« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Esat Mahmut Karakurt ( 1902, İstanbul - 1977, İstanbul)

, 16 Tem 2018

SONRAKİ HABER

İnce'nin Trumpçılardan aldığı brifing!..

Ahmet Takan, 09 Tem 2018

09 Tem

2018

Adil Öksüz ve rejim değişikliği!

Arslan Bulut 01 Ocak 1970

FETÖ'nün "Hava Kuvvetleri İmamı", Akıncı ve FETÖ çatı davalarının firari sanığı Adil Öksüz'ün 10 Ağustos 2016 öncesi e-postalarına ulaşılamadığı, buna ilişkin düzenlenen polis tutanağında Öksüz'ü arayan ekipte yer alan ve kısa süre önce FETÖ'den tutuklanan eski şube müdürü Ercan Özoğluöz'ün imzasının bulunduğu ortaya çıktı.

Yani işi tam adamına vermişler! Bu yolla, darbe girişiminin kara kutusu olan Adil Öksüz'ün e-postaları bulunamazdı elbette.

Çünkü bulunması istenmiyordu?

En azından bu şüphe yeniden kuvvetlendi.

***

Bakınız 2 Şubat 2017'de hazırlanan o polis tutanağında, Sakarya Üniversitesi'nde görevli öğretim görevlisi B.K'nın "sakarya.edu.tr uzantılı e-posta adreslerinin kurumlarınca verildiği, adreslerine ait tüm verilerin ABD'deki Google.Inc şirketine ait serverlarda bulunduğu, kendilerinde sadece bahse konu uzantılı e-posta adreslerine erişim yapan admin panelinin olduğu, admin paneline giriş yapıldığında kullanıcının e-posta adresindeki verilere kendilerine tanımlı yetkiler dahilinde erişim sağlanabildiği" yönündeki beyanı esas alınmış.

Oysa tüm verilerin sadece Google'dan temin edilebileceği iddiası doğru olsaydı, bir zamanlar Türkiye'yi sarsan "Karen Fogg'un e-postaları" ele geçirilemezdi. Bu e-postaları, Google vermedi herhalde değil mi?

***

Peki bu bilgilerle nereye mi varmak istiyorum?

Adil Öksüz yakalansa ve konuşturulsaydı, 15 Temmuz kalkışmasının gerçek boyutları ortaya çıkacaktı. Belki de bu bilgiler ışığında, kimse 15 Temmuz'dan yararlanarak Anayasa'yla birlikte rejimi değiştirme girişiminde bulunamayacaktı. Üstelik bugün sadece darbeciler değil, FETÖ darbesine göz göre göre yol verenler de yargılanıyor olacaktı.

Türk ordusuna, Ergenekon ve Balyoz kumpaslarını, FETÖ'cülere kurduran güç kimse, Türkiye'nin dönüştürülmesi için milat olan 15 Temmuz kumpasını FETÖ'cüler üzerinden uygulamaya koyan da aynı güçtür.

Adil Öksüz'ün yakalandığı halde hâkim kararıyla kaçırılmasının ve bir daha yakalanmamasının başka ne sebebi olabilir?

Yok Almanya'da imiş yok Amerika'ya geçmişmiş... Kamuoyunu oyalıyorlar bu haberlerle!

Adil Öksüz üzerinden oynanan oyun, Türkiye'nin ve Türk Milleti'nin kaderi üzerinde etkili olmuştur!

***

ABD, İran'a müdahale edeceğini açıklamaya başladı. Türkiye'nin Doğusu ve Güneydoğusuna yine Amerikan askerleri yerleştirilmek isteniyor.

Bilindiği gibi Abdullah Öcalan mahkemede "Ben tarihi rolümü oynadım" demişti. Neydi peki ona verilen görev! Onu da Amerikalı askerler açıklamıştı. Öcalan'ın rolü, Kuzey Irak'ta bir devlet kurulurken, Türkiye'yi terörle mücadeleye "angaje etmek"ti.

Yaşanan olaylar gösteriyor ki, 15 Temmuz'da Adil Öksüz ve ekibini kullanan merkezin hedefi, Türkiye'ye bir altüst oluş yaşatarak Anayasa değişikliği ve sistem değişikliği adı altında, Türkiye'nin rejimini değiştirmekti.

***

İran'a müdahale sırasında, Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğusu Amerikan askerlerine çiğnetilirse, emin olunuz ki, sadece Suriye'den geçen Fırat'ın doğusu değil, Türkiye'den geçen Fırat'ın doğusu de elden gider. Hem de Hopa'ya kadar!

Üstelik eski ABD Büyükelçisi James Jeffrey, "Türkiye, ABD'den Suriye'nin kuzeydoğusundaki askerlerini çekmemesini istedi" iddiasında bulundu. Bir haftadır bu konuda kimsenin ağzını bıçak açmıyor! Anlaşılıyor ki, bu türde bilgileri kamuoyuyla paylaşabilecek gazetecileri tehdit etmenin asıl sebebi, Türkiye'ye ve İran'a müdahaleye direnecek tek bir kişi bırakmamaktır. Muhalif istemiyorlar!

Seçim sonuçlarını doğrudan etkileyen ve "devletin bekâsı" diye gösterilen irade de budur. Fakat bu irade, Türk'ün iradesi değildir! Bu durumda, Tanrı, Türk'ü korumasın da ne yapsın?

HARBİDEN
Efendi BARUTÇU

16 Tem 2018

“Vakıf; insanlık ve hizmet merkezli, hayatla iç içe hiç kimseyi ayırmaksızın sunabilmek, ben demeden önce biz diyebilmek, hayatı ‘halka hizmet hakka hizmet’ düsturuyla anlayıp idrak edebilmektir.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

28 Haz 2018

Nurullah KAPLAN

22 Haz 2018

M. Metin KAPLAN

13 Şub 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 36,20 M - Bugün : 15171