkar eden, onun Hak katından getirdiği kitabı inkar eden, onun dinini reddeden muannid kafirleri ehl-i necat ve ehl-i Cennet olarak kabul edemez, göremez.



Hiçbir cemaat ve tarikatın, bırakınız zaruriyat-ı diniyeyi, İslam'ın en ufak bir ahkâmından bile taviz vermeye hak ve selahiyeti yoktur.



Cemaat ve tarikat büyükleri dünya sultanı değil, (kendilerinde istidat ve ehliyet varsa) mâneviyat sultanı olabilirler.



Harbî Siyonistlerin ve Haçlıların desteğiyle hiçbir tarikat ve cemaat başı Halife olmayı düşünmemelidir.



Müslümanlar arasında meşreb farklılıkları tabiî karşılanmalıdır.



Şu veya bu meşrebten olmak bir nasib meselesidir.



Müslümanların zillet ve esaretten kurtuluşu yeterli sayıda güçlü, vasıflı, üstün, iyi, olgun Müslümanlar yetiştirmeye, bunları kadrolaştırmaya ve elbirliği ile çalışmaya bağlıdır.



Bu iş için tarikatlar, cemaatler, meşrebler arasında işbirliği yapılması şarttır.



Allah katında en üstün Müslüman şu veya bu tarikat veya cemaat mensubu değil; en fazla takvası olan Müslümandır.



Takvalı olmak için ilim, irfan, ahlak, fazilet, hikmet, mürüvvet, fütüvvet, ruh asaleti sahibi olmak gerekir.



Bütün Sünnî tarikatları, cemaatleri, meşrebleri, kuruluşları içine alan ve onları kontrol eden bir Şûra Meclisi kurulmalıdır.



Cemaat ve tarikatların malî kaynakları kontrol edilmelidir.



Tarikat ve cemaatlerin Kur'âna, Sünnete, Şeriata aykırı olarak zekat toplamalarının ve zekat paralarını uygunsuz şekilde harcamalarının mutlaka önüne geçilmelidir.



Tarikat ve cemaatlerin holdingleşmesi son derece yanlış ve tehlikelidir.



Müslüman halk, din büyüklerinin putlaştırılmaması konusunda mutlaka uyarılmalıdır. Mütevâzı olmayan din büyüğü gerçek büyük değildir.



Zaruriyat-ı diniyeye, cumhur-i ulema yoluna, Sevad-ı Azama, İslamın müttefakun aleyh olan ahkamına, Kur'ân ve Peygamber ahlakına aykırı olan hiçbir tarikat ve cemaatte hayır, yümn, bereket ve feyz yoktur.



Bütün islâmî ve Kur'anî hizmetler Ümmet bilinciyle ve Ümmet çatısı altında yapılmalıdır.



Ümmet birliğinde rahmet vardır.



Tefrikada ise azap...

M. Metin KAPLAN

26 Tem 2016

* 17 Eylül 1826: Bektaşilik yasaklandı. Bütün dergâhları kapatıldı. * 20 Ekim 1827: Fransa, İngiltere ve Rusya’yla işbirliği yaparak, Navarin’de demirli Osmanlı donanmasını yaktı! Elli yedi (57) Osmanlı gemisiyle altı bin (6000) asker kaybedildi.

İSMAİL GÖKTÜRK

11 Tem 2016

Yusuf Yılmaz ARAÇ

30 May 2016

Efendi BARUTÇU

29 Nis 2016

Nurullah KAPLAN

14 Ara 2015

Ziyaretçi -> Toplam : 12,34 M - Bugün : 25818